Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
11
Haziran
2008
Domuz Damı Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Pazartesi, 09 Haziran 2008

Prof.Dr. Mümtaz SOYSALMadenciler bilir: Özellikle yerin yüzlerce metre derinliğine, hatta bazen denizin de altına uzanan kömür damarlarında tavanın düzgün ve güvenli biçimde kazılmasını sağlamak için domuz damı denen bir tertipten yararlanılır.

Özel yontulmuş direklerden, demiryolu traversleri ve profillerden oluşan, iyi tutsun diye gerektikçe takoz kamalarla sıkıştırılan bir düzenektir bu.

Meclis Başkanı Sayın Köksal Toptan Zonguldaklı; değerli bir hukukçu olarak, hukukta ileri sürülecek kanıtların bir domuz damı gibi sağlam olması gerektiğini herhalde kabul edecektir. Keşke, bir dış gezi öncesine sıkıştırdığı şu son konuşmayı yapmamış olsaydı. Zira, görkemli makamına gölge düşüren bazı noktalar uç vermiş oldu o sözlerinde.

Birincisi, mahkeme kararından sonra, parti toplantısının ve Başbakanla görüşmenin ardından konuşması, ister istemez, Meclis Başkanından beklenenin aksine, onun partice kotarılmış görüşleri yansıttığı izlenimini vermiştir.

İkincisi, karar konusundaki yorumu, mahkeme ile Meclisi karşı karşıya getirmekteydi. Çünkü, mahkemenin haddini aştığı ve usul denetimini aşıp esasa taştığı, yasamanın yerine geçerek yetki gaspı alanına girdiği görüşü, iktidar çevrelerince ve onlara hizmet eden bazı hukukçularca ileri sürülen yanlış bir düşüncedir. Mahkeme, büyük olasılıkla usulden hareket ederek, anayasada yapılmak istenen iki madde değişikliğini de, gerekçelerinde açıkça itiraf edildiği gibi sıkmabaş yasağını kaldırıcı bir yasaya zemin hazırlama girişimi saymaktaydı. Yine mahkemeye göre böyle bir girişim, daha önce Türkiyedeki yönetimsel ve anayasal, hatta devletler üstü yargı organlarınca da laiklik ilkesini örseleyici niteliktedir. Mahkeme bu gerekçeyle sonuca varmıştır herhalde.

Dolayısıyla, sonuca bakıp hemen yetki gaspı ya da yargı darbesi gibi bir hükme sıçramak, hukuken yanlış olduğu gibi, siyaseten de devletin temel niteliklerini değiştirmeye yönelik bir siyasal darbeniyetinin belirtisi sayılacağı için partinin aleyhine de dönebilir.

çüncüsü, ki burası Sayın Başkan açısından daha da önemli, böyle bir anayasa değişikliğine kalkışmak, aslında önerilmesi dahi caiz olmayan bir girişim sayılacağından başkanlıkça gündeme bile alınmamalıydı. Oturumların başlangıcında böyle bir tartışma yaşandığı da anlaşılıyor. Sayın Başkanın sözleri, bu açıdan, biraz müdafaa-i nefs kategorisine girmiş olmuyor mu?

Senatolu yeni anayasa önerisine gelince; onda da Anayasa Mahkemesi gibi ıkmazyollar yerine bilgelerden oluşmuş bir organ kurup hukuka ve topluma egemen inançlara uygunluğu öyle sağlamak yönünde partice tartışılmış bir niyet sezileceği için, yine parti için hiç hoş olmayan suçlamalara varanlar çıkacaktır. Domuz damı ölçüsünde sağlam temellere oturtulmayan düşüncelerle oynamak, hele şu sırada, o düşüncelerin sahiplerine yarar değil zarar getirir.

feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: TÜRK BAYRAĞINI YASAKLADILAR!   :: ÖSS için son uyarılar   :: Zor günler   :: Domates   :: Anayasa   :: 'Tam'ın Tamamlanması   :: Türban Sorunu Yok Yasama Sorunu Yaşanıyor(muş)...   :: Çüş artık yani!.   :: 3.DÜNYA SAVAŞI VE TEOLOJİSİ   :: YALAN ,DÜZMECE , İFTİRA   :: Petrol 135 dolar, Türkiye'de neden hâlâ çıkmıyor!   :: Aslanlar gibi   :: Ergenekon'u şimdi göreceksiniz!   :: Denge   :: Şaşırmam   :: Sensin turkuaz!   :: Siyasal Yelpaze...   :: Bir Salı Günü   :: CUMHURİYET SAVCISI   :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRKLER İÇİN YAZILANLAR(2)   :: CUMHURİYET NEYE DENİR?   :: Ücretlilerden de stopaj kesilecek   :: DTP'nin ek savunma yapma süresi doluyor   :: Yüzmek ve yürümek beyin için en iyi vitamin   :: Vergi borcu olana yasak geri geldi   :: Egzozdan enerji mi üretilecek?   :: 'Ulus yetkisi kullanamazsın'   :: Dışişleri Bakanı Babacan'ın Abd temasları   :: Yaşar Paşa   :: Belirleyen olmak

'Tam'ın Tamamlanması

İpin ucunu kaçıranların yönettiği bir Türkiye, saçmalıklar ortamına sürüklenerek büsbütün şaşkınlaştırılıyor.

Diğer Yazıları
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: