|
Hepiniz, en azından burayı okuyanlar ya da yazılarıma göz atanlar biliyorlar ki benim yazılarım bilindik yazılardan değil.
Oldukça amatör, sadece duygularımı aktardığım konuşurmuşçasına, sizinle sohbet edip dertlerimi paylaştığım yazılar.
Duygularımı yazdığım, ama anlatmakta güçlük çektiğim yazılar.
Hatta bazen yazım yanlışları bile olabiliyor. Editör arkadaşım kim bilir nasıl zorluklar çekiyordur düzeltmek için.
Yazıma, kalemime güvendiğim için yazmıyorum.
‘’E o halde neden yazıyorsun?’’ Der gibi geliyor sesiniz.
Bir şeyleri paylaşabilmek adına yazıyorum.
Çatlamak üzere olan bir insanın etrafında paylaşacak birileri, ya da aynı frekanstan birileri yoksa elbette ki yazmaya kadar vardırır işleri.
Sanıyorum ki buraları okumaya çalışanlarla aynı durumlardayız. İçinizde ki sesleri duyuyorum aslında.
Aynı duyguları paylaşıyoruz üç aşağı beş yukarı. Ben sadece, yazıya dökecek kadar cesaretliyim diyorum, kendimce. Aslında sizlerde yazıyorsunuz, düşüncelerinizle, her an ve her zaman. Ama içinizde kalıyor bu.
Beni bile yazdıracak duruma getirenler utansın!
Memleketimin hali içler acısı.
Bir şeyler ters gidiyor…
Ben şahsıma yarım asırdır bu gidişatın düzeleceğini umut edenlerden ve bekleyenlerdenim.
Ama olmuyor, bir şeyler doğru ve düzgün gitmiyor.
Pembe renklerle çizilen tablolar aslında korkunç bir gidişatı örtme çabasından başka bir şey değil!
Ne hale geldiğimizin farkında mıyız acaba?
Olayları bilgilendirerek anlatan arkadaşlarım ve yazarlar çok fazla.
Bu hale neden geldiğimizi anlatıyorlar ve aydınlatıyorlar bizleri, sağ olsunlar.
Bu tür yazıları okuduğumda, ya da bu memleket meselelerini anlatan kitapları okuduğumda içimde ki isyan duygusu daha çok kabarıyor!
Çıkış yolu arıyorum demokrasiye zarar vermeden. Ama olacak gibi değil.
‘’Demokrasi’’ diye diye, bir şeyler elimizin altından kayıyor gidiyor.
Birileri bizlerden daha fazla demokrasiyi pelesenk etmiş dillerinde.
Sanki anlamını yitirmiş demokrasi sözcüğü.
pkklıların ağzında…
pkknın siyasal uzantılarının zaten hep ağzında…
Liberalizmden yana olan, ama liberalin ne olduğundan bihaber liboşların ağzında…
Ilımlı İslamı savunan, ama tam anlamıyla bir perdenin altına saklanıp öcüyü göstermeyen, zaman zaman alışkanlıklar gereği GAF yapan iktidarın da ağzında…
Kimlerin ağzına sakız olmadı ki ‘’ demokrasi’’
Ağzını açan ‘’ demokrasi’’ diyor
Ağzını açan hukuk, laiklik, bağımsızlık diyor…
Ortalıkta bir kavram kargaşası var
Hani nerede demokrasi?
Hani nerede laiklik ilkemiz?
Hani nerede belinin saksağan gibi kırılmaktan yana olduklarını gösterdikleri yargı, hukukun üstünlüğü?
Herkes kendine demokratik, laik ve kendine hukuk ister durumda!
Bundan çok değil on yıl önce pkk siyasallaşacak çıkış noktası arıyordu.
SİYASALLAŞMADILAR MI?
1920’de hangi hayallerle açılan TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİMİZDE, kürsü dokunulmazlığına sığınarak ağızlarından zehirler saçmıyorlar mı?
Kanla yoğurduğumuz bu topraklar ‘’ hovardaca’’ satılıyor.
Zahmetsiz kazanılan parayla ancak hovardalık yapılır misali gibi davranılmıyor mu?
‘’Irak’ın kuzeyi’’ diyen bir TV spikeri ya da politikacı var mı?
KUZEY IRAK diyorlar, Irak ne zaman güney kuzey diye ayrılmış ki? Ne zaman bölündü ki? Var mı bileniniz?
Gözümüzün içine baka baka ‘’Kürt sorunu’’ deniyor.
Yahu nerede Kürt sorunu var?
Biz tarih boyu etle kemik gibi olmuşuz, kız almışız kız vermişiz, beraber bu topraklar için kan dökmüşüz! Aynı sokaklarda oturmuş birbirimizin cenazesine, doğumuna, düğününe gitmişiz, ödünç çay, şeker istemiş dertlerimizi paylaşmışız?
Hani nerede Kürt sorunu?
Federasyon diyerek, alt üst kimlik ya da mozaik diyerek nasıl bir ayrışım peşindesin bre kâfir derler buna yahu!
Halkların kardeşliği derler!
Kaç tane ‘’ halk’’ var bu memlekette?
Reziller!
Ayırdığınız o insanlarla bir kader birliği yapmışız. Hepimizin evlerinde bu kutsal vatan toprakları için ŞEHİDİMİZ var. Beraber gülmüşüz beraber ağlamış ve beraber yıllarca kemer sıkmışız VATANIMIZ için.
TÜRKİYELİYİM!
Yahu ne zamandan beri Kastamonuluyum, Sinopluyum der gibi TÜRKİYELİYİM kavramı oluştu?
Bizlere neleri alıştırmaya çalışıyorlar?
Söyleyeyim!
Derse adamın(!) biri ‘’Ne Mutlu Türküm Diyene’’ cümlesinden rahatsızlık duyup ve Kürt kardeşlerimiz kullanıp’’ ben kürdüm Ne Mutlu Kürdüm Diyene’’ diyebilen zatlardan sonra oluştu!
Yazık oluyor bu vatanıma!
Çok yazık!
Türk olduğunu bile söyleyemeyen(!) ve büyük İsrail projesi(BİP) için TÜRKLÜĞÜN ONURUNU hiçe sayanların payandası olmak için mi demokrasi diyeceğiz!
Derhal ve tez elden bu onurumuzu korumak için, geleceğimiz için, güzel bir TÜRKİYE CUMHURİYETİ için, ATATÜRK’ÜN eserlerini korumak adına bir şeyler yapılmalı.
Olması gereken yolla yapılamıyorsa, gereken yollar denenmelidir!
O Yüzdendir ki durum tespiti yapılmamalı!
Köşelerinde ‘’işte bu yüzden bu oldu’’ gibi ahkâm kesilmemeli!
Zaman dar!
ACİL!
Çok zamanımız yok, vatan elden kayıyor sabun köpüğüne dönüyor her bir kavram, sahteleşiyor, daha da ileri gidecekleri aşikâr!
Bir şeyler yapılmalı!
Sayılar önemli değil.
Önemli olan nitelikli çoğunluktur.
Başarabilecek, yürekli, korkusuz ve bağımsızlıktan yana vatan sevdalıları bir araya gelebilir, bulurlar onlar yollarını!
Bulacağız!
Bizlerin buna katkısı olmalı.
Artık eylem zamanıdır!
Oturup borsayla ya da evimizle, ailemizle ilişkili düşüncelerin sırası değil!
ÖSS sınavı, hangi fakülte, ya da alınan zam değil!
Ya da bor madenini ABD nasıl kullandırtmıyor bize demenin hiç sırası değil!
Türkiye toprakları petrol kaynıyor demek değil!
Şeriat gelecek ya da gelmeyecek diye yazı tura atılması, düşünce üretilmesi değil!
Oturup KENDİMİZE AĞLAMANIN HİÇ SIRASI DEĞİL!
Yeter artık!
Yıllarca o parti, bu parti umutlar bağlayıp emperyalizme çalışanları SAHTE KURTARICI SEÇMEKLE eşdeğer oy vermek değil!
İş icraata geçip BURSA NUTKU’NDA bize söyleneni yapmaktır!
Herkes üzerine düşeni yapmalıdır!
Şahsım adına henüz doğmamış torunuma gelecek için, GÜZEL BİR TÜRKİYE, VATAN yaratmaktır niyetim.
Bana ‘’neden? Ne yaptınız?’’ diye sorulduğunda: ‘’yapabileceğimin en güzelini yapmaya çalıştım’’ demek ve rahat uyumaktır ölüme çeyrek kala!
Kim korkar hain kurttan!
Kim korkar ölümden!
Korkacağım tek şey VATANSIZ ÖLMEKTİR!
Allah katında ‘’vatanım için hiçbir şey yapamadım’’ demektir!
‘’Önceliğinde vatan olanlar, hep vatan olacaklara merhaba!’’
Diyerek son veriyorum sessiz kalmayacak çığlıklarıma.
Saygılar.
|
06 Haziran 2008 01:50 30
Başarı Göstergesi: +2