Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
10
Haziran
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Erol MANİSALI arrow Köle Ticareti, Sporcu Ticareti, Din Ticareti
Köle Ticareti, Sporcu Ticareti, Din Ticareti Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Pazartesi, 26 Mayıs 2008

Erol MANİSALIHürriyetin 24 Mayıs’taki haberine göre Ahmet Öner adındaki bir organizatör Kübadan kaçırdığı boksörü Türkiyeye hediye ediyormuş.

Lara Erislandy adındaki sporcuyu, mülkiyetindeki bir eşya gibi armağan edecek.

Kübalı, Türkiyeyi çok mu seviyormuş? Adama bunlar sorulmuyor ki.. önemli olan Ahmet Önerin ne düşündüğü.

- Laranın Afrikadan Amerikaya eskiden pamuk tarlalarında çalıştırılmak için kaçırılan zencilerden hiç farkı yok. O alınıp satılan, hediye edilen bir nesnesadece.

- Spor piyasasının insana, sporcuya bakışı; futbolcular da kaçırılıp saklanmıyor mu? Dağa kadın kaldıran zebaniler misali vahşi piyasanın zincirleri arasında öğütülmüyorlar mı?

- Köleliği farkında olmadan meşrulaştırdığımız zaman ülkemizde demokrasiden, çağdaşlıktan, özgürlükten bahsedemeyiz.

- Türkiye içimizdeki oligarşi tarafından ABD ve ABnin arka bahçesi haline getirilirken de 70 milyon, uyuşturulmuş yığınlar haline gelir ve tepki veremez.

- Kübalı boksörün bir mal gibi Türkiyeye ithalini, olağan bir iş gibi kabullendiğimiz zamankendi toplumsal anormalliğimizimeşrulaştırmış oluruz.

Sistemin parçası olmak ya da olmamak

İşin kötüsü insanların farkında olmadan sistemin bir parçası haline gelmeleridir. 24 Mayısta Hürriyette manşette yer alan bu haberi okuyan kaç kişi tepki göstermiştir acaba? Hiç umursamayanların, normal sayanların, sevinenlerin veya benim gibi tepki gösterenlerin acaba oranları ne? Bir bilebilseydim çok sevinirdim.

Ama gazetenin bunu biraz da sevindirici bir olay gibi sunması en azından medyadaki genel algılamanın bir ölçüsüdür.

Yetmişli yıllardan beri Hürriyette benim de birçok imzalı yazım ve açıklamam çıktı. Bunu, genel bir eleştiri olarak yapıyorum; Hürriyete özel bir şey değil

Kübalı boksörün, Afrikada vurulan bir filin dişlerininkaçırılışı gibi ele geçirilip üstelik hediye olarak sunulması, postmodern vahşi kapitalizmin en olağan işlevidir”.

İnsan, “vahşi piyasanın zincirsiz ama elektronik köleleri haline getirilmektedir”.

- Elinizdeki cep telefonunuzdan bankanıza vereceğiniz bir para transferi ile insanları kaçırıp hediye edebilirsiniz.

- Spor organizatörü olarak insanları alır, satar ve armağan olarak sunarsınız, onlar sistemde sadece bir nesnedir.

Düzen tersyüz olunca

Atatürk devrimleri toplumdaonurlu ve ekmeği olaninsan yetiştirmeye yönelikti. Ulusal iktisat, ulusal kültür, çağdaş toplum, sömürgeciliğe karşı çıkan bir düzen esas amaçtı.

Geçenlerde bu köşede Nazilli Bez Kombinasında geçmiş yıllarda, yalnız bez değil çağdaş insanın da yetiştirildiğini yazmıştım. Üretimi insan için değil de, insanı üretim (ve piyasa) için planlayan vahşi kapitalizm, postmodern köleler yetiştirmektedir.

- Sporcular, köle ve fildişi ticareti gibi mal haline dönüştürülüp piyasaya sürülüyorlar.

- Öğrenciler, sistemin ve vahşi piyasanın emrine, emeklerini ve kafalarını nasıl sunacaklarıkonusunda eğitim görüyorlar. Dev tekellerin köleleri oluyorlar.

At ile arabanın yeri değişmiş; her şey insan için değil, insan piyasa içindayatması yapılıyor. İnsan adı altında yenirobotekler”, piyasaya özel olarak sistem tarafından üretiliyor.

Ya din piyasası…

Vahşi kapitalizmin acımasız piyasasına, münafıklar tarafından din de dahil edilmiş. Kübalı boksör Larayı satanlar gibi dini imanı da bir meta haline dönüştürmüşler”, piyasada alıp satıyorlar.

Dini, dünya nimetlerinin bir aracı haline dönüştüren işbirlikçiler türemiş.

İnsan alınıp satılır da iman niye satılmasındiyerek din ticaretine başlamışlar. Vahşi kapitalizmin insanı köleleştirmesi içindini onun emrine vermişler”. Bu dinciler, emperyalizmle işbirliği yaparak kendi toplumlarını sömürgeleştiriyorlar.

Bu arada çok merak ediyorum; Obama ABDnin başkanı olursa ne yapacak? Köle ticaretinin malları olan büyük dedelerinin yaşadıklarını Ortadoğuda insanlara yaşatacak mı?

ABD sistemi vahşi kapitalizmi ayakta tutarak varlığını sürdürebilir. Obama da aynen Rice gibi bu sistemin parçasıdır. O ancak, ilkel köle ticaretinden modern köle ticaretine geçişte”, sadece son halkalardan birisidir. Sistem onu iktidara,ancak vahşi piyasa düzenini sürdürmek koşulu ile getirir”.

Hayırdemek lüksü kesinlikle yoktur. O da Irakta ve Ortadoğuda vahşeti sürdürmek isteyecektir. Büyük dedelerinin çektiklerini, bölgenin mazlumlarına yaşatmak zorundadır, ta ki durduruluncaya kadar

Vahşi kapitalizm kan emmeden yaşayamaz. Amerikada başkanlık için yemin eden, ona bu gıdayı vermekle yükümlü hale gelir, ister zenci ister beyaz olsun hiç fark etmez


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRKLER İÇİN YAZILANLAR(2)   :: CUMHURİYET NEYE DENİR?   :: Ücretlilerden de stopaj kesilecek   :: DTP'nin ek savunma yapma süresi doluyor   :: Yüzmek ve yürümek beyin için en iyi vitamin   :: Vergi borcu olana yasak geri geldi   :: Egzozdan enerji mi üretilecek?   :: 'Ulus yetkisi kullanamazsın'   :: Dışişleri Bakanı Babacan'ın Abd temasları   :: Yaşar Paşa   :: Belirleyen olmak   :: Tehlikeli Gidişat...   :: Gümrük Birliği'ni Gerçekten Biliyor muyuz?   :: Domuz Damı   :: AKP: Devlete Muhalefet Partisi...   :: "Mavi-beyazlar" bu kadar oynar!   :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRK'LER İÇİN YAZILANLAR (1)   :: BÜYÜKANIT'TAN ILIMLI İSLAM AÇIKLAMASI   :: BÜYÜKANIT: 'IRAK'IN GELECEĞİ UMUT VERİCİ DEĞİL'   :: TÜRKİYE KİMSEYE BİAT ETMEYECEKTİR!   :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?   :: Görünen Karar

Gümrük Birliği'ni Gerçekten Biliyor muyuz?

Ankara’nın 6 Mart 1995’te AB ile imzaladığı “Gümrük Birliği” belgesi son aylarda değişik çevreler tarafından tartışılmaya başlandı.

Diğer Yazıları
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: