|
Atina-Barzani Ortaklığı ve AKP |
|
|
|
Erol MANİSALI
|
|
Pazartesi, 21 Ocak 2008 |
|
Türkiye'nin Irak'ın kuzeyine sınır ötesi hava harekâtına başlamasından sonra Yunanistan'ın Ege'deki hava ve karasuları ihlalleri hızla arttı. Askeri uçaklar art arda taciz ediliyorlar. Yunanistan'ın sahil muhafaza tekneleri bizim sulara giriyorlar.
Yunanistan ne yapmak istiyor? Atina Barzani'ye (ve dünyaya) mesaj veriyor; "Türkiye Irak'ın kuzeyindeki Kürt devletini ve PKK'yı sıkıştırırsa, ben de Türkiye'yi Batı'dan sıkıştırırım" diyor.
Açıkçası Barzani'ye, "Ben senin yanındayım" mesajını veriyor. Daha da net konuşmak gerekirse, "Kürdistan projesini desteklediğini" fiilen gösteriyor.
- AKP hükümeti bu sıkıştırmayı görmemezlikten geliyor. Eli mahkûm, Atina'nın üzerine giderse o da AKP hükümetini Brüksel'den sıkıştıracak. "AKP Brüksel'i Türkiye içindeki operasyonları için arkasına almış, işi bozulacak."
- AKP hükümeti ödün vererek Ali Babacan'ı Atina'ya, rica için gönderiyor: "Ne olur, beni Ege'de sıkıştırma,Türk kamuoyunda zor duruma düşüyorum" diyor.
Bu arada Ali Babacan ile Yunanlı meslektaşı arasında, "bir güvenlik anlaşmasına varıldığı haberini" ajanslar duyuruyor. Haber yalanlanmıyor. Bir güvenlik anlaşması yapıldıysa "askeri içerikli olacak tabii".
Ancak Ali Babacan'ın yanında Genelkurmay'dan kimse yok. Yanıtı beklenen soru; bu anlaşmanın içeriği nedir? Askerin görüşü alındı mı?
Genelkurmay'ın sitesinde ise Rodos'a, Ege adalarındaki Yunan silahlanmasına dikkati çeken notlar düşülüyor. Bu uyarılar kime yönelik? Atina'ya mı, Ali Babacan'a mı?
- Bu arada ajanslara, "Atina'nın, fazladan yeni F 16 uçakları almak üzere anlaşmalar yaptığı" haberi düşüyor.
Atina'nın Türkiye politikası Türkiye'yi Ege'de denizde ve havada sıkıştıran Atina; Ege adalarını silahlandıran ve Rumların aldığı uzun menzilli füzeleri Ege adalarına 2007'de resmen yerleştiren yine Atina; bu arada tepe tepe doldurduğu hava ordusunu vurucu güçlerle takviye eden yine Yunanistan.
Bunlar Atina'nın yürüttüğü Türk politikası çerçevesinde anlaşılabilir şeyler. Anlaşılması zor olan, "AKP hükümetinin Yunanistan politikası".
Rumlar ve Atina karşısında ulusal çıkarlarımızla bağdaşmayan anlaşmalara imza atarak Rumları dolaylı yoldan tanımış olan AKP hükümeti şimdi de, "Ege'de Yunan dayatmalarına karşı etkili bir tepki gösteremiyor" .
Ege'deki Yunan askeri dayatma ve müdahalelerini örtmek için, "medyada Babacan'ın Batı Trakya gezisini" öne çıkarıyor, perdeleme yapılıyor.
- Atina, AB'yi arkasına alarak Türkiye üzerinde yavaş yavaş fiili ve diplomatik ilerlemesini sürdürüyor. Kıbrıs, Ege ve Trakya'da politikalarını bir bir uyguluyor.
- AKP hükümeti de "kendi arkasına AB'yi aldığı için" , Atina'nın Türkiye üzerindeki ilerlemelerini görmemezlikten geliyor. Elindeki medya, karartma uyguluyor.
Kürt-Ermeni-Yunan işbirliği Atina'nın ve Rumların PKK'ye verdiği desteği artık kimse inkâr edemiyor. Avrupa ve ABD'de Ermeni Diyasporası ile tam bir bütünleşme içindeler. Fener Ortodoks Patrikhanesi ve Ermeni Kilisesi'nin Türkiye'ye karşı ortak deklarasyonlarında, "bir tek, açık savaş ilanı maddesi" eksiktir.
Ali Babacan'ın Yunanlı meslektaşı ile vardıkları "Güven arttırıcı önlemler anlaşması" nedir? Yoksa bu da, kendisinin ABD yetkilileri ile Ortadoğu'da yaptığı "örtülü anlaşmalar gibi" tesadüfen, sonradan mı ortaya çıkacak?
- AKP hükümeti son aylardaki Yunan müdahale ve dayatmalarına, etkili hiçbir yanıt vermiyor.
- Adalara uzun menzilli füzelerin yerleştirildiği, Yunan kaynaklarınca doğrulanıyor, yine bir tepki yok.
- Atina'nın Trakya'da ve İstanbul'da devlet eliyle yürüttüğü yıkıcı eylemleri Trakyalılar ayrıntılarına kadar yaşıyorlar. Hükümetten çıt yok.
Ve Babacan gidiyor, "Güven arttırıcı önlemlerde anlaştık" diyor. Herhalde bunlar Yunanistan'ın güvenliği ile ilgili önlemler olmalı. Çünkü bizim açımızdan "güven azaltıcı Yunan eylemleri" bütün hızı ile sürüyor.
Sorunun temelinde AKP hükümetinin Washington ve Brüksel yükümlülükleri (angajmanları) yatmaktadır. İpotekli bir malın satılamaması gibi, hükümet tepki gösteremiyor.
- Birkaç yıl önce Büyükanıt , "Ankara'nın Irak politikası yok" demişti. Galiba AKP'nin bir Yunanistan politikası da bulunmuyor... Türkiye'yi bekleme odasına özellikle kilitleyenler, nasıl olur da bir politika belirlerler? Hem de ulusal çıkarlarımızı gözetmek için...
ABD ve AB Türkiye'yi güneyden Kürt devleti ile sıkıştırırken Batı'dan da Yunanistan'ı üstümüze salıyor. Tabii canım bunların hepsi komplo teorileri, Sevr de bir komplo değil miydi?.. Kim söylemiş Cumhuriyeti yıkmak, şeriat düzenini kurmak isteyenlerin bulunduğunu!..
|