• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

05
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Takip Ettiğimiz Yazarlar arrow Parçalanmaya Karşı 'Milli Demokratik Devrim'
Parçalanmaya Karşı 'Milli Demokratik Devrim' Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Pazartesi, 19 Kasım 2007

Erol MANİSALI Milli demokratik devrimin içini nasıl doldurmalıyız?

Köktendinci, bölücü ve yeni-liberal sömürgeleşmeye karşı milli demokratik devrim kaçınılmazdır. Nedir milli demokratik devrimin içeriği? Adı üzerinde, milli olacak; neler milli olacak? Milli iktisat politikası, milli dış politika, milli bir toplumsal yapı, milli güvenlik, milli kültür, milli eğitim. Tabii, laik bir toplumsal yapı ve hukuk devleti düzeni içinde.

- Ne demek bu milli (ulusal) öğeler; ekonomide tarımı, sanayiyi, ticareti, bankacılığı yabancı tekellere vermemek demek; ulusal tarım politikası izleyerek köylüyü korumak demek.

- Devletin sağlıkta, eğitimde, konutta, ulaştırmada, temel gıda maddelerinde geniş sosyal sınıflara destek vermesi ve ulusal politikalar izlemesi demek. Böylelikle işçi, köylü, memur, esnaf ve ulusal iş çevreleri ayakta kalabilir; büyüyen pasta yabancıların midesine gitmez.

- Milli demokratik devrim "toplumsal hukuk ve iktisat devleti" demektir.

- Sosyal sınıfların geniş örgütlenme özgürlüğü ile donatılması ve bu yolla Meclis'te gerçekten temsil edilerek demokrasinin işletilmesi demektir.

- Türkiye'nin içinde bulunduğu bu coğrafyada, antiemperyalist bir duruş sergilemek demektir.

Milli demokratik devrim başlığının altında bunlar olmalıdır; ulusal politikalar, toplumsal bir hukuk ve iktisat devleti; sosyal sınıfların örgütlenip siyasallaşabildiği bir altyapı, laik ve özgürlükçü bir düzen; sömürgeciliğe karşı duruş.

Görüldüğü gibi "milli demokratik devrim"in omurgasını ulusallık, toplumsallık, laiklik ve antiemperyalizm oluşturuyor. Bireysel ve toplumsal özgürlüklerin dengeli bir biçimde bütünleştiği bir ulus-devlet yapısı söz konusudur.
Liberalizm terör ve şeriat getiriyor

ABD ve AB son 25 yıl içinde Türkiye'de yeni liberalizmi dayatmaya başladılar.

Yeni liberalizmin öngörüleri şunlar oldu:

- her şey özelleştirilecek, sosyal devlet yok edilecek,

- dışa tamamen açık bir iktisadi düzen getirilecek,

- her şey "serbest piyasaya" bırakılacak,

- kapitülasyonlar, Osmanlı'da olduğu gibi yeniden getirilecek.

Sonuçta neler oldu; en stratejik iktisadi kurumlar yabancı tekellerin (ve Türkiye'nin düşmanlarının) eline geçmeye başladı. Devletin sosyal ve iktisadi görevleri ortadan kaldırıldığı için geri kalmış yöreler ve varoşlar ya bölücü terörün ya da cemaatlerin eline geçti.

- dinci bir devlet yapısına doğru gidiş; bölücü terör yolu ile Türkiye'nin parçalanması çabaları görülmeye başladı.

Neoliberalizm, bölücü terörü ve şeriat düzenini yeniden hortlattı. Çünkü her şeyi piyasaya bırakan bu dışa açık ve liberal düzen, "kamusal faaliyetleri" ortadan kaldırdı.

Kamunun (ve sosyal devletin) yerini tarikatçılar ve bölücüler almaya başladı.

Bugün milli demokratik devrim tezi, bölücülüğe ve dinciliğe karşı tek çıkış yolumuzdur.

Ben bu ülkenin partisiyim; ben bu ülkenin işçi sendikasıyım; ben bu ülkenin köylüsüyüm; ben bu ülkenin askeriyim; ben bu ülkenin aydınıyım; kısacası ben Atatürk Türkiye'sinin yurttaşıyım diyebilen herkesin "milli demokratik devrim" ülküsü etrafında birleşmesi gerekir. Karşı olduklarımız ise şunlardır:

- Türkiye'nin siyaset, iktisat ve güvenlikle ilgili kararlarının "serbest piyasaya bırakılmasına karşıyız". Aksine (piyasa) "toplumsal yararın denetiminde olmalıdır".

Aynen uygar ve demokratik ülkelerde olduğu gibi.

- Türkiye ekonomisinde yabancı tekellerin egemenliğine karşıyız. Atatürk Cumhuriyeti ile yırtıp attığımız kapitülasyonların altına yeniden giremeyiz.

- Dinci devlet yapılanmasına; sosyal devletin yerini cemaatlerin ve tarikatların almasına karşıyız.

- Laik düzeni bozdurtmayız.

- Türkiye'yi bölmek, parçalamak isteyenlerin karşısındayız.

Kısacası iktisadi, siyasi, askeri ve kültürel olarak emperyalizmin bize dayatmak istediklerine karşıyız. İşte milli demokratik devrim budur.

Neoliberalizm, bölücülüğü ve dinci sosyal yapıyı "ulus devletin yerine koymak için" ABD ve AB tarafından dayatılmaktadır. Devletin toplumsal fonksiyonlarını serbest piyasaya bırakmak isteyen bu düzen, "serbest piyasa üzerinden dincilerin ve bölücülerin amaçlarına ulaşmalarına yardım ediyor".

Yeni liberalizm, bölücü terör ve köktendincilik tam bir işbirliği içinde bulunuyorlar.

Bu karşıdevrimi engellemek için elimizdeki en önemli araç, milli demokratik devrimdir.

Bu ülkede, "Ben Türkiye'nin tarafındayım" diyen herkesin milli demokratik devrim cephesinde bütünleşmesi gerekir. Bunu başarmazsak Türkiye parçalanacak ve tam bir sömürge haline gelecek.

Ulusal demokratik güçleri bütün kurumlarımızda harekete geçirmek zorundayız.

Önümüzde başka bir seçenek kalmamıştır.


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: Bahtiyar Ol Nazım   :: Deniz Baykal'dan Aklımda Kalan...   :: Müttefik Aklı   :: 2009 Başına Kim Hazır?   :: Devlet Bahçeli:AKP hükümeti Türklüğün her özelliğinden rahatsız   :: 1 Mayıs, örnek biçimde kutlandı.!   :: Yurttaşına savaş açan hükümet   :: Eczacıbaşı, Koç, Sanayi ve AB...   :: Uyarı Çeşitleri   :: Taksim Duvarı!   :: Üç Adam   :: Disk'alifiye!   :: ODTÜ ve Mimar Sinan üniversiteleri   :: DTP, "AKP KAPATILMAMALI" DİYOR, AMA...   :: 1 Mayıs Mesajı   :: HAVA OPERASYONLARINDAN KAÇAN pkkYA NE OLDU !!!   :: Avea- Teknosa işbirliği   :: Fiat en çevreci otomobil markası   :: Kanser yüzde 80 önlenebilir   :: Klavyede klozetteki kadar bakteri var   :: Yaşananlar devlet terörüdür   :: Tüketici güveni en düşük düzeyde   :: Dünya'da İşçi Bayramı böyle kutlanıyor   :: Dolapdere karıştı !   :: İran'da 4,7 büyüklüğünde deprem   :: İstanbul'da kapalı yollar   :: Taksim   :: İşçileri vurmalı...   :: Üniversite ve Tüm Türk Gençliği Dikkat!   :: YA TÜRBANINIZI ÇIKARACAKSINIZ YA DA İRAN'A HİZMET EDECEKSİNİZ

           

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner

Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP davasında Savcılarımız Cumhuriyetin ve Demokrasinin kendilerine verdiği yetkiyi kullanmıyor mu?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

ÖNCEKİLER
SONRAKİLER