|
RTE, din konuları gündeme geldiği, özellikle Türkiye’nin alnına vurulmak istenen ılımlı İslam damgasını yadsımak istediği zaman, “dinin ılımlısı, hışımlısı olmaz” der ve böylece ulusal yararlarını Ortadoğu’da pekiştirmek için ABD’nin kullandığı bu silahı kabul etmez görünür.
İç dinamikler elini kolunu bağlamasa; gerçekte RTE, ılımlı sıfatını bir kenara atıp TC’nin bir İslam cumhuriyeti ilan edilmesine dünden razıdır. RTE, din devleti mi laik devlet mi kavgasında, dinci tarafı temsil ediyor. Dışımızdakiler, başta ABD medyası, Türkiye’deki İslama yönelişi eleştiriyor, ne ki devlet politikası olarak ılımlı İslamın yerleşmesini benimsiyor, savunuyor. ABD’nin Ankara’daki büyükelçileri Ross Wilson’un “Washington’un ılımlı İslam diye bir politikası olmadığını” öne süren demeçlerine kulak asmayın. Ünlü Newsweek dergisi, yayımladığı uzun yazıda, ABD’nin Usame bin Ladin’in radikalizmine karşı ılımlı İslam silahını kullandığını savunuyor. Dergi, ılımlı İslamın Ortadoğu’da yayılabilmesi için örnek ülke olarak Türkiye’yi gösteriyor. Oysa dergi bir zahmet muhabirlerini buraya gönderse; Türkiye’nin Ortadoğu’daki şeriat rejimlerine örnek olacağı yerde Arap ülkelerinde geçerli din kurallarını örnek aldığını saptayabilir. Oysa dergi ABD yönetiminin Ortadoğu politikalarını doğrulamak ve açıklamak amacıyla tek taraflı bir yazı yayımlamayı yeğliyor. *** Washington’un politikasını desteklemek hevesinde olan Newsweek dergisi buraya adam göndermeyi masraflı veya gereksiz buluyorsa, Türkiye’de uygulanmakta olan dinci kuralların kaba, dayanaksız, softa kafaların uydurduğu birtakım dayatmalar olduğunu medyadan saptayabilir. Üstelik bu dayatmaların laik devletin bir kurumu olan Diyanet İşleri’nden kaynaklandığına da tanık olabilir. Hatta dinci grupların, dine dayalı uydurma kurallarla oluşan dinci çetelerin çağdaşlığı sergileyenlere saldırdıklarına dair olayları da izleyebilir. Ama ABD’de ve Avrupa’daki yönetim kadroları Türkiye’nin ileriye değil, geriye, gericiliğe doğru ilerlediğini görmek istemiyorlar. *** Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde flörtün zina olarak değerlendirildiğini ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı İstanbul Müftülüğ’nün Alo Fetva Hattı’nda, bir kadının bakışlarına, yürümesine ve sesine dikkat etmesi.. örneğin şuh kahkahalar atmaması gerektiğini öne süren saçma sapan açıklamalar Atlantik ötesinden de izlenebilir. Ilımlı İslamı çağdaşlık gibi yutturma çabalarına sığınarak burada din ticareti ile siyaset yapan, gazete, dergi çıkaran, TV’ler kurarak laik Cumhuriyet’ten bir an önce kurtulmanın yollarını arayan bir değil, yüzlerce iletişim organındaki yasaklanmayan yayınlarından da yararlanabilirler. İnsanı aşağılayan şu örneklere bakın: İslama göre yabancı bir erkekle kadın birbirine dokunmaz, ten teması yapamazlarmış. Bir insan birine bakıyorsa, kadın şuh bir biçimde konuşuyorsa, dokunuyorsa, öpüyorsa bu saçmalıkları “Zinaya götüren şeylerden sakının” diyen bir ayete dayanarak, topluma dayatıyorlar. İlim adamları da doğruluyor bu dayatmaları; aralarında “flörtün cinsi fayda temin eden yaklaşım” olduğunu söyleyen de var; el ele tutuşmayı, kıra bayıra baş başa gidilmesini günah, zinaya heveslenmek sayan da… Forma ve şort giyen sporcunun “Siz erkek misiniz, böyle niye geziyorsunuz? Allahsızlar” diye bağıran din eşkıyaları tarafından dövüldüğüne hangi ABD eyaletinde veya Avrupa’nın bir kentinde rastlanıyor, söyler misiniz? Ne camiler kapalı, ne halkın namazına niyazına karışan var; lakin akortsuz söylemleri Başbakan’ı tarafından alkışlanan bir Dışişleri Bakanı hâlâ “Türkiye’de Müslüman çoğunluğun sorunları var” diyebiliyor ve: Ne yazık ki ne içimizden ne de dışımızdan birileri çıkıp bu bakana, Türkiye’de Müslümanların ne gibi sorunları var, örneklerle somut olarak söyleyebilir misiniz diye sormuyor. Newsweek dergisi; savunduğunuz, desteklediğiniz AKP iktidarının, bu partinin başındaki adamın, Atatürk’ün çağdaşlığa, aydınlığa açtığı ülkeyi ne duruma getirdiğini gel de gör!
|