Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
10
Haziran
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Amerikan Milliyetçiliğinden Çağdaş Ulusalcılığa
Amerikan Milliyetçiliğinden Çağdaş Ulusalcılığa Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Pazartesi, 28 Ocak 2008

Erol MANİSALIMilliyetçilik günümüzde en fazla tartışılan ve genellikle kavram karmaşasına yol açan bir tanımlamadır.

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında Türkiye'de yerleşik olan milliyetçilik tanımı genellikle ,"soğuk savaşta Amerika'nın yürüttüğü psikolojik savaşın yerleştirdiği özellikleri taşır."

ABD, Türkiye gibi NATO ve Batı Bloku içine çekerek denetimi altına aldığı ülkelerde milliyetçiliği;

- Sovyetler Birliği ve komünizm karşıtlığı ve düşmanlığı,

- ABD'nin kapitalizm yandaşlığı ve ortaklığı bağlamında yerleştirerek beyinlere kazımaya çalışmıştır.

Komünist Çin'e karşı, ABD'nin himayesi altındaki Tayvan Yönetimi, "Milliyetçi Çin" olarak dünyaya sunuldu. Sovyetler Birliği ve Çin ile mücadele eden veya ABD'nin yanına çekerek savaştırdığı herkes "milliyetçiler" olarak tanımlandılar.

- İkinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye'deki "milliyetçilik anlayışı ve algılaması da" Amerika'nın yerleştirdiği özelliklere sahiptir.

Toprak ağası, sistemin bir parçası olmuş Batıcı yüksek bürokrat, filizlenmeye başlayan tüccar sınıfı, burjuva-elit karışımı çevrelerin önemli bir kısmı, hatta Türkiye'deki varlıklı azınlıklar, Amerika'nın tarifi içindeki milliyetçi kampta yer aldılar.

Bu anlamda merkez ve sağ partiler de genellikle milliyetçi kampın unsurlarıydılar. Sistem içi partiler olarak sadece TİP bunların dışındadır. Zaten bu nedenle tasfiye edildi.

- ABD, tarafından Türkiye'de kurdurtulan "Komünizmle Mücadele Dernekleri" milliyetçi cephenin bir sembolü niteliğindeydi. Amerika,Türkiye ve benzeri ülkelerde , "Amerikancı, Sovyetler Birliği, Çin ve sol düşmanı bir cephe kurmuştu" ; buna da, "milliyetçi cephe" adını verdi.

Bu cephede her türlüsü vardı. Cumhuriyet, Atatürk ve komünizm düşmanı şeriatçılar, toprak ağaları, büyük sermaye çevreleri, üst düzey bürokratların çoğunluğu, kimi akademik çevreler, medya patronları ve varlıklı azınlıklar, sağ, sosyal demokrat ve merkezdeki milliyetçi partilerde yerlerini tutmuşlardı.

Ya gerçek milliyetçilik?

Ziya Gökalp ve Atatürk milliyetçiliğinden çok farklı bir, "naylon Amerikan milliyetçiliği" , Sovyetler Birliği ve Çin'e karşı bir maşa olarak kullanılan araç oldu.

20. yüzyılın gerçek milliyetçileri Atatürk, Gandi, Castro, Nasır ve Tito'nun temsil ettiği çizgi ve düşünce sistemidir.

Türkiye'de bugün "Milliyetçiliğin hâlâ, Amerika'nın ezberlettiği anlamda yorumlanmaya çalışılması" , eğer cehalet değilse emperyalizmle işbirliğinden başka ne olabilir?

Amerika dün Sovyetler Birliği ve Çin karşıtlığını, milliyetçilik olarak zihinlere yerleştirdi. Oysa bugün gerçek milliyetçilik, sömürgecilere (emperyalistlere) karşı durarak ulusal çıkarları koruyan çağdaş ve uygar bir düzen oluşturmaktır. Sömürgecilerin başında da ABD geliyor.

