Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
08
Haziran
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Erol MANİSALI arrow İktidarda AKP, Muhalefette Büyük Sermaye mi?
İktidarda AKP, Muhalefette Büyük Sermaye mi? Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Cuma, 07 Mart 2008

Erol MANİSALIABD ve AB'nin, yeni Türkiye modelinde, "dinci iktidara karşı, sermayeci muhalefet" var.

-Dinci iktidar, "ılımlı (ve uyumlu) İslam hükümeti olarak", Batı'nın iktisadi ve siyasi taleplerini karşılayacak.

- Buna karşılık "özde de Batıcı kimi büyük sermaye çevreleri", dinci iktidara karşı muhalefet oyununu oynayacak. Türkiye'nin "modern, hatta biraz da Atatürkçü" öbür yüzü olarak oligarşideki dengeyi sağlayacaklar. İş çevrelerinin tamamı değilse bile, bazı büyük sermaye çevreleri 11 Eylül 2001'den sonra Türkiye'de bu Amerikan projesini kabul ederek, "dinci Amerikancılarla birlikte", oynamaya başladılar.

Bugün AKP iktidarına karşı göstermelik muhalefeti, bu "kimi büyük sermaye çevreleri başarıyla yürütüyorlar".

- Ortada AKP iktidarına karşı, "antiemperyalist, ulusalcı ve halkçı" bir muhalefet yok.

- Bütün meseleyi, "göstermelik ve biçimsel laiklik üzerine oturtan" muhalefet odakları ve " Amerikancı milliyetçiliğe yatkın" sağ çevreler var.

- AKP'yi sadece "dinciliği ile suçlayan", ama dinciliğin altyapısını hazırlayan esas konulara hiç girmeyen bir muhalefetle karşı karşıyayız.

İşbirliği alanları hangileri?

AKP iktidarı ile muhalefeti oynayan "kimi büyük sermaye çevreleri" arasındaki ortak noktalar ne?

- Dinciler de kimi büyük sermaye çevreleri de Washington, Brüksel ve Batı kapitalizmine bağlı durumdalar. Oligarşi içindeki, "iktidar ve muhalefet paylaşımlarını", ABD ve AB sayesinde yürütüyorlar.

- Dinci iktidar ve muhalefeti oynayan kimi büyük sermaye çevreleri, BOP'un destekçisi ve bir parçası olmuşlar. Arkalarında Amerika ve Avrupa'nın bulunması, bunu zorunlu kılıyor, elIeri mahkûm. Batı'nın Kürdistan, Ermenistan, patrikhane projelerine esnek bakmak zorundalar. Irak'a, İran'a ve Türkiye'ye onların gözü ile yaklaşmak durumundalar.

- Dinci iktidar da kimi büyük sermaye çevrelerinin oluşturduğu göstermelik muhalefet de Türkiye'nin IMF ve AB'ye tek yanlı bağlanmasına destek veriyorlar.

Türkiye'nin, IMF'nin ve AB'nin güdümünde tutulması gerekiyor. Böylelikle oligarşi içindeki yerlerini koruyorlar.

Dinciler de bazı büyük sermaye çevreleri de hep birlikte, "Aman istikrarı bozacak bir şey olmasın" diyorlar. Onlar için istikrar "oligarşinin aksamadan sürmesi" demektir.

- AKP'de bazı büyük sermaye çevreleri de sosyal devlete karşılar. Devletin içinin boşaltılarak her şeyin başıboş bir biçimde piyasaya devredilmesini ısrarla uyguluyorlar.

"Avrupa'ya benziyoruz" gerekçesi ile bunu yapıyorlar. Oysa Almanya'da, Fransa'da, Belçika'da böyle şeyler yapılmıyor, doğru söylemiyorlar.

- Atatürk devrimlerine ve halkçılığa her ikisi de karşı çıkıyor. Biri "külliyen reddediyor" ; diğeri ise Atatürkçülüğü biçimsel yönleri ile kabulleniyor. Sonuçta, ikisi de aynı kapıya çıkar. Batı kapitalizminin Atatürk devrimlerine bakışında birleştiklerini söylersek yanlış olmaz.

Gelelim farklı yanlarına...

İktidardaki dincilerle muhalefeti oynayan "kimi büyük sermaye çevrelerinin" ayrıldıkları noktalar da var kuşkusuz.

Dinciliğin simgelerinde ve ambalajında ayrıldıklarını görüyoruz. Sokakları çarşaflı, türbanlı, takkeli, sarıklı insanların doldurması "sermayeci muhalefetin" karşı çıktığı şeyler.

"İçiyle değil, daha çok dışıyla ilgililer". Ne yapıyorsanız yapın ama "ambalajınızı düzeltin" diyorlar. Zaten, Şerif Mardin" in biçimsel ağırlıklı olarak "mahalle baskısından" yakınırken Betül Mardin'in Köşk'te Abdullah Gül'ün halkla ilişkilerine başarıyla hizmet sunması, "Batılı, Batıcı, dinci" gibi kavramların ortak ve ayrı yönlerinin hangi koşullarda birleşip ayrıldığını da ortaya koymaktadır.

Başlı başına bu örnek bile, "Bugün Türkiye'nin yaşamakta olduğu sorunların ve çelişkilerin kaynağının nerelere kadar uzandığını gösteriyor".

Yetenek, beceri, Batılılık, siyaset, bürokrasi, bilim, din, tarikat ve piyasa kavramlarının inanılmaz biçimde bütünleşip bir çelişkiler yumağı oluşturduğu bir süreçten geçiyoruz.

Sonuçlardan yakınanlar da sonuçları yaratanlar da iç içe geçmişler, aynı insanlar...

Sorun "sömürgecilerle işbirliği yapan bir azınlığın, sisteme egemen olmasıdır". Bu kısırdöngüyü yıkmak zorundayız... Öyle ya da böyle...

İktidarda AKP, Muhalefette Büyük Sermaye mi?


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?   :: Görünen Karar   :: 'Velev ki...'   :: Vicdanı kalmış doktorun yazısı   :: 9'a 2   :: Bu karar yeni değil   :: ABD'den destek istemenin ne anlama geldiğini biri anlatsın bana!   :: Hollandalı saldırgana ağzının payı!   :: Japon atasözü: Ne tarafa dönersen dön, kıçın arkadadır!   :: Abdullah Gül'ün 'bulunmaz' yanı   :: 'Ve Türban Kadını Yarattı' mı?   :: İki Yanlış   :: Ortadoğu Bataklığı ve Türkiye'nin Yeri   :: İtiraf   :: AKP kapatılır ve erken seçim olursa   :: Genel sekreter   :: 10 KASIM 2007'de ATATÜRK OLMAK...   :: Touareg'in küçük kardeşi Tiguan geliyor   :: Mecliste "Alevilere Karşı Ayrımcılık" Tartışması   :: Yazıcıoğlu: 'Sav Boşboğazlık Yaptı'   :: Merkez Bankası: 'Enflasyonun %4 olması uzun sürer'   :: Teröristler, Bir Taksiciyi Öldürdü

'Ve Türban Kadını Yarattı' mı?

Öğrencilik yıllarımda Brigitte Bardot’nun “Ve Allah Kadını Yarattı” filmi adeta Türkiye’ye damgasını vurmuştu. Brigitte’in atkuyruğu sapsarı saçları...

Diğer Yazıları
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: