Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
03
Haziran
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Behiç KILIÇ arrow Şerif Mardin familyası
Şerif Mardin familyası Yazdır E-posta
Behiç KILIÇ   
Çarşamba, 28 Mayıs 2008

Behiç KILIÇHayret ki hayret, Nuri Bilge Ceylan, Cannes’da çok önemli bir başarıya imza attı ve bu başarısını Türkiye’ye sevgi dolu sözcükler göndererek kutsadı...

Nasıl hayret etmeyelim, böylesi durumların ardından, uluslararası platformda öne çıkanların, bunu Türkiye’ye Atatürk’e sövmeleri ile sağladıklarına alışmadık mı!?.

Sayın Nuri Bilge Ceylan’ı, namerde muhtaç olmadan, kendi üstün yeteneği ile ulaştığı nokta için kutlar, Türkiye’yi son derece önemli sözcüklerle anıp içimizi ısıttığı için şükranla anarız...

Hem de, Sevr’in çizmelerinin çiğnemeye başladığı, Sevr işbirlikçisi iç beslemelerin cüretlerini arttırarak saldırganlaştığı, memleket sathını ele geçirdikleri inancı ile torbadaki yüzlerini bir bir çıkardıkları bu dönemde, “Bu ödülü birisine ithaf etmek istiyorum... Tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkem Türkiye’ye...” sözleri ile Nuri Bilge Ceylan’ın cesur bir yürek sergilediğini bile söyleyebiliriz...

Oraya, Cannes podyumuna çıkabilselerdi, “Türkler Ermeniler’i kesti, Kemalizm de ne demekmiş!..” diye slogan atıp vahşi batının iltifatına mazhar olma fırsatı kollayanların sayısı az mıdır!?.

Ve bu gün, bu devlete, Cumhuriyet’in temel yapısına, Mustafa Kemal Atatürk’e Türk Silahlı Kuvvetleri’ne saldırılar karşılığı kazanılan tatlı para, bir de sadece milli hazineyi soyma ayrıcalığına sahip olan yandaş hortumcuların ulaşabileceği bir nimet değil midir?. (Zaten onlar da, o hortumcular da aynı görüşün sahipleridir)

Hem bu soyguncular, hem de bu milli yapıya saldıran mütareke şebekesi, son derece zenginleşmiş, dünya nimetlerin sahibi olmuş, paranın getirdiği üslupla, şahsi menfaatlerini birleştirdikleri müstevlilerin siyasi emellerinin uygulayıcıları olmuşlardır...

Yakın geçmişte örneklerine Nazi döneminde rastlanılmıştır...

Gestapo, soykırım için toparladığı Yahudiler’in başına gene Yahudi olan işbirlikçileri dikip sopalı inzibatlar olarak kullanmıştı ve işte içimizdeki “Şebeke” aynı onların işlevine soyunmuştur...

Ve toplumun üzerine egemen olan bu “Hakimiyet”, yaygınlaşan “Cüret” milli değerleri yüreğinde hisseden vatandaşlar üzerinde bir baskı yaratmakta, ülkenin gerçek sahipleri adeta sinerek, meydanı Sevr’in işbirlikçilerine terk ederek onları adeta “Dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessilleri” haline getirmektedirler...

Sevr’in uzantılarının bu “Yayılmaları” o kadar çarpıcıdır ki; hala bir vatanseverlik temelinde yürekleri çarpan Türk gençliği “Sarmala” alınmaktadır...

Şöyle ki; yüksek öğrenimde, vakıf üniversitelerinde, gençleri geleceğe hazırlayan bir takım öğretim üyelerinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel yapısı ve de Atatürk ile hesaplaşma içinde olduklarının görülmesi adeta olağanlaştırılmıştır!..

Örneğin geçen hafta sonunda, Sorar adlı yapısı çok ilginç bir kuruluş, Şerif Mardin adlı muhteremi konuşmacı olarak, çok reklamı yapılmış bir konferansla öne çıkarıp Mustafa Kemal Atatürk’e karşı ağzına ne gelirse söyletti!..

Bu Şerif Mardin beyefendi, gelinen noktanın verdiği gazla, yüksek fikirlerini deklare ederek(!) “Kemalizm kuru bir ideolojidir. İnsanlara güzel ve doğru şeyleri veremiyor!..” dedi.

Şimdi bakalım, bu kişinin “Prof.” ünvanı var...

Saldırdığı Atatürk’ün kurduğu devletin, üstelik üst nimetlerinden yararlanan bir zat... Maaş aldığı vakıf üniversitesi, Atatürk’ün desteklediği bir kişinin temellerini attığı bir sermaye gurubuna ait...

Bu kişinin Atatürk’e saldırdığı mekan, Atatürk’ün izlerini taşıyan bir Cumhuriyet kuruluşu, say say Mustafa Kemal’in temellerini attığı varlıklar, hepsini geç, bir bilim adamının, böyle seviyesiz saldırı ancak iki şekilde açıklanır...

Ya mensup olduğu etnik temellerin şöven saplantısının içinden söküp atamadığı bir ilkel tezahürü, ya da, İstilacı Batı’nın işbirliği çerçevesinde bir hareket...

(Bu kişiyi ‘Öğretim üyesi prof.” olarak Türk gençlerinin önüne süren Sabancı Üniversitesi’ni de ,Atatürk’ün aziz hatırası ile Soros izleri taşıyan Batı uslubu arasındaki tercihi nedeniyle bir kez daha kutlarız..!)

Bay Şerif Mardin’in kendi görüşleri öyle derinlikli ki; “Yurtta Sulh Cihan’da Sulh’ sözlerinin derinlikli bir felsefenin ürünü olmadığını” söyleyerek kendisinin ne kadar derin görüşlere sahip olduğunu da belli etti... Bu zatın derin felsefesi, hem Sevr cemaatini hem de pkk-Barzani çetesini pek mutlu etmekte ve onlar tarafından anlaşılmaktadır...

Karanlık, 19 Mayıs 1919 günlerinden daha koyudur!..

O zaman milli yapıya saldırı bu kadar cüretkar değildi...


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

İdeolojisine "kuru" dedikleri Atatürk'ün tırnağına kurban olsunlar

Bugün sözlü saldırı ile Atatürk’e karşı hareketlenenlerin hedefi, yarın Anıtkabir’in istimlakidir bu böyle biline!..

Diğer Yazıları

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol:





İngilizce Almanca Türkçe Sözlük
Kelime:
Sözlük:
© www.sozluk.web.tr