Ekonomide, siyasette, savunmada, kültürde uluslararası ilişkileri "karşılıklı çıkarlar doğrultusunda kurmak" çağdaş milliyetçiliğin (ulusalcılığın) amacıdır.

Mazlum (ezilen) ülkelerde milliyetçilik, "tamamen antiemperyalist bir duruşun ifadesidir". ABD ve AB bu nedenle, gerçek milliyetçilerden büyük rahatsızlık duyarlar.

- Sömüren ülkeler açısından milliyetçilik sözcüğünü kullanmak yanlıştır. ABD, Irak'ı sömürmek için işgal etmiştir; uygun olan sözcük emperyalizmdir.

"Amerika milliyetçidir" dersek onu Venezüella ile karıştırmış, kavram kargaşası yaratmış oluruz. "Sömürgeci Amerika faşisttir" dediğimiz zaman "saldırgan ile kendini koruyanı ayırmış oluruz".

Bu kavram kargaşası Türk medyasında ve düşünce hayatında kimileri tarafından özellikle yaratılıyor. Emperyalizmin Türkiye'deki faşizmini gizlemek ve mevcut düzeni sürdürmek için karartma uygulanıyor. Medyada son birkaç yıldır yaşadıklarımıza bakın. Faşist ve tekelci yapılanma giderek derinleştiriliyor.

ABD, AB ve Türkiye


ABD ve AB, Türkiye ve bölge üzerinde yeni bir sömürgeci ve işgalci plan yürütüyorlar. Bu planın aksamadan işlemesi için onların sömürgeci politikalarına karşı gerçek milliyetçilerin (ulusalcıların) antiemperyalist eylemlerinin yolunu kesmek istiyorlar.

Sömürgecilere karşı çıkanları, "Bunlar işte o bildiğimiz milliyetçilerdir" diyerek eski Amerikan ezberciliğini tekrarlatıyorlar. Hatta, naylon milliyetçiler üreterek piyasaya sürüyorlar.

Hayır, hayır... Bugün milliyetçilik Amerikan Tayvanı'nın, Amerika'nın Komünizmle Mücadele Derneği'nin milliyetçiliği değildir. Aksine, Amerika'nın, AB'nin Türkiye ve bölgemizdeki yeni sömürgeciliğine karşı mücadeleyi öngören milliyetçiliktir (ulusalcılıktır).

- Milliyetçilik sömürmemek ve sömürülmemektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin uygar ve demokratik bir yapı içinde çağdaş değerlere kavuşturulmasıdır.

- Kısacası, Amerika'nın kafalara kazıdığı Amerikan milliyetçiliğinin, soğuk savaş milliyetçiliğinin düşmanıdır, panzehiridir.

Kendilerini gizlemek için aptalı oynayan ya da gerçekten öyle olanlara duyurulur... Eğer kulakları gerçekten açıksa...


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 


  :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRKLER İÇİN YAZILANLAR(2)   :: CUMHURİYET NEYE DENİR?   :: Ücretlilerden de stopaj kesilecek   :: DTP'nin ek savunma yapma süresi doluyor   :: Yüzmek ve yürümek beyin için en iyi vitamin   :: Vergi borcu olana yasak geri geldi   :: Egzozdan enerji mi üretilecek?   :: 'Ulus yetkisi kullanamazsın'   :: Dışişleri Bakanı Babacan'ın Abd temasları   :: Yaşar Paşa   :: Belirleyen olmak   :: Tehlikeli Gidişat...   :: Gümrük Birliği'ni Gerçekten Biliyor muyuz?   :: Domuz Damı   :: AKP: Devlete Muhalefet Partisi...   :: "Mavi-beyazlar" bu kadar oynar!   :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRK'LER İÇİN YAZILANLAR (1)   :: BÜYÜKANIT'TAN ILIMLI İSLAM AÇIKLAMASI   :: BÜYÜKANIT: 'IRAK'IN GELECEĞİ UMUT VERİCİ DEĞİL'   :: TÜRKİYE KİMSEYE BİAT ETMEYECEKTİR!   :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?   :: Görünen Karar

           
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: