• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

23
Mart
2008
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Zenciler, Beyazlar ve Fazıl Say...
Zenciler, Beyazlar ve Fazıl Say... Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Cuma, 21 Aralık 2007

Erol MANİSALI Geçen gün Cumhuriyet'teki, "Harembüs yine seferde" başlıklı haberi ve fotoğrafı görünce Atlanta'da yıllar önce yaşadığım şok aklıma geldi. Amerika'nın göbeğinde siyahlar bir vagona, beyazlar diğerine doluşmuşlar.

İnsanlar renklerine (ve ırklarına) göre ayrılmışlardı. Zencilerin vagonları farklıydı, beyazların bindiği tramvaylara binemiyorlardı. Üst üste sıkışmış kalabalık vagonda zenciler seyahat ediyorlardı.

Beyazlarınki biraz daha tenhaydı, ulaşım gereksinmelerini daha rahat bir ortamda sağladıkları açıktı.

Gözlerime inanamamıştım; siyahların ve beyazların ayrı ayrı olması ırkçılığın açık bir göstergesiydi.

- 1950'lerde Kore'ye, 60'larda Vietnam'a özgürlük ve demokrasi götürüyorum diyerek giden ABD, 1978'in Mayıs ayında ülkenin gelişmiş kenti (!) Atlanta'da siyahları ayrı tramvaylara bindiriyordu. Amerika göz alıcı tüketim çılgınlığı ile karanlık çağların faşizmini birlikte yaşıyordu.

- Cumhuriyet'te Gaziosmanpaşa'daki "Harembüs'ü" görünce Amerika'daki gibi, karanlık çağa yeniden girmeye başladığımızı düşündüm. Kadınlar ve erkekler ayrılıyorlardı. Erkeklerle aynı otobüste seyahat etmeleri engellenmişti.

İnsanları ırklarına ve cinsiyetlerine göre ayırmanın adı faşizmdir. Bu bazen kapitalizmin ürettiği "iktisadi ayrıştırma yöntemiyle" ortaya çıkar; kimi zaman da gericilik (ve din faşizmi) biçiminde görülür.

Rice'a aldanmayın...

"Dışişleri Bakanı C. Rice oldukça siyah.. beyaz sayılmaz; görüyorsunuz nasıl yükselmiş; ikinci sınıf tramvaylara hapsedilmemiş" diye düşünenler olabilir. Bu bizi yanıltmasın. Sömürgeciler (ve faşistler) siyahların içinden akıllılarını seçip devşirirler. Onları kullanarak mazlumları bunlar aracılığı ile sömürürler. Siyahlar içinde de "oligarşik düzeni oluştururlar" . Kendi ırklarına, insanlarına, hemşerilerine sömürtmeye başlarlar. Bu emperyalizmin dün de bugün de kullandığı bir yöntemdir.

İngilizler, Fransızlar, Belçikalılar Afrikalı seçme insanları kullanarak kendi insanlarını onlara ezdirmediler mi? "Hizmetkârlarını" planlı bir biçimde hazırlarlar; hatta en iyi üniversitelerinde eğiterek devşirirler.

Sömürgecilerin kullandıkları taşeronlar bazen sermayeye, kimi zaman da ırka, dine ve cinsiyete göre ortaya çıkar. Bugün de bunu buram buram yaşıyoruz; yalnız Afrika'da ve Ortadoğu'da değil Avrupa'da, Amerika'da ve tabii Türkiye'de bu örtülü ve açık faşizmle yüz yüzeyiz.

Amerika'nın ılımlı İslamı...

Amerika'nın (ve Avrupa'nın) Türkiye'de Cumhuriyet'e alternatif olarak tezgâhladığı ve yaratmaya çalıştığı ılımlı İslam yapılanması ırk, cinsiyet ve kültür ayrıştırmalarında buram buram yaşanmaya başladı.

- Türk-Kürt ayrımcılığını yapay bir biçimde tahrik ederek "ayrı tramvaylara (bölgelere) yerleştirmeye çalışıyorlar".

- Sünni, Şii çatışması yaratarak birbirlerine düşürüyorlar.

- "Ilımlı İslam formülü ile" , kendi taşeronlarına örtülü bir dinci faşist düzen kurdurmaya çalışıyorlar. Kadınlar ve erkekler ayrıştırılmaya başladı.

Fazıl Say'a giden yol...


Fazıl Say' dan, "Nâzım'a Nobel'i Neden Vermezler" adlı yazımda 12 Kasım tarihinde söz etmiştim. Fazıl Say'ın seslendirdiği Nâzım Hikmet Oratoryosu'nun dizelerinde, yaşamakta olduğumuz ihaneti, faşizmi ve emperyalizmi vurgulamıştım. "Nâzım' ın dizeleri ve Fazıl Say'ın müziği ile ortaya çıktığına inandığım başkaldırıyı" gözler önüne sermeye çalışmıştım.

Ne ilginçtir.. birkaç hafta sonra "Fazıl Say olayı" patlayıverdi. Fazıl Say, Oratoryosu'ndaki isyanını yalnız müziği ile değil kamuoyuna yaptığı açıklamalarla da dile getirmişti.

Türkiye'nin içine sürüklenmekte olduğu baskı ve taassuba karşı direniyordu Fazıl Say; "Kabul edilemez" diyordu.

- Atlanta'da vagonları ayrılan siyah ve beyazlar; Türkiye'de otobüsleri ayrılan erkekler ve kızlar faşizmin versiyonları değil mi?

ABD ve AB'nin "Türkiye Cumhuriyeti'nin değerleri yerine getirmek istedikleri İslamcı yapılanmanın sonuçlarını yaşamaya başladık." Fazıl Say'ın Nâzım Hikmet Oratoryosu'ndaki dizelerinde olduğu gibi karşı çıkmalıyız.

İlerlemenin, çağdaş uygarlığın, insanlığın, sanatın ve gerçek demokrasinin kaybolmaması için bütünleşmeliyiz, omuz omuza vermeliyiz.

Karşımızdaki düşmanı iyi tanımlamalıyız; gericilik ve faşizm demek yetmez.. aktörlerin kim olduğunu, kimlerle mücadele etmemiz gerektiğini net görmeliyiz.

Karşımızdaki tehdit, sömürgeciler ve onların içimizdeki işbirlikçileridir. Kimi zaman büyük sermaye, kimi zaman etnik faşizm, bazen de İslamcı bir dayatma olarak sahneye sürülen bir canavar... Şu anda üçü de birleşmiş durumdalar.

Yine de bayramımız kutlu olsun sevgili okurlar; gerçekleri acı da olsa görmek zorundayız, başka türlü çıkış bulamayız ki... Umut doluyuz, çünkü biz aydınlıktan ve insanlıktan yanayız; karanlıklara, faşizme ve sömürgecilere karşıyız. Bunu bilmek ve düşünmek bile başlı başına bir güçtür...

Eylemleri doğuran en önemli güç budur...


feed1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
Davacı
12 Ocak 2008 10:12 52
Başarı Göstergesi: -1

Bu gerçeği gören bir ülke tüm kesimleriyle ve en başta ordusu ile,yönetenleriyle bir olup karşı koymalıdır;değilmi?Bizde neler oluyor?En başta iktidar partisi ülkemiz üzerinde oynanan oyunu destekliyor,hizmet veriyor!Çünkü onlar da Amerika'nın "el yapımı" piyonları!..Sonra da vatan hainliği dememize kızıyorlar!

Rapor Et
Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: İlhan Selçuk, ağır ceza mahkemesine sevk edildi   :: Halk tasarrufu bıraktı, borç ve yardımla geçinen arttı   :: Altın vuruş   :: Doğu Perinçek avukatı aracılığıyla yazılı açıklama yaptı   :: İlhan SELÇUK:'RTE, XIV'üncü Louis mi?..'   :: ŞEREFSİZLİK TALİMATI   :: UYUYANLAR UYANIN!   :: Emirates'te cep telefonu serbest   :: Yargıtay Başsavcısı "AB'ye güvenmeyin" demişti   :: Darağacında üç genç yaşam söndü   :: Citigroup, 2 bin kişiyi işten çıkarıyor   :: Türkiye'nin demokrasisi yargılanıyor   :: Perinçek ve İlhan Selçuk'a gözaltı   :: Seyit...   :: Bir model aklınıza gelirse...   :: Enflasyonumuzu İsterük!   :: DTP TEKELİ KIRILIYOR MU ?   :: Belirgin ve Yakın   :: Türk çocukları artık daha uzun   :: Mor ve Ötesi ilk 10'da   :: Dizel kullanımı beyne zarar veriyor   :: Emniyet'ten Nevruz alarmı   :: Enflasyon beklenti rakamı açıklandı   :: Hiç kimse yargıya emir vermez   :: Hukukçulardan ortak açıklama   :: Pegasus'tan yarı fiyatına uçak bileti   :: Mumcu: 'Kapatma' ile ekonomi unutuldu   :: Faturanızı hafifleten telekom hizmeti: 1045   :: Kredi kartı faiz oranlarında düşüş   :: Usame Bin Ladin:'Karikatürleri yayınlayanları cezalandıracağım'

     
MAHİR KAYNAK
Mahir KAYNAK İyi Hazırlanmış Bir Operasyon! AKP’yi kapatma davasının laikliğe karşıt eylemlerinden dolayı açılmadığını, bunun iyi hazırlanmış bir opera...
 

Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

SİZ'CE

AKP kapatılsın mı?