Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
08
Haziran
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Baştan Aşağıya İdare-i Maslahat
Baştan Aşağıya İdare-i Maslahat Yazdır E-posta
Cüneyt ARCAYÜREK   
Cuma, 28 Mart 2008
Cüneyt ARCAYÜREKGerilimin kaynağındaki nedenlere dokunmadan hemen her çevreden sağduyu çağrıları yükseliyor.

Sivil Toplum Platformu'na göre "herkes" bir adım geri atmalı.

Neden herkes? Neden Cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana gerilimlere yol açan iktidar partisi değil.

Laikliğin içini boşaltmaya yönelik anayasal, yasal girişimler CHP'nin eseri mi?

AKP'nin kapatılması, başta RTE ve kimilerine siyasal yasak gelmesi olasılığı ortaya çıkınca; partilerin kapatılmasını zorlaştırma etiketi altında AKP'yi ve kendini kurtarmak için anayasa değişikliğine CHP mi önayak oldu?

Nasreddin Hoca 'nın, hırsızın hiç mi kabahati yok öyküsünde olduğu gibi gerginliğin bu aşamaya gelmesinde AKP'nin, RTE'nin hiç ama hiç mi bir sorumluluğu yok!

Sivil toplum örgütleri idare-i maslahat eyliyor. Güya tarafsız bir gözle çare üretiyor.

***

Gerilimin bir numaralı sorumlusu RTE, sivil toplumdan gelen doğrularla yanlışları ayırma sanatı olan sağduyu çağrısına; dününü unutan, bugünü kurtarmaya yarayacağı kanısıyla sarılıyor.

Sağduyu gereği "gereken adımları her zaman attığını" söylüyor. Üstelik zeytinyağı gibi üste çıkarak "bundan sonra da her türlü adımı atmaya, ortak aklın oluşmasına 'öncülük' etmeye hazır olduğunu" söylemiyor mu?

İnsaf! CHP lideri iki yıldır RTE'ye önemli sorunlarda uzlaşma öneriyor. Burnundan kıl aldırmayan RTE; hele 22 Temmuz'da yüzde 47'yi görünce artık önünde hiçbir engel kalmadığını, dilediği gibi hareket etme yetisi kazandığı sanısıyla uzlaşma önerilerini sürekli geri çevirdi.

Ya şimdi? Partisinin kapatılması, siyaseten yasaklı duruma düşme olasılığı belirince; inanılmaz bir yüzsüzlükle, "Muhalefet liderleriyle görüşmeye hiçbir zaman kapalı değiliz" diyor.

İmam hatip kültürlü RTE'nin uygulayabildiği "ince siyaset" işte bu!

***

Bir başka ince siyaset uygulaması bugünlerde Çankaya'daki AKP'li aracılığıyla gündeme giriyor.

Sağduyu çağrılarının son halkası; Çankaya! 11'inci AKP'li Cumhurbaşkanı, tarafsız, siyaset üstü konumundaki bir cumhurbaşkanı izlenimi verme çabasında.

Daha önce gündeme almış ve buluşma, gerilimin doruk noktasına geldiği günlere rastlamış.

Nedense resmi açıklamada fırsat bu fırsattır, muhalefet lideriyle cumhurbaşkanı olarak gerilimi gidermenin yollarını da arayan görüşmeler yapabilirim diyebilirdi. Demiyor.

***

Gerilimin bu noktaya gelişinde Çankaya'daki 11'incinin, örneğin gerilimin önemli bir parçası olan Ergenekon olayına bakışını içeren söylemlerini, davranışlarını anımsamak gerekmiyor mu?

Çankaya'daki AKP'li, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde "Ümraniye soruşturmasına dikkat edin. O iş büyüyecek" diyerek bugünlerin, olası olayların işaretini vermedi mi?

Cumhuriyet Başsavcısı'nın AKP'nin kapatılma istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu gün Çankaya'daki AKP'li, siyaset üstü ve tarafsız bir cumhurbaşkanı kimliğini unutan, bir partili, bir AKP yöneticisi gibi demeç vermedi mi?

Bay 11'incinin, Çankaya'daki AKP'ye kapatılma davasının açıldığı gün, 14 Mart günü -sinirli bir tavır içinde- söylediklerini anımsatalım:

Dakar'da, "...Meclis'te bu kadar çoğunluğu olan bir iktidar partisiyle ilgili yapılan bu taleplerin Türkiye'ye ne kazandıracağı ne kaybettireceği düşünülmeli. Bütün bunların neticelerinin çok iyi düşünülmesi lazım... Herkesin böyle büyük bir sorumluluk içinde hareket etmesi gerekir..." diyor ve partisinin yediği naneleri, hukuku bir yana bırakıyor.

Bu söylemiyle Meclis'te çoğunluğu elinde tutan, RTE'nin söylediği gibi yüzde 47 ile iktidara gelen bir parti kapatılamaz demeye getiriyor.

Bu kimliğe ve düşünceye sahip olan Çankaya'daki AKP'li, şimdi partiler üstü bir kimlik sergileyerek gerilime -medyaya göre- el koymuş bulunuyor.

Yukarıdaki, CHP'den herhalde bugüne kadar AKP'ye ve gerilime bakış açısını tersine çevirecek bir değişim beklemiyor, beklememesi gerekir.

Diyelim ki Çankaya'daki AKP'li muhalefetten etkilendi; Başbakanı çağırıp muhalefetin dile getirdiği gerilimi düşürecek önlemleri almasını isteyebilecek mi? Yoksa RTE'ye atacağı adımlarda yardımcı olmak için mi muhalefetle görüşüyor?

Bir iki gün içinde maskeler düşer, aklarla karalar çıkar ortaya!


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 


  :: BÜYÜKANIT'TAN ILIMLI İSLAM AÇIKLAMASI   :: BÜYÜKANIT: 'IRAK'IN GELECEĞİ UMUT VERİCİ DEĞİL'   :: TÜRKİYE KİMSEYE BİAT ETMEYECEKTİR!   :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?   :: Görünen Karar   :: 'Velev ki...'   :: Vicdanı kalmış doktorun yazısı   :: 9'a 2   :: Bu karar yeni değil   :: ABD'den destek istemenin ne anlama geldiğini biri anlatsın bana!   :: Hollandalı saldırgana ağzının payı!   :: Japon atasözü: Ne tarafa dönersen dön, kıçın arkadadır!   :: Abdullah Gül'ün 'bulunmaz' yanı   :: 'Ve Türban Kadını Yarattı' mı?   :: İki Yanlış   :: Ortadoğu Bataklığı ve Türkiye'nin Yeri   :: İtiraf   :: AKP kapatılır ve erken seçim olursa   :: Genel sekreter   :: 10 KASIM 2007'de ATATÜRK OLMAK...   :: Touareg'in küçük kardeşi Tiguan geliyor   :: Mecliste "Alevilere Karşı Ayrımcılık" Tartışması

           
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: