• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

03
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Takip Ettiğimiz Yazarlar arrow Türkiye'nin Dış Politikası Neden Yok?
Türkiye'nin Dış Politikası Neden Yok? Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Pazartesi, 05 Kasım 2007

Erol MANİSALI Devletlerin dış politikaları vardır. Uzun vadeli stratejiler belirlenir ve bu doğrultuda hareket edilir.

Uluslararası ilişkilerde ulusal çıkarların iktisadi, siyasi, askeri ve kültürel boyutlarıyla nasıl elde edileceği; belirlenen stratejiler doğrultusunda politikaların nasıl bütünleştirileceği ana hatları itibarıyla ortaya konur.

Stratejileri politikalar, planlar ve programlar izler. Bunlar zamana göre yayılarak aralarında örtüştürülürler.

- AKP iktidarı ile birlikte Türkiye'nin ulusal (milli) politikalarının tamamen terk edildiğini görüyoruz. Dış ilişkilerde devlet kurumlarının, TBMM'nin daha önceki dönemlerde aldıkları kararların; uluslararası anlaşmalarla elde edilen hakların bir kenara itilerek, "ulusal olmayan bir kimliğe" hızla itildiğini somut sonuçlarıyla görmekteyiz.

Bunun en çarpıcı örneğini Kıbrıs uyuşmazlığında yaşadık. Türkiye'nin uluslararası anlaşmalarla kazandığı haklar ve yetkiler kullanılmadı. Bu kazanımları ortadan kaldıran uygulamalara gidildi.

AB ile ilişkilerde Lozan'da elde ettiğimiz hükümranlıklarımızı ortadan kaldıran tek yanlı anlaşmalar imzalandı .Kapitülasyonlar bir bir geri getirilmeye başlandı.

Dış politikamız bugün, "AKP yönetiminin kendi özel tercihleri doğrultusunda" , fiilen yürütülmeye başlandı. Güneydoğu, Irak'ın kuzeyi, BOP, AB ile ilişkiler, Kıbrıs, Patrikhane, Dicle ve Fırat ile ilgili olarak AKP üst yönetiminin yürütmekte olduğu politikalar, "tamamen AKP'nin özel tercihleri" üzerine oturtulmuştur.
Dış politikamızı belirleyenler...

Stratejisiz, plansız ve programsız uygulamaları belirleyen faktörler hangileri?

1) Türkiye'nin "çerçeve anlaşmaları ile AB'ye tek yanlı bağlanması sonucu" , yürütülmekte olan bir sömürgeleştirme mekanizması var. Bu tek yanlı mekanizma Türkiye'nin iç ve dış politikasını belirleyen önemli faktörlerin başında:

AB'ye kesinlikle tam üye yapılmayacağı, çerçeve anlaşmalarına konan özel maddelerle belirlenmiş bulunan Türkiye, "Brüksel'in söylediklerini yapmak zorunda bırakılan" bir ülke konumundadır.

Abdullah Gül AB'nin Türkiye politikasını ne kadar iyi bildiğini,1994 ve 1995 yıllarında TBMM'de yaptığı konuşmalarla göstermiştir.(*) Bugün farklı şeyler yapmaları, konuyu bilmedikleri anlamına gelmiyor; bu yanlışlar bilerek yapılmaktadır; kendi özel beklentilerinin karşılığı olarak verilen ödünlerdir.

2) AKP üst yönetiminin ABD ile olan sıra dışı bağımlılıklar, Washington'u dış politikamızda fazlasıyla öne çıkarmıştır. Hükümetin BOP içindeki taahhütleri dış politikamızı ipotek altına sokmuştur.

3) AKP'nin, "özelleştirme, her şeyi piyasaya bırakma, dışa tamamen açılma" yönündeki uygulamaları, dış politikamızı belirleyen önemli bir öğe oldu.

- Dış ilişkilerde nelerin yapılıp yapılmayacağı, "piyasa üzerindeki etkilerine göre belirleniyor" .

- Mal, sermaye ve hizmet piyasaları yabancıların eline geçiyor.

- Dolayısıyla dış politikada nelerin yapılıp yapılmayacağını yabancıların belirlemesi sağlanıyor. Ulusal stratejiler ve politikaların yerini yabancı iş çevreleri, AB süreci ve ABD ile yapılan "çok özel" anlaşmalar alıyor.
Ya İslamcı politikalar?

4- Ancak AKP'nin dış politikasında "işin omurgasını" İslamcı (ve dinci) yeniden yapılanma hedefi oluşturuyor. Yukarıda sıralanan faktörler, "hedeflenen İslam devleti için,Türkiye üzerinden verilen ödünlerdir".

ABD ve AB bu koşullarla AKP'ye destek veriyorlar. Kimi işbirlikçi bölücülerin onlara omuz vermeleri bu nedenden kaynaklanıyor.

AKP'ye göre dış politika denilince akla gelen faktörler şunlar: Washington, Brüksel ve piyasa... Bu özellikleri alt alta koyunca neler oluyor?

- TSK ısrarla talep ettiği halde AKP; Kürdistan projesine karşı kapsamlı tavır alamıyor; siyasi irade gösteremiyor.

- Kıbrıs'ta Washington ve Brüksel'in isteklerine uyuluyor.

- Sanayi, tarım ve hizmetleri geliştirecek ulusal politikalar izlenemiyor. Bütün işler piyasaya; piyasa da Batı tekellerinin emrine sunuluyor. İşte bu nedenle Türkiye bilinçli ve programlı bir biçimde hükümet tarafından oyalanıyor. Yalnız Irak'ın kuzeyinde değil; AB ile ilişkilerin normalleştirilmesinde, ekonomide ulusal politika izlenmesinde ve her alanda.

Piyasaya, Washington'a ve Brüksel'e ihale edilmek istenen bir Türkiye ile yüz yüzeyiz. 2 Kasım'da Rice bizi oyalamak için "PKK ortak düşmanımız" demiş, sevsinler... 5 Kasım'da, bugün ne mi olacak? Yine,Türkiye'yi oyalayan bir karar çıkacak...

Zaten bunun için gidilmedi mi?

(*) Avrupa'yla Derin Bağlar,Truva, 2007


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: 1 Mayıs, örnek biçimde kutlandı.!   :: Yurttaşına savaş açan hükümet   :: Eczacıbaşı, Koç, Sanayi ve AB...   :: Uyarı Çeşitleri   :: Taksim Duvarı!   :: Üç Adam   :: Disk'alifiye!   :: ODTÜ ve Mimar Sinan üniversiteleri   :: DTP, "AKP KAPATILMAMALI" DİYOR, AMA...   :: 1 Mayıs Mesajı   :: HAVA OPERASYONLARINDAN KAÇAN pkkYA NE OLDU !!!   :: Avea- Teknosa işbirliği   :: Fiat en çevreci otomobil markası   :: Kanser yüzde 80 önlenebilir   :: Klavyede klozetteki kadar bakteri var   :: Yaşananlar devlet terörüdür   :: Tüketici güveni en düşük düzeyde   :: Dünya'da İşçi Bayramı böyle kutlanıyor   :: Dolapdere karıştı !   :: İran'da 4,7 büyüklüğünde deprem   :: İstanbul'da kapalı yollar   :: Taksim   :: İşçileri vurmalı...   :: Üniversite ve Tüm Türk Gençliği Dikkat!   :: YA TÜRBANINIZI ÇIKARACAKSINIZ YA DA İRAN'A HİZMET EDECEKSİNİZ   :: Sanal kumarla paralar dışarı gidiyor!   :: Dünya Bankası: ''Türkiye AB'yi besler''   :: HÜKÜMETTEN 1 MAYIS YANITI!   :: Sınırlar Arasında MALEZYA MODELİ'ni anlatıyor   :: 'Devleti zaafa uğratanlar, yargıda hesap verecekler'

           

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner

Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP davasında Savcılarımız Cumhuriyetin ve Demokrasinin kendilerine verdiği yetkiyi kullanmıyor mu?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

ÖNCEKİLER
SONRAKİLER