|
Bakınız Şerif Mardin efendi hazretleri!.. Eğer zatınız “Kemalizm kuru bir ideolojidir. İnsanlara güzel ve doğru şeyleri veremiyor!.. Yurtta Sulh Cihan’da Sulh sözleri derinlikli bir felsefenin ürünü olmadığını” söyleyerek yumurtladığınız cevherlere karşılık, bizim de aynı seviyeye inerek, muhterem varlığınızı şöyle anma yoluna sapmamıza yol açarsınız...
“Bu Şerif Mardin nam şahıs, hem yobazın tekidir hem de emperyalist batının işbirlikçisidir...” Kendisine “Bilim adamı” ünvanını layık gören bir kişi, bir tribün amigosu üslubu ile ve istilacı Batı’nın sloganını benimsemiş olarak, Yirminci Yüzyılın en önemli “İstiklal Mücadelesini” vermiş, bir devlet yaratmış ,Kemal Atatürk’e saldırması yakışık alır mı?! İnsanın ırkçı genleri, hücrelerine gizlediği “Kan davası” aklının ötesine geçer ve “İntikam saati için şartların müsait olduğuna!” inanırsa ve efendilerinin arkasında olduğuna inanırsa elbette Atatürk’e saldırır... Şerif adının İslamiyet’te önemi vardır, Hazreti Peygamber’in soyundan geldiğini iddia edenler, “Şerif” adını alırlar... Hangi iddia doğrudur Allah bilir, her Şerif adı taşıyan mübarek bir zat mıdır?!. Mesela Hollywood ünlüsü Ömer Şerif, Müslüman bir mübarek kişi midir, sicilini sorgulamak haşa işimiz değil ama?!. Öteki “Şerifler” için de durum aynıdır beyim!.. Kimin mübarek kişi olduğu ancak Yüce Allah’ın indindedir ve tüm akrabalıklar, yakınlıklar asla ölçü değil, huzuru mahşerdir... Şerif başka kime denir?.. ABD’nin bir nevi polislerine, ABD devletinin hizmetindekilere... Bizim yazıdaki bahse konu şerif, ABD-irtica hattında süratli koşusu olan bir mübarek zattır efendim!.. Şerif Mardin beyefendinin yol haritası ilginç gelişmeler gösteriyor, kendileri 1960 yılında, devletin soruşturduğu bir Saidi-Nursi tahkikatında, devlet uzmanı olarak görev almış... Daha sonra da ABD dönemi ile o aleme derinliğine dalıvermiş!.. 1927 yılında İstanbul doğumlu... Galatasaray Lisesi’nde başladığı orta öğrenimini ABD’de tamamlamış. Stanford Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü mezuniyetinin ardından lisansüstü eğitimini John Hopkins Üniversitesi’nde yapmış. 1954’te Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne asistan olarak girmiş, doktorasını Stanford Üniversitesi’nde tamamlamış. 1973’te geçtiği Boğaziçi Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve sosyoloji dersleri verdi. ABD’de Columbia ve California, İngiltere’de Oxford Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak dersler verdi. Halen Washington D.C.’deki American University Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyeliği ve aynı üniversite bünyesinde faaliyet gösteren İslâmî Araştırmalar Merkezi’nin başkanlığı ile Sabancı Üniversitesi’inde öğretim görevliliğine devam ediyor... Sicil nasıl?.. Muhteşem... Böyle bir birikimin sahibi, Allah için konuşan bir “Şerif” bir bilim adamı olarak Atatürk’e saldırabilir mi?!. Eleştirebilir ama, güncellenmiş bir Sevr saldırısı konsepti çerçevesinde atila yaylalaşmamalıdır... Şerif Mardin’in entelektüel bir bilim adamı,bir sosyolog olarak değerlendirmeleri elbette emsalsizdir... Yani kendilerinin “Çifte” çıkışları söz konusudur... Atatürk’e saldırısı ABD şerifliği çerçevesinde ele alınmalıdır... Nitekim “Mahalle bakısı-Malezya meselesi” gibi “Karakolda doğru söyleyip mahkemede şaşar” vaziyetleri söz konusudur... Örneğin, “Yavaş yavaş Nakşibendiler değişti. Türkiye Cumhuriyeti’nde iş yapabilmek, para kazanabilmek ve statü bakımından yükselebilmek için Cumhuriyet’in ortaya koyduğu prensiplerden yararlandılar. Anadolu kaplanları aslında bu şekilde geliştiler...” sözleri onundur ve bu sözlerin altında Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in, tüm vatandaşlara nasıl sonsuz nimetleri sunduğunun da bir nevi saptamasıdır... Ve bu şahıs “Kemalizm’e saldırarak” kendi beyanlarını inkardan çekinmemektedir çünkü, üzerindeki izdüşümleri böyle gerektirmektedir!.. Bir de bu “Saldırı-saldırganın” eteklerinde zil takıp oynayanların durumu var ki!.. 19 Mayıs günü en hızlı Atatürkçü kimdi biliyor musunuz... F-tipi genel merkez... Bunların dev karargahlarının cepheleri dev Atatürk posteri ve Türk bayrakları ile kaplanmış, etrafa ışık saçıyorlardı!.. Şerif Mardin’in Kemalizm’e saldırısına alkış tutmakta gecikmediler... Bu kişi Sabancı Üniversitesi mensubuymuş ya... Sabancı İmparatorluğu’nun temelini atan Hacı Ömer Ağa bu imkanı nasıl buldu... Mustafa Kemal Atatürk’ün sağladığı imkanlarla... Torunu Güler Hanım, DTP’ye tuttuğu alkışlar ve Sabancı Üniversitesi uygulamaları ile Atatürk’ün ruhunu şad ediyor çağdaşlık adına, tebrikler... Şerif Mardin’i Kemalzim’in üstüne salan öteki sponsor EN tivi patron Ferit Bey’den hiç söz etmiyorum!.. Sattığı Porche’ların mutluluğu ile gözden kaçırmıştır bu durumu!..
|
30 Mayıs 2008 11:23 51
Başarı Göstergesi: +0