Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
10
Haziran
2008
Boşluktalık Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Cuma, 30 Mayıs 2008

Prof.Dr. Mümtaz SOYSALÜlkenin siyasal yaşamındaki dengesizlik sürüyor.

Sol ile sağ, ilericilikle gericilik, devrimcilikle tutuculuk ve ne demekse cumhuriyetçi laiklik ile mütedeyyin cumhuriyetçilik arasında.

Dengesizlik, şimdilik çok şükür, bütün toplumu kapsar ölçüde bir laiklik-şeriatçılık ya da cumhuriyetçilik-halife sultanlıkcılık kutuplaşmasına dönüşmemiş durumda. Ama, bu gidişle dönüşebilir.

Çünkü, ekonomik kalkınmasını ve sosyal çağdaşlaşmasını tamamlamamış bir toplumda muhafazakârlık henüz hayli ağır basmaya devam ediyor. Her toplumda hep biraz ağır basar ama, devrimi yarım kalmış bir toplumda haydi haydi öyle olur.

Toplumun özde muhafazakâr niteliği yüzünden dengesizliğin siyasal arenaya yansıması biraz daha belirgin olabiliyor. Sağ, bu nitelik sayesinde ortak paydayı bulmakta ve ona dayalı bir toparlanmayla ortak kuvvet oluşturmakta daha başarılı olabiliyor. AKP, Özalın başlattığı bir süreci daha da geliştirmiş, sağın bütününü ve merkezin sağ kanadını sonuçta tek partide bir araya getirmeyi becerebilmiştir. Elbet, ekonomik azgelişmişliğe ve yaygın muhtaçlığa karşı geçici politikalardaki yanıltıcı başarının ve buna verilen dış desteğin de bunda rolü vardır ama, ortaya çıkan siyasal tabloda temel toplumsal dengesizliğin payı asla yadsınamaz.

Elbet bu tablo ve dengesizlik sonuna kadar ya da uzun süre aynı kalmaya mahkûm değildir. Sol, pekâlâ Kemalizmin başlattığı devrimci atılımı somut ürünler verip muhtaçlığı gideren sosyal politikalarla, sağlıkta ve eğitimde halkçı reformlarla dengesizliği kendi lehine çevirebilirdi. Olmadı. CHP, bu radikalizmi becermek yerine, sosyal demokrasinin yüzeysel ve sisli yollarında yönünü kaybetti, son seçim ortamlarının yarattığı fırsatları değerlendirerek soldaki dağınıklığı gidermek yerine, kendi ufalanışını daha da pekiştirmiş oldu.

Soğuk Savaş boyunca ve hele onun sona erişinden beri dıştan estirilen yanlış rüzgârlarla boşluğa düşürülen bir Türkiye halkı, belki de Cumhuriyetin ilk on beş yılındaki devrimciliğin özlemiyle olacak, hâlâ kendi sorunlarına doğru çözüm getirmesi gereken ulusal politikaların beklentisi içindedir. 2007nin 14 Nisan mitingleri ya da 2008in Biz Kaç Kişiyizi gibi hareketler bu beklentinin belirtileri değildir de nedir? Hayır, öyle değil, bunlar kendi yaşam tarzları için endişeye kapılmış insanların şeriatçılığa karşı tepkisinden ibarettirdiyenler, aslında yanlış ekonomik ve sosyal politikalar ile şeriatçılığın dirilişi arasındaki bağlantının halk kitlelerince sezilmekte oluşundan tedirginlik duymuşlardır.

Çünkü çok iyi bilirler ki, bu sezgi sağlam programlı bir partileşmeyle tam bilince dönüştürülünce, doğru ekonomik ve sosyal politikaları uygulayacak bir iktidara yönelik siyasal toparlanmanın da ilk adımı atılmış olacaktır.


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRKLER İÇİN YAZILANLAR(2)   :: CUMHURİYET NEYE DENİR?   :: Ücretlilerden de stopaj kesilecek   :: DTP'nin ek savunma yapma süresi doluyor   :: Yüzmek ve yürümek beyin için en iyi vitamin   :: Vergi borcu olana yasak geri geldi   :: Egzozdan enerji mi üretilecek?   :: 'Ulus yetkisi kullanamazsın'   :: Dışişleri Bakanı Babacan'ın Abd temasları   :: Yaşar Paşa   :: Belirleyen olmak   :: Tehlikeli Gidişat...   :: Gümrük Birliği'ni Gerçekten Biliyor muyuz?   :: Domuz Damı   :: AKP: Devlete Muhalefet Partisi...   :: "Mavi-beyazlar" bu kadar oynar!   :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRK'LER İÇİN YAZILANLAR (1)   :: BÜYÜKANIT'TAN ILIMLI İSLAM AÇIKLAMASI   :: BÜYÜKANIT: 'IRAK'IN GELECEĞİ UMUT VERİCİ DEĞİL'   :: TÜRKİYE KİMSEYE BİAT ETMEYECEKTİR!   :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?   :: Görünen Karar

Domuz Damı

Madenciler bilir: Özellikle yerin yüzlerce metre derinliğine, hatta bazen denizin de altına uzanan kömür damarlarında tavanın düzgün ve güvenli biçimde...

Diğer Yazıları
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: