Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
10
Haziran
2008
Darbe mi? Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Cumartesi, 07 Haziran 2008

Prof.Dr. Mümtaz SOYSALÖnceki günden beri, bir “darbe” sözüdür gidiyor.

Neymiş? Anayasa Mahkemesinin kararı sivil darbeymiş, ya da bazılarına göre hukuk darbesi. Türkiyeyi yargıçlar yönetmeye başlamışmış. Hatta, kurucu iktidar denen, toptan anayasa yapıp yeni devlet yapısı kurma yetkisini onlar ele geçirmişmiş.

Öte yandan, 22 Temmuz seçimlerinden çıkan sonucu bir çeşit demokrasi ya da seçmen darbesi diye tanımlayanlar da çıkmıştı.

Demek ki, şu darbe denen kavramı etraflıca açıklamak gerekiyor.

Sözcükler, darbe sözcüğünü ilk ağızda âni ve beklenmedik vuruş olarak anlatıyor. Nitekim, çok kötü bir haber duyan insanlar darbe yemiş gibi olurlar, hatta bazısı bayılıp yere yıkılır.

Bu açıdan bakınca, AKP iktidarının mensupları ya da medyadaki yakınları için, son mahkeme kararının bir darbe etkisi yarattığı kesindir. Yere yıkılan yok ama, herhalde darbe etkisiyle olacak, olayı askeri darbeye benzeterek, mahkeme kararı için de aynı lafı edenler var; koskoca hukuk profesörleri, yaşını başını almış medya kodamanları bile var.

Aslında kastettikleri, bizim Arcayürekin bir olağanüstü yönetimdöneminde kitap adı yaptığı Kudeta! Yani, Frenkçedeki coup détat deyiminin Türkçe okunuşu. Kısaca, hükümet darbesi demek.

O halde, Yüksek Mahkemenin kararı eğer bir darbeise, her şeyden önce hükümetin yıkılması ya da en azından çekilmesi gerek demektir.

Var mı öyle bir şey? Yok.

Oysa, yakın tarihimizde muhtıra sözü edilen ve yarı-darbe sayılan 12 Mart ya da “28 Şubatolaylarında bile ilk sonuç, hükümet üyelerinin masalarını toplayıp evlerine gitmeleri olmuştu. Gerçek darbelerde ise yaşandığı ve bilindiği gibi, yalnız onlar değil, iktidarların başka mensupları da, evlerinden başka bir yere gönderilir. Hatta, sarsıntı o kadar şiddetlidir ki, öyle dönemlerde, ilgili ilgisiz, iktidarla hiçbir bağlantısı olmayanlar da daha kötü yerlere konmak üzere hoyratça toplanırlar.

Elbet şu son olayda, sıralaması bile uzun sürecek çeşitli hatalarla 75 milyonluk koskoca bir ülkeyi böyle durumlara ve çetrefil sorunlara sürüklemiş olanların da aynı sonuçlara müstahakduruma düştüklerini söyleyecek olanlar çıkacaktır. Ama gün, hesap sorma, hınç çıkarma, cezalandırma, tövbe ettirme ya da aksi bir öfkeyle yeni bir genel seçimle güç toplayıp devlet düzenini altüst etmeye kalkışma günü değildir. Öfkeyle kalkan ziyanla oturur.

Tam tersine, en başta baştakiler olmak üzere, herkesin aklını başına toplaması ve hele dış dünyaya dönüp imdat çığlıkları basmaktan uzak kalması gerekiyor şu günlerde. Eğer bu ülkeyi ve bu halkı seviyorsak.

feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRKLER İÇİN YAZILANLAR(2)   :: CUMHURİYET NEYE DENİR?   :: Ücretlilerden de stopaj kesilecek   :: DTP'nin ek savunma yapma süresi doluyor   :: Yüzmek ve yürümek beyin için en iyi vitamin   :: Vergi borcu olana yasak geri geldi   :: Egzozdan enerji mi üretilecek?   :: 'Ulus yetkisi kullanamazsın'   :: Dışişleri Bakanı Babacan'ın Abd temasları   :: Yaşar Paşa   :: Belirleyen olmak   :: Tehlikeli Gidişat...   :: Gümrük Birliği'ni Gerçekten Biliyor muyuz?   :: Domuz Damı   :: AKP: Devlete Muhalefet Partisi...   :: "Mavi-beyazlar" bu kadar oynar!   :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRK'LER İÇİN YAZILANLAR (1)   :: BÜYÜKANIT'TAN ILIMLI İSLAM AÇIKLAMASI   :: BÜYÜKANIT: 'IRAK'IN GELECEĞİ UMUT VERİCİ DEĞİL'   :: TÜRKİYE KİMSEYE BİAT ETMEYECEKTİR!   :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?   :: Görünen Karar

Domuz Damı

Madenciler bilir: Özellikle yerin yüzlerce metre derinliğine, hatta bazen denizin de altına uzanan kömür damarlarında tavanın düzgün ve güvenli biçimde...

Diğer Yazıları
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: