- Başsavcı, AKP’nin görüşlerini okuduktan sonra Anayasa Mahkemesi’ne sözlü açıklamalarda bulunacak.
- AKP yazılı görüşlerinin ardından sözlü savunma yapacak.
- Bu aşamaların tamamlanmasından sonra raportör raporunu hazırlayıp mahkemeye sunacak.
- Tarafların yeni bir açıklama-delil sunumu olup olmadığı sorulacak.
- Yoksa Anayasa Mahkemesi karar vermek üzere davayı esastan görüşmeye başlayacak.
Bu sürecin uzayıp kısalması öncelikle Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılı’ın elinde, sonra tarafların inisiyatifinde. Örneğin Başsavcı, “Yeni bir belge sunmak istiyorum” dediğinde mahkeme gün verip kendisini çağıracak.
Normal akışta dava kasımda biter. Hızlandırma, ağustos başına çekebilir. Eklemelerle yılbaşına sarkabilir.
***
Esasa geçersek...
Başsavcı, mahkemeye ek delil sunmamış ama, esas hakkındaki görüşleri son derece ciddi saptamaları ve öngörüleri içeriyor.
Altını çizdiğimiz bölümleri, kendi yorumlarımızla örerek maddeleyelim:
1- Bu dava, AKP tramvayının hedef istasyona ulaşmasından önceki son duraktır. Davanın açılıp açılmaması çok hassas irdelenmiş, sonunda açılması kararı verilmiştir.
2- Demokratikmiş gibi görünen perde kaldırıldığında AKP’nin cihat mantığıyla örtüşen bir parti olduğu anlaşılacaktır. Laik rejimin dönüştürülmesi için güç kullanılması olasılığı yakın bir tehlikedir.
3- AKP milli irade kavramından sınırsız iktidar anlamaktadır. Bu algı Türkiye’yi çoğunluk diktasına götürür.
4- AKP’nin ‘toplumsal mutabakat’ adını verdiği süreçlerin tümü takıyyedir.
5- Açılan dava Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden Venedik kriterlerine kadar tüm kabul görmüş uluslararası metinlere uygundur.
5- Gül’ün, Cumhurbaşkanı olarak değil, AKP hükümeti içindeki tutumları nedeniyle yargılanması istenmektedir. Gül, Erdoğan ve Arınç partiyi tümüyle bağlar.
***
Yalçınkaya’nın esaslarında, irtica hareketlerinin Cumhuriyetin kuruluşundan hatta Kurtuluş Savaşı’ndan beri var olduğuna dikkat çekiliyor. Kararlı bir mücadeleyle laik yapının korunduğu vurgulanıyor.
Yeri gelmişken aktaralım; Yalçınkaya bu metinleri oturup tek başına yazmıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 80 kadar savcının görev yaptığı çok önemli bir kurum.
Esas hakkındaki görüşlerin ciddi bir irdelemeden sonra yazıldığı dikkate alınırsa; önümüzdeki yazın Türkiye için önemli bir dönüm noktası olduğunu söyleyebiliriz.
AKP’nin densizliği, hangi karar çıkarsa çıksın dava sonrasının da çok sakin geçmeyeceğini gösteriyor.
AKP’nin ne yapacağı çok açık:
İktidarı bırakmamak için kiminle işbirliği gerekiyorsa yapacak, ne vermek gerekiyorsa verecek.
Asıl soru-n şu:
AKP zihniyetinin Türkiye’ye yarar getirmeyeceğini görenler, bilenler ne yapacak?
Bu kesim dava sonrasına hazır mı?
Önümüzdeki dönemde biz de gördüklerimizi paylaşacağız...