|
Karamanlis Ankara'ya Teşekküre Geldi... |
|
|
|
Erol MANİSALI
|
|
Pazar, 27 Ocak 2008 |
|
2002-2008 döneminde Atina, Ankara ile en rahat dönemini geçirdi ve istediklerini yavaş yavaş almaya başladı. Atina'nın AKP hükümeti üzerindeki bu başarısında hangi aktörler etkili oldu?
1) AKP hükümeti Washington'a ve AB'ye fazlaca bağımlı olduğu ve onları arkasına alarak "Türkiye içindeki zorlukların üstesinden gelebildiği için" Türkiye üzerindeki taleplerini karşılamak zorundaydı.
AB'nin üyesi olan Atina, Brüksel'i Türkiye'ye karşı istediği gibi kullandı. Kıbns'ta, kısa ve orta vadeli hedeflerine rahatça ulaştı. Ege ve Patrikhane konusunda ilerleme sağladı, AKP hükümetine sürekli geri adım attırdı. "AB sürecini" bir kalkan gibi kullandı ve bugün de kullanmakta.
2) Yunanistan, ABD (ve AB'nin) Büyük Ortadoğu Projesi'ni (BOP) de çok güzel değerlendirdi. AKP üst yönetiminin projeye angaje olması, Atina'nın işini kolaylaştırdı.
- BOP'nin varmak istediği hedefler ile Atina'nın Türkiye'ye karşı elde etmek istediği şeyler örtüşüyordu. Güneydoğu'dan Ermenistan sınırına, İstanbul'dan Ege'ye sınırların değiştirilmesi ve Türkiye'nin küçültülmesi Yunanistan'ın Eylül 1922'den beri beklediği şeydi.
- Mart 2003'te Irak'ın ABD ve İngiltere tarafından işgalinden sonra meydana gelen gelişmeler ve Irak'ın kuzeyinde Barzani'ye kurdurulan kukla Kürt devleti, Yunanistan için "yeni bir stratejik ortağın doğuşuydu".
3) AB ülkelerinde ve ABD'de Ermeni tasarılarının yeniden ısıtılması Atina-Erivan işbirliğinin gelişmesini hızlandırdı. Bu cepheden de Türkiye'ye "baraj atışlarına" başladılar.
4) AKP hükümetinin Türkiye'de Cumhuriyetin değerleri yerine "İslamcı bir yeniden yapılanma" düşüncesi Atina'nın gözlerini parlattı. Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı ile gerçekleştirdiği büyük başarı, en fazla Yunanistan'ı rahatsız etmiştir. 49 yıldır bir Yunan başbakanının resmen Ankara'ya gelmemesindeki en önemli faktör budur.
Atatürk'ün Cumhuriyeti ve onun devrimleri yerine "İslamcı bir yapılanma", bir anlamda megalo ideanın yolunu açabilecek bir gelişmedir. Karamanlis' in Ankara'ya teşrifinde, "acaba örtülü bir teşekkür mü var" diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
AB süreci, Washington süreci, BOP süreci ve AKP'nin bu doğrultudaki icraatı Atina tarafından memnuniyet verici gelişmeler olarak karşılandı. Bana göre Karamanlis'in ziyaretinin esas nedeni budur.
Atina neler kazandı? 2002-2008 döneminde Atina acaba neler kazandı, bir bakalım.
1) Kıbrıs yeni bir Helen devleti olarak ve adanın bütününü temsilen AB'nin tam üyesi oldu.
1 Mayıs 2004'te Selanik'te yapılan kutlamalara Abdullah Gül de katıldı. AKP hükümeti Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan hakları için yetkilerini kullanmadı.
2) AKP hükümeti AB ile imzaladığı anlaşmalarla, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni (Rumları) diğer 10 devletten biri gibi kabul etti. AB belgeleri böyle diyor.
3) KKTC'de TSK'nin kolordusu, AKP'nin imzaladığı bu anlaşmalarla, AB kurumları tarafından "işgalci" olarak ilan edildi.
4) Rauf Denktaş'ı Atina da sevmiyordu, AKP hükümeti de. Yunanistan burada da tatmin edilmiş oldu.
5) AKP döneminde Ege suları "Yunan ve AB suları" olarak AB belgelerinde geçmeye başladı.
6) 2002-2008 döneminde Yunanistan,Türkiye sınırları içindeki Doğu Trakya'da kendi şirketlerini yerleştirmeye başladı.
7) Yunan Devlet Bankası, bir Türk bankasını AKP iktidarı döneminde satın aldı. Buna karşılık Ziraat Bankası, Batı Trakya'da bir şube bile açamadı, Atina engelledi.
8) Fener Patrikhanesi AKP döneminde, "uluslararası alanda egemenliği bulunan" bir kurum gibi faaliyet göstermeye başladı. Lozan Antlaşması ve diğer ilgili anlaşmalar tanınmadı. Türkiye'yi ziyaret eden Batı ülkelerinin devlet adamları ve Vatikan, Patrikhane'yi ekonomik bir kimlikle ziyaret ettiler. Recep Tayyip Erdoğan 23 Ocak'ta yapılan ortak basın açıklamasında, "Ekümeniklik Patrikhane'nin bir iç meselesidir (onları ilgilendirir)" diyecek bir noktaya geldi.
AB, AKP iktidarı döneminde bu doğrultuda birçok karar aldı.
9) Yunanistan 2002-2008 döneminde Doğu Karadeniz Bölgesi'nde, Türkiye'nin bütünlüğüne yönelik yıkıcı faaliyetlerde bulunmaya başladı.
Bütün bunlar, AKP iktidarı döneminde Atina'nın Türkiye'ye karşı elde ettiklerinin sadece bazıları. 49 yıllık boykottan sonra tabii Ankara'ya resmen gelecek ve teşekkür edecek. Artık Ankara'yı boykot etmelerine gerek yok, istediklerini bir bir almaya başlamışlar.
Yunanistan Atina'daki milli maçta Turkcell'in içinde Türk var diye ilan bile koydurtmadı. Onlar Türk sözcüğünden hoşlanmazlar. "Batı Trakya'da Türk yok, Müslüman var" diye tutturmadılar mı? Müslümanı Türk'e tercih ederler.
Türkiye Cumhuriyeti İslam devletine dönüştürülürken onlar sevinmesin de kimler sevinsin!.. Karamanlis 49 yıl sonra Ankara'ya tabii gelecek, gözleri parlamış olarak...
|