Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
10
Haziran
2008
Dinleyen Kim veya Kimler? Yazdır E-posta
Cüneyt ARCAYÜREK   
Cuma, 30 Mayıs 2008

Cüneyt ARCAYÜREKYargı ile hükümet arasındaki gerginliğin etkilerinden henüz kurtulamamışken, toplum yeni bir olay, yeni bir skandal ile çalkalanıyor.

Olaylar, devleti yönetenlerin ülkeyi ne hallere düşürdüğünü kanıtlayan olaylar birbiri arkasına patlıyor.

Görünen köy kılavuz ister mi? İşte olaylar, işte olayların bir numaralı faili.

Altı yıldır ülkeye yerleşmiş kuralları, gelenekleri yıkan ve yıkmaya çalışan AKP iktidarı.

Daha önceki benzer olaylardan sonra son skandal, dinleme gerçeğine noktayı koydu.

Kamuoyu CHP Genel Merkezinin dinlendiğine inanıyor. Ama şu soruya yanıt aranıyor, araştırılıyor: Kim veya kimler tarafından?..

Kuşkusuz CHP haklı. Zira genel sekreterin odasındaki konuşmaları bina dışından dinleyecek yetenekte araç ve gereçler ancak devletin kimi birimlerinde, Emniyette, Jandarmada bulunuyor.

***

Dinleme olayları ve olanakları yeni değil. Sovyetler zamanında Moskova Büyükelçiliğinde müsteşar olarak görev yapan rahmetli Semih Günver, bana karşı bir binaya yerleştirilen aletlerle büyükelçiliğin örneğin -6. Cumhurbaşkanı- Büyükelçi Fahri Korutürkün çalışma odasının dinlendiğini anlatmıştı. Peki ne yapıyordunuz, ne önlem alıyordunuz diye sorduğumda çoğu zamanki muzip gülüşüyle, Herhalde Sovyet hükümetine bizi dinliyorlar, odanın içini fotoğraflıyorlar diye şikâyet edecek değildik. Büyükelçiliği hükümete bağlı birimler dinliyordu demişti.

Ne tür önlem aldıklarını sordum, şöyle yanıtladı: Korutürk ile mahrem kalması gereken konuları bahçede görüşüyorduk”.

Bu örneğe bakarak Baykal ile Sava; bundan böyle görüşmelerini parti bahçesinde yapmalarını mı salık versek acaba?

Şimdilik adları ve konumları açıklanmayan çeteleşen kimi dinci örgütlerde de bu araç ve gereçler bulunabilir.

Din örtüsü altında dinci çetelerin oluşmasını ve devlet içinde etkili duruma gelmelerini kim sağladı? Dinci AKP iktidarı!

Müslümanlara, din kuruluşlarına daha çok özgürlük diye diye devleti tepelediler...

***

CHP lideri Deniz Baykalın parti genel sekreteri odasının dinlendiğinin kanıtlanmasından sonra, Devlet içinde yuvalanmış birileri dinliyor, sonra dinci bir gazeteye servis yapıyor diyor, eleştiri oklarını dinlemeden sorumlu hükümete yöneltiyor.

Ana muhalefetin suçlamalarına karşı hükümetten ve iktidar partisinden gelen yanıtları dikkatle okumak ve irdelemek gerekiyor.

İçişleri Bakanı ile her şeyi bilen, her konuda aşırı fanatik partici ikinci adam DMM Fırat, her ikisi, iktidarı savunuyor, dinlemeyi hükümetin gerçekleştirdiğini reddediyor ve fakat:

Yasadışı dinlemelerin olduğunu, olabileceğini itiraf ediyorlar.

Şimdi bu efendilere sormak gerekiyor. Siz nesiniz? Devleti yöneten, her istediğini yapan, ulustan yetki aldığını söyleyerek burnundan kıl aldırmayan iktidar değil misiniz?

Yasadışı kimileri ana muhalefeti dinlemeye cüret ediyorsa; sizin göreviniz, bunları; devlet içinde yuvalanan veya dinleme gücünü nereden aldığı şimdilik bilinmeyen gizli örgütleri ortaya çıkarmak başlıca göreviniz değil mi?

Hükümet dinlemiyor diyeceksin... sanki gerçeği açıklayarak görev yapmış gibi dinleyenlerin devlet dışında olabileceğini söyleyerek işin içinden sıyrılacaksın. Kimi kandırıyorsunuz?

Teknolojik olanaklar devlet içinde yerleşmiş belli çetelerin aracılığıyla bir kısım vatandaşlara, (tabii şimdi de siyasal partilere) karşı sistematik olarak kullanılmaktadır. Baykalın sözünü ettiği çeteler devlet kurumları içinde, devlet içinde bu iktidar sayesinde rahatça çalışan kimi örgütler olabilir.

***

Güne damgasını vuran bir başka olay; başbakanlarının gözdesi, yanından ayırmadığı, ABDde çocuklarının eğitimini emanet ettiği, yazları tatilini kıyı kenti evinde yaptığı Remzi Gürün rüşvet vermekten 10 ay hapse mahkûm olması ve... sağa sola namus, erdem, rüşvet alan da veren de Allah indinde makbul değildir nutukları atan, rüşvetin belgesi olmadığını söyleyen RTEnin gıkı çıkmıyor.

Üstelik Remzi Gür, 11incinin seçilmesine oy vermesi için bir CHP milletvekiline rüşveti AKP grup başkanvekilinin odasından öneriyor.

AKP Genel Başkanı ve Başbakan olan zatın bu girişimlerden haberi olmadığı düşünülebilir mi?

Remzi Gür rüşvetin de belgesi olduğunu kanıtladı. Teşekkürler!


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRKLER İÇİN YAZILANLAR(2)   :: CUMHURİYET NEYE DENİR?   :: Ücretlilerden de stopaj kesilecek   :: DTP'nin ek savunma yapma süresi doluyor   :: Yüzmek ve yürümek beyin için en iyi vitamin   :: Vergi borcu olana yasak geri geldi   :: Egzozdan enerji mi üretilecek?   :: 'Ulus yetkisi kullanamazsın'   :: Dışişleri Bakanı Babacan'ın Abd temasları   :: Yaşar Paşa   :: Belirleyen olmak   :: Tehlikeli Gidişat...   :: Gümrük Birliği'ni Gerçekten Biliyor muyuz?   :: Domuz Damı   :: AKP: Devlete Muhalefet Partisi...   :: "Mavi-beyazlar" bu kadar oynar!   :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRK'LER İÇİN YAZILANLAR (1)   :: BÜYÜKANIT'TAN ILIMLI İSLAM AÇIKLAMASI   :: BÜYÜKANIT: 'IRAK'IN GELECEĞİ UMUT VERİCİ DEĞİL'   :: TÜRKİYE KİMSEYE BİAT ETMEYECEKTİR!   :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?   :: Görünen Karar

'Velev ki...'

AKP ve yardımcısı MHP’nin oylarıyla üniversitelerde türbanı serbest bırakmayı öngören anayasa değişikliğini Yüksek Mahkeme’nin iptal etmesi,...

Diğer Yazıları
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: