• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

05
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Takip Ettiğimiz Yazarlar arrow Stratejik Ortak Tayyip Bey Değil, Barzani
Stratejik Ortak Tayyip Bey Değil, Barzani Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Pazartesi, 29 Ekim 2007

Erol MANİSALI 21 Ekim'de yapılan planlı saldırının amacı nedir? Bunu şimdilik "PKK'nin kendi başına yaptığı bir terör eylemi olarak görelim"

Bu durumda akla gelen olasılıklar şunlardır:

1. PKK, TSK'yi Irak'a sokarak Barzani kuvvetleri ile karşı karşıya getirmek istiyor. Böylelikle , "PKK terör cephesini fiilen genişletmek hedefini güdüyor" .

2. Türkiye'yi geniş kapsamlı bir harekâta mecbur ederek "ABD'nin Irak'ın kuzeyinde kurduğu kukla devlete zarar vermesini istiyor". Böylece, ABD'nin Türkiye'ye karşı "fiilen sertleşmesine yol açarak" PKK cephesini meşrulaştırmak amacını güdüyor.

3. Türkiye içinde Türk - Kürt çatışması yaratmak için kamuoyunun (ve devletin) tepkisini büyütmek istiyor.

4. TSK'nin Güneydoğu'da askeri harekâtı genişlemiş ve tezkere de TBMM'den geçmiş durumda. PKK çevrelerinde bir panik havası var. Bu havayı değiştirmek için PKK'nin gücünü göstermek istiyor.

PKK açısından bu dört faktör birbirlerinin alternatifi değil, tamamlaşma içindeler.

Ancak işin ilginç yanı şu:

Tezkere geçtikten sonra Tayyip Erdoğan, "Tezkere geçti diye ille de kullanmamız şart değil" diyerek zaten etkisi ortadan kaldırılmış " karşı tarafı rahatlatmıştı."

"Habur kapısını kapatmayacağız" diyerek elimizdeki çok önemli iktisadi kartı da kullanmayacağımızı açıklayarak kukla Kürt devletini sıkıntıdan kurtardı.

- Kukla Bağdat hükümetinin temsilcileri ile Ankara'da bir toplantı yapmıştı. Gelen ilgililer, " Biz istediğimizi aldık " diyerek ayrıldılar. Yani onlara da güvence verilmişti.

- Ayrıca, "5 Kasım'da ABD'de Bush" la görüşeceğim" açıklaması ile, Washington'ın çizeceği sınırlar içinde kalacağı mesajını karşı tarafa vermişti.

Hükümetin, ABD'yi, kukla Bağdat yönetimini ve Barzani'yi fazlasıyla tatmin eden bu açıklamalarına rağmen PKK terör örgütü neden böylesine kapsamlı ve planlı bir eylem yapıyor?
Gelelim ikinci varsayıma

PKK'nin bu ortamda tek başına inisiyatif kullanmaması olasılığı çok daha yüksek.

1. PKK, yıllardan beri ABD ve AB büyükleri ile İsrail'in bir maşası durumunda. Kürdistan projelerinin cephe önündeki tetikçisi olarak "imal edilmiş" bulunuyor. Silahları, parası, teçhizatı, televizyonları, eğitimleriyle, arkasında BOP'un planlayıcıları var.

2. PKK ile Batı arasındaki yastık görevini Barzani ve Talabani yürütüyorlar. PKK - PJAK ikilisinin eşgüdümünü ABD, AB ve İsrail kendi adına yapıyorlar.

3. PKK, İran'ın kuzeyindeki kukla Kürt devleti, ABD güdümündeki Bağdat yönetimi ve Batı arasındaki askeri, iktisadi ve siyasi zincirin halkaları bütün ayrıntıları ile raporlara, söyleşilere, kitaplara, belgesel filmlere geçerek kanıtlanmış durumda. Ayrıca bu kanıtların önemli olanları TSK ve Ankara'daki siyasiler tarafından ABD, AB ve İsrail yetkililerine iletildi.

Bu gerçekler göz önüne alındığında 21 Ekim'deki PKK terör saldırısının gerisinde "diğer halkaların şu ya da bu derece" bulunduklarını kabul edebiliriz. Örneğin Barzani ile tam eşgüdüm, ABD ile örtülü eşgüdüm söz konusu olabilir.
Sınır ötesi, PKK'ye değil

Sınır ötesi harekâtın PKK'yi değil, kukla devleti hedef alması gerekir. Kukla devlet PKK'yi koynunda besliyor, büyütüyor.

Türkiye, İran ve Suriye, kendileri için esas tehlike olan Irak'ın kuzeyindeki terör kaynağını eşgüdümlü bir biçimde hedef almalıdırlar.

Bu operasyonların başarılı olabilmesi için şunlar gerekiyor:

1. Askeri, iktisadi ve siyasi olanaklar tam olarak ve eşgüdümlü bir biçimde kullanılmalıdır.

2. İran, Suriye ve Rusya ile temas ve işbirliği yapılmalıdır.

3. Uzun vadeli yeni bir ulusal politika belirlenmelidir.

Bütün bunlar AKP üst yönetiminin "gündeminde bulunmayan" faktörlerdir. Hükümetin gündeminde şunlar var:

Sadece askeri ve PKK'ye yönelik çok sınırlı bir operasyonun , "kamuoyunu tatmin etmek için yapılması", ABD'nin belirlediği sınırlar içinde kalması.

- Kuzey Irak'taki kukla devlete zarar vermeden yürütülmesi.

Dolayısıyla BOP ve onun koçbaşı olan Kürdistan planına olumsuz bir etki yapmadan ABD, AB ve İsrail'in yeterli bulacağı bir düzeyde olması.

AKP'nin iktidara geldikten sonra bölgede izlediği ABD, AB ve İsrail endeksli politikalarda, köklü değişiklik yapma olanağı yoktur. Çünkü onların desteği, AKP için bu koşullarda alınmış bulunuyor.

Öyle olmasa,Türkiye'ye her gün küfreden Barzani'ye başka nasıl tahammül edebilirler? Özde değil sözde mücadele yapmak zorundalar...

PKK, AKP iktidarından sonra planlı bir biçimde azdırılmadı mı? AKP üst yönetiminin en büyük sorunu, "Türkiye Cumhuriyeti ve BOP arasında sıkışmış olmasından kaynaklanıyor" . Bugüne kadar tercihler BOP yönünde oldu.


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: "Kıbrıs Türk Devleti" Rumları rahatsız ediyor   :: Yeni Şafak Gazetesi'ne Kurşun İsabet Etti   :: Öldüren Magandaya 8,5 Yıl   :: Myanmar Kasırga Felaketi   :: Antalya'da mutlu bir Çankayalı   :: Öncesi ve sonrası   :: Bahtiyar Ol Nazım   :: Deniz Baykal'dan Aklımda Kalan...   :: Müttefik Aklı   :: 2009 Başına Kim Hazır?   :: Devlet Bahçeli:AKP hükümeti Türklüğün her özelliğinden rahatsız   :: 1 Mayıs, örnek biçimde kutlandı.!   :: Yurttaşına savaş açan hükümet   :: Eczacıbaşı, Koç, Sanayi ve AB...   :: Uyarı Çeşitleri   :: Taksim Duvarı!   :: Üç Adam   :: Disk'alifiye!   :: ODTÜ ve Mimar Sinan üniversiteleri   :: DTP, "AKP KAPATILMAMALI" DİYOR, AMA...   :: 1 Mayıs Mesajı   :: HAVA OPERASYONLARINDAN KAÇAN pkkYA NE OLDU !!!   :: Avea- Teknosa işbirliği   :: Fiat en çevreci otomobil markası   :: Kanser yüzde 80 önlenebilir   :: Klavyede klozetteki kadar bakteri var   :: Yaşananlar devlet terörüdür   :: Tüketici güveni en düşük düzeyde   :: Dünya'da İşçi Bayramı böyle kutlanıyor   :: Dolapdere karıştı !

           

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP davasında Savcılarımız Cumhuriyetin ve Demokrasinin kendilerine verdiği yetkiyi kullanmıyor mu?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

ÖNCEKİLER
SONRAKİLER