Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
08
Haziran
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Herkes AB fikrine itaat etmek zorunda mı?
Herkes AB fikrine itaat etmek zorunda mı? Yazdır E-posta
YİĞİT BULUT   
Pazar, 06 Nisan 2008

YİĞİT BULUTBir gazetenin genel yayın yönetmeninin yazısını okuyorum, kurduğu cümle aynen şöyle; Türkiye’nin, Türk Halkı’nın çok istediği Avrupa Birliği (AB) yolundan çıkarılması darbesi...

Sevgili dostlar, buna benzer daha birçok ifade var. Ana fikir çok açık; Türk halkı, Avrupa Birliği üyesi olmak için can atıyor ama bazıları kamuoyunu “saptırarak” Türkiye’yi bu yoldan çıkarıyor. Üstelik “Avrupa’ya” karşı olmak “normal” bir durum değil hatta bu arkadaşa göre “yasadışı bir istek”.

Sevgili dostlar, Perşembe akşamı Ali Kırca’nın “Siyaset Meydanı” programına katıldım ve programın hemen başında Türkiye’de “Avrupa Birliği projesinin ana temsilcilerinden biri olan Can Paker” ile aramızda Avrupa Birliği tartışması geçti. Salondaki katılımcılar konuşmacıya anında “ellerindeki aletler” ile “rating” verebiliyor. Benim “Avrupa Birliği’ne kesinlikle girmemeliyiz hatta Gümrük Birliği dahil süreci tamamen durdurmalıyız” görüşüm, katılımcılardan “Yüzde 85 destekliyorum” oyu alırken, Paker ve yanındaki arkadaşların “bu konuda aldığı” en büyük destek yüzde 30’larda kaldı...Düşünün İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde, Boğaz’ın girişindeyiz “böyle bir ortamda okuyan öğrenciler ve çevrede en az milyon dolarlık” iş yeri sahibi olan katılımcılar, Avrupa Birliği’ne yüzde 85 oranında karşılar, varın Anadolu’yu siz düşünün...

Bu noktada Avrupa Birliği desteği yüzde 70’in üstünde diyenlere ve yukarıdaki “benzer ifadeleri” kullanan akademisyen, genel yayın yönetmeni ve gazeteci arkadaşlara sormak istiyorum; Türkiye’nin neresinde destek ve istek yüzde 70’in üzerinde!! Salonda Avrupa Birliği projesine “tepki” o kadar yoğundu ki; Can Paker, ilk reklam arasında salondan ayrılmayı tercih etti...Bu örnek sonrası, Avrupa’nın “Türkiye’ye uyguladığı” illüzyonu savunarak, bu pazarlanan proje sayesinde, ortada gerçek bir üyelik süreci olmadan, Türkiye’nin kaynaklarının iç edilmesine, ülkenin “her alanda” pasif hale getirilmesine alet olanlara sormak istiyorum; sizin yaptığınız “ülkeyi olmayan yolda tutarak, bu halkın geleceğine darbe” vurmak değil mi? Bu noktada “gerçekten Avrupa Birliği’ne girmeliyiz” fikrini savunanları “bu sınıflama” dışında tutuyor ve gerçek inançlarını savundukları “için” onlara saygı duyuyorum.

Sonuç: Ciddi Alman gazetelerinde “hakkımda” yazılar çıktı ve yine bir Alman gazetesinin “genel yayın yönetmeni” beni Türkiye’de “önüne gelene şikayet” edecek kadar ileri gitti. İsimler hatta Almanların temasları bende mevcut, zamanı gelince paylaşacağım...Suçum ne biliyor musunuz? Türk Halkını “uyutulduğu” bu uykudan uyandırmaya teşebbüs etmem ve Almanya’daki Türklere “uyanık olalım” mesajı vermem... Türkiye “olmayan bir yola sokulmuş”, bu yolda “aslansın” diyerek “elleri-ayakları bağlanmış, Gümrük Birliği adı altında” üreten sınıflarına “pranga vurulmuş, siyasi ve ekonomik geleceğine ipotek konulmuş” bu gidişe “dur” demek isteyen ve sadece fikrini söyleyen insanlar “ötekiler” ilan edilmiş...Ama susmak zorundaymışız!

Uyanalım ey Türk Halkı; böyle bir proje yok. Sadece ve sadece bize pazarlanan ve bu pazarlama süreci sayesinde “iç edilen” kaynaklarımız, yok edilen değerlerimiz var.

Son söz: Gerçekten bir “Avrupa entegrasyon” projesi olsa, özellikle “adil-eşit-gelecek içeren” bir süreç ortaya çıksa; Türkiye’nin menfaati olan “noktalarda” destek olabiliriz. Karşı olduğumuz “olmayan bir yapının” varmış gibi pazarlanarak, “Türkiye’nin uyutulması” ve “geleceğine ipotek konması”. Bu yalana lütfen hep birlikte “dur” diyelim...Not: Bir düşünürü “suçlayıp” cezalandırmaya götürürlerken, yanındakiler “seni suçsuz yere” cezalandırıyorlar diye sızlanmış. O da onlara şunu söylemiş; haklı yere suçlasalar daha mı iyi olurdu!!


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 


  :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?   :: Görünen Karar   :: 'Velev ki...'   :: Vicdanı kalmış doktorun yazısı   :: 9'a 2   :: Bu karar yeni değil   :: ABD'den destek istemenin ne anlama geldiğini biri anlatsın bana!   :: Hollandalı saldırgana ağzının payı!   :: Japon atasözü: Ne tarafa dönersen dön, kıçın arkadadır!   :: Abdullah Gül'ün 'bulunmaz' yanı   :: 'Ve Türban Kadını Yarattı' mı?   :: İki Yanlış   :: Ortadoğu Bataklığı ve Türkiye'nin Yeri   :: İtiraf   :: AKP kapatılır ve erken seçim olursa   :: Genel sekreter   :: 10 KASIM 2007'de ATATÜRK OLMAK...   :: Touareg'in küçük kardeşi Tiguan geliyor   :: Mecliste "Alevilere Karşı Ayrımcılık" Tartışması   :: Yazıcıoğlu: 'Sav Boşboğazlık Yaptı'   :: Merkez Bankası: 'Enflasyonun %4 olması uzun sürer'   :: Teröristler, Bir Taksiciyi Öldürdü

           
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: