|
Lokomotifin çiğnediği ray kırılır mı!?. Kırıldı, dokuz ölü!.. Ray neden kırıldı?.. Birkaç ay önce, koca uçak Isparta’ya inişe geçerken neden düştü ise ondan!.. Uçak neden düştü?..
Daha daha önce, Pamukova’da kara tren neden yoldan çıkıp da, onca yolcunun ölümüne sebep oldu ise o yüzden!.. 2010’da Avrupa Kültün Başkenti olmaktan bahseden İstanbul’un göbeğinde maytap fabrikası olur mu?! Bu maytaphane patlar mı, patlar da insanlar can verir mi, medeniyetin başkentinde bu işler olur mu?.. Olur olur!!. Çünkü... Affedersiniz beyim, kim yönetiyor bu ülkeyi, kime oy veriyorsunuz memleketi idare etsin diye?.. Yani öyle bugünden falan söz etmiyorum yanış anlaşılmasın!.. Son altmış yıldan bu yana bu memleket kime teslimdir acaba ve bu teslimiyeti kim vermiştir bu ellere?.. Nedir kutsal kelam?.. “İnsanlar layığı ile yönetilir..”Hangimiz masumuz?!.Şimdi yeniden soralım; trenin rayı neden kırılır, uçak tertemiz bir havada neden düşer ve kentin göbeğinde maytap fabrikası olur mu?.. Olur olur, her şey Allah’tan!.. Allah boyunuzu devirsin inşallah!.. Şimdi, en alakasız bir Allah’ın kulunu bile alıp şu maytap patlayan bölgeye gönderseniz ve “Git bak bakalım oralarda neler oluyor, ne işler yapılıyor, gör gel anlat” deseniz dinlediklerinizden tedirgin olmanız gerekir... Bölge, en sağlıksız koşullarla, en kanserojen imalatların, çocuk yaşta ucuz işçilere, köle çalıştırılırcasına icra ettirilen kaçakhanelerle dolu izbelerden oluşmaktadır... Göz görmekte, el ulaşamamaktadır... Çünkü... Bu hanelerin ağalarının, siyasi egemenlerle göbek bağları vardır!.. Hele hele tarikat kardeşlikleri had safhadadır!.. Alan razı veren razı bir kadersiz çaresiz ittifakla, köhne derebeylikler oluşturulmuş, izbeler üzerine, insan çaresizliğine inşa edilen naylon zenginlikler inşa edilmiştir... İşte o yüzden, bu feci olaydan sonra ellerine kelepçe takılması gereken üst yöneticiler, serbestçe Tv kameralarına bakabilmekte, kem kümle de olsa, üzerine tüy diktikleri otun savunmasını yapabilmektedirler!.. Ve bu muhterem zevatın, üç on para ekmek parası için, sabahın erken saatinde maytap imal edebilme telaşında olan “İstanbullu”yu “Medeniyetin Başkenti’nde” yaşadığına inandırma gibi bir gayreti olabilir mi zaten!?. Medeniyetin Başkenti’nin hemşerisinin, bir “İstanbullu”nun ekmek parası için maytap imal etme peşinde olması, hayatını, maytap imalinde ucuz işçi olarak sağlamaya çalışması da emsalsiz bir durumdur ya!.. Çatapat ve havai fişekleri de, tıpkı mayın ve bombalar gibi aslında hayatımızın bir parçası olduğu gerçeğini (!) bilmemize rağmen, gene de bir İstanbullu için “Maytap işçisi” denilmesi garip bir durumdur... Nasıl ki, Gabardakiler’e mayın, bomba gerekliyse, Uludağ’daki, beş yıldızlı otel görünümlü “Dağdakilere” de havaaii fişek elzemdir ama!.. Ve bakınız, “Uludağdakiler” kendileri için maytap imali peşinde can verenlerin bu feci ölümlerinden nasıl sorumludurlar anlatayım... Bütün bu olanlar, işte o sözünü ettiğim “Altmış yılın” sabıka dosyasındaki adaletsiz gelir dağılımı yüzündendir... “Uludağdakiler”, memleketin kaymağını insafsızca sıyırmaktan ödün vermedikleri için, işte böyle ahalinin bir bölümü zoraki “İstanbullu” olarak tarihi kente yığılıp, ucuz maytap işçisi olmuşlar, binmişler bir alamet kıyamete doğru yol almaktadırlar!.. Ve tabii, bir yandan maytap üretirken, beri yandan da bir torba kömür karşılığında memleketi seçecek siyasi kadroları da belirlemektedirler!.. Hal böyledir!..
|