Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
10
Haziran
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Erol MANİSALI arrow Batı, Dincilerle Stratejik İşbirliği Yaptı
Batı, Dincilerle Stratejik İşbirliği Yaptı Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Cuma, 30 Mayıs 2008

Erol MANİSALITürkiye 2000li yıllarda derin bir bunalım yaşıyor. Bunu stratejik bir bunalım olarak tanımlamak gerekir.

Türkiye’nin AKP’den önce de bağlandığı Batı, şimdi “içimizdeki dincilerle stratejik işbirliğine başladı”.

Neden dinciler? Sorunun yanıtında şunlar var;

1) Dinci (İslamcı) işbirlikçiler “ABD ve ABye, diğerlerinden çok daha fazlasını verebiliyorlar”. Hangi hükümet ABD, İngiltere ve İsrail ile BOP için stratejik işbirliğine girebildi? Hangi iktidar Türkiye’nin en yaşamsal ve stratejik kurumlarını bu cömertlikte Batı’ya sunabildi? Hangi güç Cumhuriyet’e ve Atatürk devrimlerine karşı, Batı’nın talepleri ile bu kadar örtüşebilirdi?

Ne Amerikancı generaller, ne büyük sermaye çevreleri Batı’nın bu taleplerini karşılayabiliyorlardı. İşte bu nedenle ABD ve AB, Türkiye’de dincileri esas işbirlikçileri olarak seçtiler.

2) Dincilerin tercih edilmelerinin diğer bir nedeni, Türkiye için Batı’nın öngördüğü “öteki kimliğe” dincilerin çok daha uygun olmasındandır. İslamcı yerli stratejistler bu nedenle, “Batının talepleri ile kendi taleplerinin” iki yüzyıldır ilk defa bu kadar örtüştüğünü savunuyorlar.

- ABD, İngiltere ve İsrail “Türkiyeyi Ortadoğu kimliği içinde düşünüyorlar”. Graham Fullerin son kitabı “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” okunduğunda, Batı’nın Türkiye için öngördüğü İslamcı kimliğin nasıl tek tek sayıldığı görülür.

Onlara göre Türkiye, Ortadoğu’da Batı adına bir lider, bir katalizör, bir örnek ülke olmalı.Türkiye’nin İslamcı, Batıcı, uyumlu bir Ortadoğu ülkesi olması yalnız Graham Fuller’in çalışmalarında değil, Morton Abromowitz, Richard Holbrooke, Paul Wolfowitz ve Richard Perlenin değerlendirmelerinde de görülüyor.

- Daha 1996’da Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül ile ilgili olarak Rand Corporation, İslamcı stratejik ortaklığın ilk hazırlıklarını yapmaya başladı.

Rand Corporation’un internet sayfalarına kadar inen 2007 yılı Türkiye raporunda da İslamcı ve Ortadoğulu bir Türkiyenin ısrarla savunulduğu görülüyor.

Zor durumda kalan diğer ortaklar…

ABD (ve Batı) Marshall Yardımı’ndan beri Türkiye’de bürokrasi ve iş çevreleri üzerine oynamıştı. 1980’li yıllarda ise Özal - Amerikancı generaller ortaklığı iyi iş gördü.

1980’li yılların sonunda “liberaller ve ikinci cumhuriyetçiler” devreye sokuldu. “Elit, sermaye, bürokrasi” sacayağı bir süre iş yaptı. Ama 1995 ve 1996’da Rand Corporation’un önermeye başladığı “işbirlikçi ve ılımlı İslamcılar modeli” Ortadoğu’daki yeni Batı planları için vazgeçilmez hale geliyordu.

Büyük sermaye çevreleri, liberaller ve bürokrasi, dinci yeni ortaklar için, ancak destek kuvvetleri olarak kullanılabilirlerdi. Dincilerle, sermaye çevreleri, liberaller, elit ve bürokrasiarasında kan uyuşmazlığı nasıl giderilecekti?

- Büyük sermaye ile dinciler arasında, “papyonlu-sarıklı beraberliği” kısmen sağlandı. “Omzu açık kadınlar ile Versace türbanlı leydiler” yan yana oturmaya başladılar.

- Batıcı aydınların bir kısmı “mahalle baskısından şikâyet etseler de”, “Amerikanın patronluğunda”, üvey kardeşler gibi yan yana oturdular. Üvey de olsalar, Batı kapitalizminin hediyelerini paylaşmanın hatırına, aralarında kavga etmeyeceklerdi.

Köşk’te hizmet veren Batıcıların Amerika’daki en yakın akrabaları “mahalle baskısından şikâyet ettiler”. Dinciler ile onların dışındaki Batıcılar arasındaki kan uyuşmazlığı, kapitalizm (ve emperyalizm) sayesinde zoraki bir işbirliğine dönüşüyordu.

- Kimi büyük sermaye çevreleri bir taraftan dincilerden şikâyet ederken öte yandan “onların Batı ile stratejik işbirliğine el altından destek veriyorlar”. (*)

- Elit ve liberaller ikiye bölünmüşler; “katı işbirlikçi olanlar” AKP’ye açık destek verirken diğerleri yandan çarklı bir oyun sergiliyorlar.

- Bürokrasi ikiye bölünmüş durumda; bir kısmı dincilerle işbirliğini arttırırken diğerleri ya sessiz kalıyor ya da karşı çıkıyor.

ABD ve AB’nin dincileri stratejik ortak olarak belirlemeleri, “eski ortaklar arasında ayrışmaları giderek arttırıyor”.

Ulusalcılar işbirlikçi dincilere karşı, eski işbirlikçiler yavaş yavaş kan uyuşmazlığı yüzünden onlarla çatışmaya başladılar. Peki, neden antiemperyalist ve ulusalcı cephede birleşmenin, “tek akılcı ve demokratik çıkış yolu olduğunudüşünemezler?

Hatta cepheyi daha da geniş tutmak gerekir; sağcısı, solcusu, tutucusu, ilericisi, işbirlikçi olmayan Müslümanı emperyalizme karşı aynı cephede birleştikleri zaman Türkiye kurtulacaktır.

Tarih, onlarla işbirliğinde tek kazananın sömürgeciler olduğunu her zaman gösterdi.

 

(*) Dünyada ve Türkiyede Büyük Sermaye, Truva, 2008


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRKLER İÇİN YAZILANLAR(2)   :: CUMHURİYET NEYE DENİR?   :: Ücretlilerden de stopaj kesilecek   :: DTP'nin ek savunma yapma süresi doluyor   :: Yüzmek ve yürümek beyin için en iyi vitamin   :: Vergi borcu olana yasak geri geldi   :: Egzozdan enerji mi üretilecek?   :: 'Ulus yetkisi kullanamazsın'   :: Dışişleri Bakanı Babacan'ın Abd temasları   :: Yaşar Paşa   :: Belirleyen olmak   :: Tehlikeli Gidişat...   :: Gümrük Birliği'ni Gerçekten Biliyor muyuz?   :: Domuz Damı   :: AKP: Devlete Muhalefet Partisi...   :: "Mavi-beyazlar" bu kadar oynar!   :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRK'LER İÇİN YAZILANLAR (1)   :: BÜYÜKANIT'TAN ILIMLI İSLAM AÇIKLAMASI   :: BÜYÜKANIT: 'IRAK'IN GELECEĞİ UMUT VERİCİ DEĞİL'   :: TÜRKİYE KİMSEYE BİAT ETMEYECEKTİR!   :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?   :: Görünen Karar

Gümrük Birliği'ni Gerçekten Biliyor muyuz?

Ankara’nın 6 Mart 1995’te AB ile imzaladığı “Gümrük Birliği” belgesi son aylarda değişik çevreler tarafından tartışılmaya başlandı.

Diğer Yazıları
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: