Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
10
Haziran
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow İstanbul, Açık Şehir...
İstanbul, Açık Şehir... Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Cuma, 01 Şubat 2008

Erol MANİSALI- Costas Karamanlis , Patrik, Büyükelçi Wilson kafa kafaya vermişler, Fener'de BOP'un hesaplarını yapıyorlar. Açık şehir İstanbul'da, baş başa... Ankara yok, hükümet yok, kendi başlarına...

Başbakan Tayyip Erdoğan" ın 23 Ocak 2008'deki basın açıklamasında söylediği gibi ... "Ekümeniklik (evrensellik) onların iç meselesidir" diyerek Atina, Patrikhane ve ABD'nin kendi aralarında, baş başa konuşup çözecekleri bir ortam hazırlanmış.

- AKP hükümeti "Cumhuriyet Merkez Bankası" nı Cumhuriyetin başkenti Ankara'dan Türkiye'nin finans merkezi İstanbul'a getirme kararı aldı. Düzeltelim; MB, açık finans piyasaları merkezi ve açık şehir İstanbul'a taşınmak isteniyor.

- AB, Türkiye'den sağladığı büyük ticaret fazlasının birkaç kuruşunu da "İstanbul" u, eski azınlıkların yaşadığı sokakları yeniden canlandırmaya harcıyor. Cumhuriyetten sonra yapılan anlaşmalarla milyonlarca insan karşılıklı göç etmişler, bilmem kaç nesil geçmiş, herkes yerleşmiş. Yalnız AKP değil, Batı da Osmanlı'nın özlemi içinde, birlikte özlem gideriyorlar. Ah bir geri gelse hayali içindeler.

- Avrupalı sömürgecilere karşı savaşarak kurulmuş bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni Cezayir örnek almış ve Fransa'ya karşı savaşmış. Beyoğlu'nda, Cezayir adını koyduğumuz sokak açık şehir İstanbul'da yeniden Fransız sokağı olarak değiştirildi.

Sömürgecilik özlemi içinde olanlar Fransa'nın yanında Cezayir'e karşı saf tutmuşlar, açık şehir İstanbul'da.

- Yakında Balat'a Atina sokağı, Vezneciler'e karakol baskınını yadetmek için İngiliz sokağı, Maslak'a da Wall Street adını vermek isteyenler çıkarsa hiç şaşmam, burası açık şehir İstanbul.

- Boğaz'a şeyhler, prensler, tarikat liderleri, Amerikan güdümündeki Arap kralları yerleşiyor. Neden olmasın, burası açık şehir İstanbul. Batı kapitalizminin (ve emperyalizminin) denetimi altına sokulmaya başlayan bir dev kent.

Başkentin içi boşaltılırken "Açık Şehir İstanbul" devleştiriliyor. Türkiye Cumhuriyeti'ne alternatif bir açık şehir...

- Lozan'ın silip attığı Fener Patrikhanesi, Batı emperyalizminin himayesine (ve maşalığına) açık şehir İstanbul üzerinden soyunuyor.

BOP'un merkezi, İstanbul...

Fener Patrikhanesi, ABD ve AB'nin güdümünde Rusya ve Ukrayna'daki Ortodoks nüfusa karşı bir kılıç gibi kullanılacak. Hem de açık şehir İstanbul üzerinden. Şehir açılıp saçılacak ki herkes el atabilsin... Sermaye, din, siyaset curcunası egemen olsun.

"Dünya Kültür Başkenti İstanbul" Projesi ABD ve AB'nin açık kent düzenlemesinden başka bir şey değildir. İstanbul Lozan'ın dışına çıkarılırken ABD ve AB'nin güdümünde bir Ortadoğu devleti kurulmak isteniyor. Finansçıların deyimi ile bir "Off Shore bölge" yaratılıyor, Cumhuriyetin içi boşaltılırken.

Vatikan'dan biraz daha farklı, biraz daha işlevsel ve siyasi.

- İçimizdeki dincilerden, işbirlikçi olanlar çok mutlu. Türkiye içinde bir din devletçiği olursa Türkiye de bundan nasibini alır diye düşünüyorlar.

Papa İstanbul'da ne buyurmuştu; dinin kamusalı, özeli olmaz; din, hayatımızın her anında ve her davranışımızda vardır. Vatikan'daki papazları ve rahibeleri örnek alıyordu, herhalde...

- Önce yabancı tekelleri ve sermayeyi İstanbul'a taşıdılar. Yabancı sermaye borsada bir koyup dört aldı. Türkiye'yi soymanın bir mekânı haline getirildi İstanbul. Tabii ki Frankfurt'ta, Paris'te olduğu gibi işlemeyecekti, malı alıp götüreceklerdi...

- Sonra yabancıların alışveriş merkezleri doldurdu İstanbul'u. Yerli işadamları önce fabrikalarını satıp iş merkezleri yaptılar; sonra da bu iş merkezlerini yabancı tekellere devrettiler. İstanbul'un açılıp saçılmasına katkıda bulundular. Bu merkezleri yabancı mallar doldurdu, ithalat patladı.

- Sonra TV kanalları, gazeteler ve kimi vakıf üniversiteleri de yabancı sermaye tarafından işgal edilmeye başlandı. Megakent iyice açılıp saçılıyordu.

Patrikhanesinden televizyonuna, borsasından alışveriş merkezine her şey Batı tekellerinin ve yabancı sermayenin eline geçiyordu. "Açık şehir İstanbul" böyle yaratılıyor. Aynen Osmanlı'nın çöküş yıllarında olduğu gibi.

Casablanca'da yalnız Humphrey Bogard ve İngrid Bergman yoktu. Orada faşizm vardı, emperyalizm vardı, tekeller, kara para vardı... Ve tabii faşizme karşı savaşan devrimciler, idealist insanlar vardı. Ama Casablanca yine de bir açık şehirdi.

Şimdi İstanbul'u açarak Cumhuriyeti, onun üzerinden tasfiye etmek istiyorlar. Yabancı sermayenin sömürmesi için zemin hazırlanıyor... Ulus-devlet kimliğini, Lozan'ı, Cumhuriyeti İstanbul üzerinden eritmek istiyorlar.

Sermayenin, Hıristiyanların, şeyhlerin, Arap krallarının, tarikatların ve yabancı malların işgal ettiği bir zemin yaratıyorlar.

Cezayir sokağı yerine Fransız'ı, Cumhuriyet yerine tarikatçısı, Ankara yerine tekelcisi...

1918'de işgal ordularına futbol turnuvası düzenleyenler şimdi yabancı tekellerle borsada oynuyorlar.

Postalın yerini sermaye almış ama sonuç aynı: Sömürü, askersiz işgal, kimliksizlik...

"Yaşasın açık şehir İstanbul" diyenler bunun özlemi içindeler... İstanbul, çok başlıklı bir füze gibi kullanılıyor... Herkes kendi işini görüyor, Türkiye hariç...

feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 


  :: CUMHURİYET SAVCISI   :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRKLER İÇİN YAZILANLAR(2)   :: CUMHURİYET NEYE DENİR?   :: Ücretlilerden de stopaj kesilecek   :: DTP'nin ek savunma yapma süresi doluyor   :: Yüzmek ve yürümek beyin için en iyi vitamin   :: Vergi borcu olana yasak geri geldi   :: Egzozdan enerji mi üretilecek?   :: 'Ulus yetkisi kullanamazsın'   :: Dışişleri Bakanı Babacan'ın Abd temasları   :: Yaşar Paşa   :: Belirleyen olmak   :: Tehlikeli Gidişat...   :: Gümrük Birliği'ni Gerçekten Biliyor muyuz?   :: Domuz Damı   :: AKP: Devlete Muhalefet Partisi...   :: "Mavi-beyazlar" bu kadar oynar!   :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRK'LER İÇİN YAZILANLAR (1)   :: BÜYÜKANIT'TAN ILIMLI İSLAM AÇIKLAMASI   :: BÜYÜKANIT: 'IRAK'IN GELECEĞİ UMUT VERİCİ DEĞİL'   :: TÜRKİYE KİMSEYE BİAT ETMEYECEKTİR!   :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?

           
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: