• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

05
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Takip Ettiğimiz Yazarlar arrow Türban, Bireyin mi, Siyasetçinin mi, Yoksa Emperyalizmin mi Bayrağı?
Türban, Bireyin mi, Siyasetçinin mi, Yoksa Emperyalizmin mi Bayrağı? Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Cuma, 08 Şubat 2008

Erol MANİSALITürbanın neyin ve kimin tercihi ve simgesi olduğu konusunda kafalar iyice karıştırıldı.



- Türban dinin (ve inancın) simgesi mi? Başbakan'a göre böyle; inancın, dinin (ve İslamın) bir simgesi oluyor ona göre... Buna da kimse karışamazmış.

- Türban acaba kimi siyasetçilerin (ve partilerin) de simgesi mi?Kesinlikle öyle. Dinci partiler türbanı bir bayrak gibi önlerine katıp ardından yürüyorlar hem de Cumhuriyet devrimlerine karşı...

- Türban bir " kimlik ve aidiyet" göstergesi mi? Örneğin "ben çok dindarım" ya da "ben şu partiyi destekliyorum" dercesine bir aidiyet (ve cephe) gösterisi olabilir mi? Kimi siyasi partiler "Hintkumaşı bir mal bulmuş gibi" üzerine atladıklarına göre bu olasılığı göz ardı edemeyiz.

- Acaba türban "bir sosyal ve sınıfsal statü ve prestij aracı olarak" düşünülemez mi? Öyle ya, "First Lady" onu takıyor; Sayın Bayan Erdoğan da türbanlı. Bir ve iki numaralar türbanlı olduğuna göre kimi genç kızlarımız bunu bir statü gösterisi, üst sınıflara tırmanmanın simgesi olarak görmüş olamazlar mı? Bence pekâlâ mümkün...

- Bir de işin "medyatik boyutu var". Öyle ya türban her gün televizyonlarda, gazetelerde. Sabah türban, akşam türban onunla yatıp onunla kalkıyoruz. Adeta paparazzi malzemesi yapılmış, tövbe, tövbe...

Acaba genç kızlarımız türbanı, "medyatik görünmenin bir aracı gibi" algılamış olamazlar mı? Vakko'sundan Versace'sine, beş liralığından beş yüz lira olanına kadar değişiyormuş. Takarsın beş liralık bir türban, atarsın bir Versace düğümü çene altından, çıkarsın yollara.

Medyatik görünmenin en kolay yolu bu. Kızlarımız özenir tabii. Öğrenciliğimde hocalarımız dağdaki çobanın gösteriş özentisini anlatırlardı bize; içi görünen naylon gömleğinin cebinde Marlboro sigarası, elinde pilli bir radyo... Al sana "gösteriş için tüketimin" medyatik boyutu...

Çoban Beyoğlu'na çıkamayacağına göre bu gösteriş köydeki kızlar için olsa gerek...

- Yoksa türban kimi siyasiler için kirli işleri gözden kaçırmanın bir örtüsü mü?

Herkesi türbana yöneltip arkadaki pisliği bununla örtme çabası mı? Türbanı başı örtmek için değil, toplumdaki kokuşmayı, yoksulluğu gizlemek için kullananlar yok mu?

- Belki de o sadece masum görünen bir basamak,bir atlama taşı... Dinci bir yapılanmaya geçişte, zararsız sanılan bir simge, bir bayrak.

- Ancak bu masum görünüşlü örtü,Türkiye üzerinde hesapları olan herkesin işini görüyor.Cumhuriyet'in değerlerinden, Atatürk'ten, laiklikten pek hoşlanmayanlar onu masum bir özgürlük simgesi olarak sunuyorlar.

Bunun yanında oy avcılığı yapan dinci partiler türbanı, balığı yakalamak için kullanılan oltanın yerine koyarak oy avcılığı yapıyorlar.

Bir taşla iki kuş; geçiş döneminde şirin bir araç ve aynı zamanda iktidara götüren bir kaldıraç.

- İçerdeki oy avcıları ve takıyyecilerle birlikte dış güçlerin de işini görüyor türban. Bush ne diyor? Biz Atatürk'ten, sosyal devletten, Cumhuriyetten, laiklikten hoşlanmıyoruz. Cumhuriyetin yerine "Ilımlı İslam Devletini" tercih ederiz.Türban, ılımlı İslamın sembolü... Hele bir de çene altından bağlanırsa bütün sorun çözülüyor.

Türban Noel Baba gibi...

Türban Noel Baba gibi herkese bir şeyler dağıtıyor. Oy avcıları yararlanıyor, varoşları ve kırsalı türbanla avlıyorlar. Cumhuriyetin yerine din devleti kurmak isteyenler onu bir köprü gibi kullanıyorlar.

Cumhuriyeti, devlet düzenini değiştirmek isteyen dış güçler türbanı bir siyasi silah gibi görüyor ve değerlendiriyorlar. Küçücük, masum bez parçası bir anda atom bombası gibi büyük güce ulaşıyor. Bir bez parçası, koskoca Cumhuriyeti yıkabilecek bir kaldıraç haline dönüşüyor.

- Sorunun temelinde din mi var, hayır. Sorun bir hukuk sorunu mu? O da değil. Sorun, "mazlumlar ve sömürgeciler arasındaki çatışmada" türbanın bir maşa olarak kullanılması.

Dünyadaki paylaşım kavgasında emperyalizmin ve onun işbirlikçilerinin türbanı, toplumdaki çatışmanın bir aracı haline getirmeleri.

- Sağ-sol çatışması,Türk-Kürt çatışması ve laik-dinci zıtlaşmaları emperyalizmin " böl ve yönet kuralının uygulamalarıdır".

Türban ve Marlene Dietrich!..

18 Ağustos 2006'da Bıçak Sırtı'nda yayımlanan yazımın başlığı "Türbanlı Kadın ve Marlene Dietrich" idi.

Attilâ İlhan anlatmıştı; ünlü yıldız Mia West, Holywood'a Avrupa'dan henüz gelen Marlene Dietrich'e nasihat etmiş: Burası çok tutucu, faşist bir düzen var. Gözlerini kullan, başkasını göstermene toplum izin vermez demiş.

Çeşme'de otelimin önünden geçen türbanlı zarif hatun da yalnızca ayaklarını özgürleştirip kullanabilmişti, onu anlatmıştım öykümde. (*)

Kimi baskıcı rejimler postallarla gelir, Irak'ta olduğu gibi. Kimileri de mahalle baskısı ve din faşizmi ile elde edilir. Dünyamız ortaçağın karanlık döneminden beri bu baskıyı bir türlü üzerinden atamadı.

Son yüzyılda emperyalizmin, dini bir araç olarak yoğun bir biçimde kullanmaya başlaması, din faşizmi diyebileceğimiz yeni bir baskı rejimi yarattı.

Sömürgeciler, iktidara getirdikleri yönetimlerle Türkiye'yi bölmeye çalışıyorlar. Türban bu çatışmanın içinde kullanılan küçük bir bez parçası...

Son bir not: Meclis'teki oylamada türbana destek veren üç parti, bulundukları cepheyi de ifşa etmiş oldular...

(*) Attilâ İlhan'la Hayatın İçinden,Truva, 2007

feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: Microsoft Yahoo'dan vazgeçti   :: Sosyal Güvenlik Kurumunda Akıllı Kart Dönemi   :: "Kıbrıs Türk Devleti" Rumları rahatsız ediyor   :: Yeni Şafak Gazetesi'ne Kurşun İsabet Etti   :: Öldüren Magandaya 8,5 Yıl   :: Myanmar Kasırga Felaketi   :: Antalya'da mutlu bir Çankayalı   :: Öncesi ve sonrası   :: Bahtiyar Ol Nazım   :: Deniz Baykal'dan Aklımda Kalan...   :: Müttefik Aklı   :: 2009 Başına Kim Hazır?   :: Devlet Bahçeli:AKP hükümeti Türklüğün her özelliğinden rahatsız   :: 1 Mayıs, örnek biçimde kutlandı.!   :: Yurttaşına savaş açan hükümet   :: Eczacıbaşı, Koç, Sanayi ve AB...   :: Uyarı Çeşitleri   :: Taksim Duvarı!   :: Üç Adam   :: Disk'alifiye!   :: ODTÜ ve Mimar Sinan üniversiteleri   :: DTP, "AKP KAPATILMAMALI" DİYOR, AMA...   :: 1 Mayıs Mesajı   :: HAVA OPERASYONLARINDAN KAÇAN pkkYA NE OLDU !!!   :: Avea- Teknosa işbirliği   :: Fiat en çevreci otomobil markası   :: Kanser yüzde 80 önlenebilir   :: Klavyede klozetteki kadar bakteri var   :: Yaşananlar devlet terörüdür   :: Tüketici güveni en düşük düzeyde

           

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP davasında Savcılarımız Cumhuriyetin ve Demokrasinin kendilerine verdiği yetkiyi kullanmıyor mu?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

ÖNCEKİLER
SONRAKİLER