|

Hepinize Merhaba, Kendimi tanıtmama izin verin. Adım Kağan Dülek. 29 yaşında eğitimli bir Türk genciyim. Okumayı seven bir insanım. Hayatı sürekli takip eden bir yapım vardır. Gazete ve makaleleri okumaktan kendimi eksik etmem.
Çağdaş Türkiye'den yanayım. Gelişen olaylara internet sitelerine yazdığım yazılarla tepki gösteririm. Ülkeyi kendi çıkarlarına göre yöneten vekilleri de hiç sevmem. Ama Türk insanımı severim. Çünkü onda dürüst bir yan vardır. Duyguları daima samimidir, dönek değildir. Para uğruna arkadaşını, dostunu satmaz. Satanlar başka millettendir, ya da başka kişilerin etkisi altındadır. Nasıl bir dönem içinde yaşadığımızı düşünürseniz bu dediklerimi daha iyi anlayacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları AKP iktidarı boyunca bu talana ve yobaz düzene karşı bir çözüm geliştirmeye başladı. Önce 14 Nisan'da sonra 21 Temmuz'da en son 2 şubat'ta bugün de 8 Mart'ta laik ve ulusal bütünlükçü bir duruş gerçekleştirdi. Bu bir çok sivil toplum örgütlerinin katılımıyla gerçekleşti, fakat AKP bu mitinglere kulak tıkarken, nedense bu mitingler sırasında kendi görüşlerini daha yüksek sesle dile getirmeye başladılar. Yani bu mitingler AKP için sanki kısır-döngüden başka bir şey değildi ve mesaj yeterince güçlü verilemedi. Türkiye'nin kara harekatı operasyonu ve sonrası da Türk Kamuoyunda yeni bir sayfa açtı. ABD baskısıyla çekilmiş gibi gözüken Türk Ordusu 'nu yıpratma çabaları başarılı oldu. MHP - CHP orduya yüklendi. Ordu "ben masumum" dedi. Hepsinden ötesi muhafelet partilerinin kimle muhatap olduğu ortaya çıktı. AKP. Ama halktan başka hiç kimse bu duruma karşı yapıcı bir çözüm sunamamıştı. Büyük devletlerde muhalefet partileri bu kadar hainlikten sonra derhal hükümeti istifaya davet eder, halkı da tepkiye davet eder. Halk da televizyon karşısında çerezini alıp olayları sinema gibi izlemez, alır eline bayrağını ve hükümete karşı tepkisini gösterir ve mücadelesini yapar. (Ermenistan, Sırbistan, Arjantin, vs. vs.) Bu Mart ayında da Türkiye'yi tehlike gelişmeler bekliyor. Türkiye er geç olmadan bu dediğim ülkelerdeki gibi halkta aynı tepkiyi vermek zorunda. Ama hiç şiddet içermeden. Ama sabit bir meydanda da durmadan. Bir şehri bir ülkeyi baştan başa katederek ve yürüyerek. Bütün AKP merkez binaları önünden geçerek. Bize korku salmaya çalışanlara karşı onları da ürküterek. ABD büyükelçilerine siyah çelenkler bırakarak. Onuncu Yıl marşlarıyla. 19 Mayıs marşıyla ve İzmir marşıyla, hükümet istifa sesleriyle yürümemiz gerekiyor. Evet bir genç olarak bir amacım var. Ben kimsenin bu işten bir rant çıkarmasını beklemiyorum. Ooh AKP geldi diyip, biz de bu işten dört köşe oluruz diyen bir zihniyetle asla aynı masaya oturmam. Takım elbiselerinizi çıkaracaksınız, kravatlarınızı boynunuzdan atacaksınız, halkın arasına karışacaksınız, ve halkla aynı mücadeleyi vereceksiniz. Biz düğüne gitmiyor, meydanlara iniyoruz, sokaklara taşıyoruz. Ne için? Tam bağımsız Türkiye için. ABD politikalarından arındırılmış bir siyaset için. Özgür bir siyaset için. Çağdaş eğitim için, kara peçeye boğdurulmamak için bu sesi duyurmalıyız. Ermenilerin, Fransızların, Vatikanın, Rumların, Yunanlıların, Barthelemeos'un hedefi olmamak için tek kuvvet olacağız meydanlarda ve bizi yöneten bir platform olmayacak başımızda. Bu hareketin adı konulacak. Adı BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜ olacak. Üye yapma gayreti olmayacak, çünkü üye sistemi olmayacak, her vatandaş bu hareketin doğal üyesi olacak. Bir kesimin görüşlerini değil her kesimin görüşlerini barındıracak. Doktor, eğitmen, öğretmen, akademisyen, sağlıkçı, esnaf, işçi, öğrenci gibi yüzlerce meslek kitlesi aynı havuzda barınacak. Söz konusu sadece üniversitede tesettür olmayacak. Sözde Ermeni soykırımı, Güneydoğu'nun Kürtlere verilmesi istemi, Kıbrıs'ın emperyalist devletlerin emrine verme girişimine karşı duruş, DTP'lilerin Meclisteki rolü, Türkiye aleyhine çıkarılan yasalar, özelleştirmeler sonucu ortaya çıkan işsizlik, sözde AB uyum reformları hepsi bu milletin haykırmak istediği noktalar olacak. Şu anda öyle bir durumdayız ki AKP bizi içten bölmüş. Çünkü tersanede ölümlere karşı çıkanlar bir yerde, türbana karşı çıkanlar bir yerde, sağlık sektöründe olumsuz gelişmelere karşı çıkan bir yerde, Kürt egemenliğine karşı çıkan insanlar bir yerde, özelleştirme mağdurları başka bir yerde neredeyse kendilerine müslüman bir direniş içindeler. İşte ben sadece ve sadece bu bölünme girişimini bozmak için BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜ adını verdiğim, 7 yıl boyunca Türk insanının AKP iktidarından çektiği ızdırabı hiçbir rant sağlamadan , kesinlikle arka kapılardan dolaşıp bunu siyaset malzemesi olarak kullanmadan gerçekleştirebileceğim bir faaliyetin öncülüğü için sizlere fikirlerimi sunmak istiyorum. Bu fikirlerin gerçekleştirilmesi için internetten bulduğum Atatürkçü sitelere sizin de gördüğünüz gibi mektup atıyorum. Bu mektuplar arasında bağlantı kurabilir, ve buranın üst düzey yöneticileri ile görüşebilirsem, kendi aramızda bir BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜ masası ya da koalisyonu oluşturabilirsek, düşünce fırtınaları ile Türkiye'ye Türk insanına büyük bir katkıda sunma girişimine sahip olabiliriz. Masada ortaya çıkacak fikirler ve girişimler bizim aynen satrançtaki gibi bir sonraki adımlarımızın neler olacağının göstergesi olacaktır. Çok katılımlı bir masa oluşturmak, çok katılımlı bir insan ve fikir meclisi oluşturarak düşüncelerimizi pekiştirebilir ve güçlendirebiliriz. 30'dan fazla siteye bu maili gönderiyorum. Siz bu fikirleri başka mail adreslerine göndermeseniz de olur, ama sizlerden bir ricam var. Bu fikri kendi yöneticilerinizle ve arkadaşlarınızla paylaşın ve yayın. Yapacağınız toplantılarda bu fikri ilk gündem maddesi yapın. Sonuçta Türkiye eş dost uğruna bu mücadeleye girmeyecek, kendi bağımsızlığı için bu mücadelenin içinde olacak. O halde yaptıklarınız, düşündükleriniz, kendi yayın politikanıza da uygun olmalı. Aynı şekilde bu düşünce size ne kadar yabancı gelse de art niyetli yaklaşmamaya özen gösterin, yürümez demeyin. Yürütmeye çalışın. Başta ben bu fikri yürüteceğinizin size garantisini veriyorum. Tek başıma bir şeyler yapmam imkansız. Ama çok fazla insanla ve katılımcıyla bu fikri yeşertmek sizlerin gayretiyle olacaktır. BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜ'NÜ bilmeyenlere bilenler anlatsın. Sıkıntı ancak böyle bitecek. Böyle hükümetlerin bir daha bu topraklara ayak basmaması için çaba göstermemiz gerekiyor. Televizyonlarda insanlar tarafından aktarılan sıkıntılar bu fikirle son bulacak. Bütün meslek örgütleri , sivil toplum kuruluşları , bütün halk, bağımsızlık ve özgür bir Türkiye manzarasından yana olacak. Hükümete günden güne daha fazla öfke kusanlar bu yürüyüş içinde yer alacak. Ülke hükümete karşı tek yumruk olacak. Size vaadettiğim budur. Bunları sizden beklemek hayal değildir. Türk İnsanı'na sevgim, saygım sonsuz, umutlarımız hiç bir zaman bitmeyecek. Bu emperyalist dünya düzeni değişecek. Türk insanı başarılarına başarı katacak. Türkiye kendinden daima gurur duyacak. Türkiye başkalarının çıkarları için emperyalist devletlerin altına girmeyecek, aksine Türkiye Dünya'nın güçlü sesi olacak. Atatürk Türkiye'si kaldığı yerden devam edecek. Üretime, eğitimdeki yükselmeye, yurtta sulh cihanda sulh demeye devam edecek. Bu özgün fikre bir gün hepinizin destek vermesini istiyorum. Saygılarımla
|
24 Nisan 2008 09:00 10
Başarı Göstergesi: +2