Nedenler ortaya konulmadıkça gerginliğin giderilmesi, uzlaşma ortamının yaratılması olanaksız. Sivil toplum örgütlerinden birbiri ardına sağduyu çağrıları geliyor.
"Tarafların" bir adım geri adım atmaları seslendiriliyor; ancak atılacak geri adım nedir, hangi konulardadır, belli değil. Çankaya'daki AKP'li, kamuoyundaki beklentilere yanıt vermekten uzak bir davranış sergiledi. Gerilime çare araştıracağı yerde parti liderlerine nasihat vermeyi yeğledi. Irak'taki kargaşaya ve çözüm arayışlarına değinirken Kayseri kurnazlığıyla sözü Türkiye'deki teröre getirdi. Herkesi soğukkanlı davranmaya çağırdı. "Terörle mücadeleyi zayıflatacak iç siyasi gerginliklerden uzak durmak gerektiğini" söyledi. Devletin başı, devlette uyumu sağlamakla görevli bir Cumhurbaşkanı; gerginliğin gerçek nedenlerini irdeleyip muhalefetten görüş sormuyor. Uzlaştırıcı bir davranış, yol yöntem göstermiyor. Laik Cumhuriyete iktidar saldırılarını görmezlikten gelen bir tutum sergiliyor. Gerginliği rejimsel kaygılardan arındırıp terörle mücadeleye indirgiyor. *** Çankaya, muhalefet liderleriyle görüşmeden önce basına, Cumhuriyet' e açtığı manevi tazminat davasından vazgeçtiğini sızdırdı. Kimi basın organları bu hareketi, gerginliği giderme çabalarına öncülük diye yorumladı. Mahkemeye gönderdiği yazıda, "Cumhurbaşkanı olması nedeniyle anayasal konumunu dikkate alarak" Cumhuriyet 'e açtığı davadan vazgeçtiğini yazıyor ve böylece, anayasal bir zorunluluk olarak böyle davranmak zorunda kaldığını ifade ediyor. Kanıtı mahkemeye gönderdiği yazıda: "Söz konusu yayınlarla kişilik haklarının ihlal edildiği tartışmasızdır" diyor. Ne çare, Cumhurbaşkanı olduğu için istemeye istemeye davadan vazgeçtiğini yazıyla kanıtlıyor. 11'incinin Cumhuriyet 'e bakışında bir değişiklik yok. Beklenmez de... *** Mesajlar, ziyaretler, sağduyu ve uzlaşma çağrıları... Olumlu sonuca varılmak isteniliyor, ama nasıl? Soruyu yanıtlayana rastlanmıyor. Gerginliğin iktidar ve muhalefet liderlerinin konuşmalarındaki sert üslubu yumuşatmalarından geçtiğine inanılıyorsa... Bu önlemi bir kalem geçiniz efendim. Gerginliği yaratan konular ortada duracak, öncelikle geri adım atması beklenen iktidardan böyle bir girişime işaret sayılacak tek bir hareket gelmeyecek... Sorunlar bir faili meçhul cinayet gibi ortada kalacak... Rejime kan kaybettiren yaralar kanamaya devam edecek... Liderlerin konuşma tonlarında yumuşama derde çare olacak, öyle mi? Güldürmeyin insanı! RTE 'ye Sofya'da soruldu: Sivil toplum kuruluşları sağduyu çağrılarında geri adım atmanızı bekliyor. Yanıtladı: "Neden geri adım atayım?" Bu kısa yanıt, RTE'nin, örneğin gerginliğin has nedenleri olan anayasa değişikliklerinden vazgeçme eğilimi taşımadığını gösteriyor. Bu, bir. İki: "İktidar nasıl adım atmalı? Anlatsınlar da öğrenelim" diyor. Böylece, içeriği boş sağduyu ve uzlaşma çağrılarının RTE indinde fazla değer taşımadığı anlaşılıyor. Örneğin, RTE gerginliğe yol açan olaylar ve nedenler ortaya konulmasını isterken, örneğin türbanlı anayasa değişikliğinden asla geri adım atmayacağını ifade ediyor. Sağduyu ve uzlaşma çağrıları yapıladursun... RTE kaynaklı bu kısa yanıtlar, işin özüne inildiğinde, iktidar cephesinde önemli ölçüde değişen bir şey olmayacağını gösteriyor.
|