• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

04
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Takip Ettiğimiz Yazarlar arrow Aynalar Yalan Söylemez
Aynalar Yalan Söylemez Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Salı, 04 Eylül 2007

Image

İç ve dış dinamikler Türkiye'yi ilginç bir kutuplaşmaya doğru sürüklüyor. İç dinamikleri dış faktörler körüklüyor.

Amerika'nın başını çektiği yeni emperyalizm, Avrupa'yı da peşine takarak Ortadoğu'ya taşıdı.

Batı kapitalizmi (ve emperyalizmi) dünyayı yeniden yapılandırmak isterken Ortadoğu, olayın odak noktası oluyor.

- Çin ve Rusya'nın önünü kesmek için Ortadoğu bir maşa gibi kullanılıyor. Enerji ve Ortodoks kartları çok önemli. Bölgenin Müslüman ülkeleri aralarında (ve içlerinde) vuruşturularak bölünmeli ve bağlanmalı. BOP'nin görevi bu.

- Ortadoğu'nun ABD (ve Batı) adına koruculuğunu AKP üstlenmiş. Tayyip Erdoğan kendisini, BOP'nin bölge temsilcisi olarak ilan etmiş. Abdullah Gül, 3 Nisan 2003'te Colin Powell ile anlaşma imzalamış. AKP'yi (ve Türkiye'yi), ABD'nin Ortadoğu politikasının bir parçası haline getirmek istemiş.

Ve bir Abdullah Gül alıntısı

Taa 10 yıl önce, 16 Şubat 1997'de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan bir söyleşi: "ABD'yle Abdullah Gül arasındaki ilişkiler iç içe. Hatta A. Gül Refah'ın ABD'deki temsilcisi mi, yoksa ABD'nin Refah Partisi içindeki temsilcisi mi?"

Konuşan Doğu Perinçek , söyleşiyi yapan Leyla Tavşanoğlu .

Ve gelelim bugüne. Bu angajmanlar doğrultusunda Türkiye'nin iç dengeleri değişmeye başladı. 22 Temmuz seçimlerine ve Gül'ün Köşk'e taşınmasına bu "yükümlülükler" sonunda gelindi.

Neler tetiklendi?

1) PKK terörü söndürülmüştü, yeniden alevlendi. ABD, AB ve İsrail öyle olmasını istemişlerdi çünkü. Irak'ın kuzeyindeki kukla yönetim, AKP'nin "siyasi irade göstermemesi sonucu" gerçekleşti. Gümrük kolaylıkları, inşaat işlerine destek AKP'den geldi. 22 Temmuz seçiminde karşılığı da alındı.

2) ABD, AB ve AKP arasındaki ilişkiler sonucu yalnız etnik bölücülük tetiklenmedi; İslamcı yeniden yapılanma konusunda çok önemli adımlar atıldı.

Ünlü Graham Fuller 1996'da Rand Corporation'ın yayımladığı raporunda, "Atatürkçü Türkiye Cumhuriyeti" nin yerine, "Ilımlı İslam devletinin getirilmesini" çoktan önermişti bile. "Öneriler" bir bir yerine getirilmeye başlandı.

Tarikatlar ve cemaatler her yere yerleşiyorlardı. Devletin yerini alıyorlardı. Burs olanaklarını devlet yerine tarikatlar vermeye başladılar.

Ticaret odalarında, üniversitelerde, bürokraside İslamcı yapılanmalar derinleşti. "İç ve dış niyetler" Ilımlı İslam çatısı altında birleştiler. Aynen Graham Fuller'in öngördüğü gibi.

Kemalist Türkiye Cumhuriyeti yerine Ilımlı İslam devleti yavaş yavaş oluşturuluyordu. Bu aynı zamanda, Lozan'ın yerine Sevr'in oturtulması demektir. Zaten ABD'nin de istediği bu değil mi?

3) "Piyasa üzerinden sivil darbe", ulusal politikaların yok edilmesi, devletin çözüştürülmesi ve ulus devletin ortadan kaldırılması için "70 milyon insanın piyasaya bağlanması" gerekiyor.

"Genelkurmay Başkanı konuşmasın, yoksa borsa düşer" diyenler işte bunu kastediyor. "70 milyon borsaya bağlansın; borsa, yabancıların elinde; Türkiye Batı'ya bağlansın" cephesinden bakanların kafası böyle. Kediye ciğer emanet eder gibi 70 milyon insanı zincirle borsaya bağlamak istiyorlar.

Şeriatçılığın, bölücülüğün ve piyasanın öne çıkarılmaları, "birbirlerini mükemmel bir biçimde tamamlamalarından ötürü".

Gül'ün misyonu


Bu çerçeve içinde bütün toplumsal tepkilere rağmen Gül'ün AKP, ABD ve AB tarafından Köşk'e yerleştirilmesi ne sonuçlar doğuracak?

- İslamcı yeniden yapılanma azalacak mı artacak mı? Aklı başında kimse "azalacak" diyemez.

- Kürdistan projesi, Ermeni soykırım tasarıları ve Fener Patrikhanesi son 5 yılda olduğu gibi yürümeyecek mi? Bu çizginin "yeni yönetim" tarafından değiştirileceğini, insaf sahibi kimse söyleyemez.

Köşk'e çıkan Gül'ün son 10 yıl içindeki "icraatı" göz önüne alındığında, bundan sonraki tutumunu kestirmek hiç de zor olmaz.

Graham Fuller'den Colin Powell'e kadar uzanan bu çizgi Gül'ün kaderi ile bütünleşmiştir. "Varılan nokta, baştaki ilişkilerin ayrılmaz bir sonucudur."

Şimdi kalkıp, "Bu iş köprüyü geçinceye kadar..." denmesine Amerika'nın (ve AB'nin) izin vereceğini düşünmek biraz fazla saflık olur. Hele kaderinizi onların eline en baştan teslim etmişseniz... Onlarla, çok özel anlaşmalar yapmışsanız.

Gül'ün Köşk'e çıkması kutuplaşmaları daha da derinleştirecek. Ve bir kanat belki de "ABD ve AB'den fiili yardım ve himaye talep edecek" ...

Bunlar kimin işine yarayacak?

- Emperyalizm bundan yararlanacak...

- Şeriatçılar ve bölücüler "Arkalarını Batı'ya vermenin" rahatlığını yaşayacak.

Başta Meclis'i dolduran bütün milletvekilleri olmak üzere herkes aynaya bakıp gerçekle yüzleşmek zorunda; Türkiye'nin tarafında mıyım? Yoksa ben de bir işbirlikçi miyim? Ve elini vicdanına koyup bunun yanıtını vermek durumunda... Aynalar yalan söylemez...

 


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: 1 Mayıs, örnek biçimde kutlandı.!   :: Yurttaşına savaş açan hükümet   :: Eczacıbaşı, Koç, Sanayi ve AB...   :: Uyarı Çeşitleri   :: Taksim Duvarı!   :: Üç Adam   :: Disk'alifiye!   :: ODTÜ ve Mimar Sinan üniversiteleri   :: DTP, "AKP KAPATILMAMALI" DİYOR, AMA...   :: 1 Mayıs Mesajı   :: HAVA OPERASYONLARINDAN KAÇAN pkkYA NE OLDU !!!   :: Avea- Teknosa işbirliği   :: Fiat en çevreci otomobil markası   :: Kanser yüzde 80 önlenebilir   :: Klavyede klozetteki kadar bakteri var   :: Yaşananlar devlet terörüdür   :: Tüketici güveni en düşük düzeyde   :: Dünya'da İşçi Bayramı böyle kutlanıyor   :: Dolapdere karıştı !   :: İran'da 4,7 büyüklüğünde deprem   :: İstanbul'da kapalı yollar   :: Taksim   :: İşçileri vurmalı...   :: Üniversite ve Tüm Türk Gençliği Dikkat!   :: YA TÜRBANINIZI ÇIKARACAKSINIZ YA DA İRAN'A HİZMET EDECEKSİNİZ   :: Sanal kumarla paralar dışarı gidiyor!   :: Dünya Bankası: ''Türkiye AB'yi besler''   :: HÜKÜMETTEN 1 MAYIS YANITI!   :: Sınırlar Arasında MALEZYA MODELİ'ni anlatıyor   :: 'Devleti zaafa uğratanlar, yargıda hesap verecekler'

           

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner

Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP davasında Savcılarımız Cumhuriyetin ve Demokrasinin kendilerine verdiği yetkiyi kullanmıyor mu?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

ÖNCEKİLER
SONRAKİLER