|
DP’nin kongresi fazla ilgi çekmedi ve sessiz sedasız gerçekleştirildi. Yönetim seçimdeki başarısızlığın faturasını e- muhtıra denilen askerlerin tavrına bağladı. Askerlerin siyasetle ilgilenmesi, ülkenin sorunları hakkında düşüncelerini söylemesi kabul edilebilir ama uygulanan metodun isabeti tartışmalıdır.
Siyasi partiler güç odaklarının görüşlerini ifade etmelerinin ve yönetimde söz sahibi olmalarının aracıdır. Yani askerler görüşlerini doğrudan ifade etmek yerine bu görüşleri savunan bir siyasi partinin oluşmasına ya da var olan partilerden birinin bu görüşleri dile getirmesine destek verebilirler. Benzer bir durum üniversiteler, yargı organları için de söz konusudur ve bu kurumlar siyasi tercihlerini, partiler yerine, doğrudan ifade etme yolunu tercih etmekteler. Bu görüntü ülkemizde demokrasinin tam anlamıyla gerçekleşmediği ve vesayet altında bir yönetimin mevcut olduğu intibaını yaratmaktadır. Kullanılan metodun isabetsizliği esasın bozuk olduğu biçiminde algılanmaktadır. Bütün demokrasilerde bürokrasinin ağırlığı vardır ama onların görüşleri kendileri tarafından değil bir siyasi parti tarafından dile getirilir. E-muhtıranın yanlış olan tarafı, siyaset üstü bir görünüm sergilemek istemelerine rağmen, tercihlerinin CHP ile özdeşleşmesi, farklılığın ve itirazların ideolojik olduğu intibaının yaratılmasıdır. Yani bürokrasi tercihlerini dar bir alana sıkıştırmış ve sadece rejim konusundaki görüşlerini dile getirmiştir. Oysa eğer düşüncelerini bir siyasi parti kanalıyla dile getirselerdi dış politikadan ekonomiye, güvenlikten teröre kadar tüm görüşlerini ifade etmek imkanı bulabilirlerdi. Üstelik bu görüşlerinin tek bir parti kanalıyla ifade edilmesi gerekmez. Güvenlik konusundaki görüşleri bu konuda yakın gördükleri bir siyasi partiyle dile getirirken, ekonomide başka bir partiyi tercih edebilirler. Siyasi partiler belli çıkar gruplarına yakındır ama bürokrasinin görüşleri tüm ülkeyi ilgilendirir ya da böyle olmalıdır. Bürokrasi taleplerini doğrudan ifade etmekle etkinliğini yitirmekte ve bir siyasi partinin yandaşı konumuna düşerek onun akıbetini paylaşmaktadır. Oysa bürokrasi ülkenin tümünü, siyasi partiler bir bölümünü temsil eder ve iktidarla muhalefet birlikte bir bütün oluştururlar. Eğer bürokrasi bir parçayla özdeşleşirse gücünü bölmüş olur. Bürokrasinin etkinliği konusunda birbirine tamamen zıt iki görüş vardır. Birileri bürokrasinin ülkenin tek egemeni olmasını ve siyasi partilerin onun çizdiği yolda yürümesini ister diğerleri her şeyin bürokrasinin dışında gelişmesinden yanadır. Oysa bürokrasi ve siyaset birbirini tamamlar ama bürokrasinin etkisi sessiz ve derinden olur. Bu dengenin kurulamaması bazen garip sonuçlar yaratıyor. Mesela dünyanın her yerinde milliyetçiler askere yakındır ve çoğunlukla askerin görüşlerini dile getirir. Ancak cumhurbaşkanlığı seçiminde MHP e-muhtıranın hedef aldığı düşünülen kişiyi bu makama getiren belirleyici aktör olmuştur. Bürokrasi yerini yeniden tanımlamalıdır.
|