|
Bu kez "suçüstü" yakalandılar... Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) son anda bir değişiklik olmazsa, bugün-yarın AKP'nin kapatılmasına ilişkin davanın aleyhine bir bildiri yayımlayacak. AKPM Başkanı Luiz Maria De Puig bildiriye ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"Bu bildirinin önemli bir özelliği, Türk heyetinin istemiş olması!" Türk heyetinin AKP'lileri AKPM'ye başvuruyorlar ve şu istemde bulunuyorlar: Türkiye aleyhine bir bildiri yayımlasanız, şöyle sertçe! Heyet kimi temsil ediyor? Türkiye'yi... Kimin aleyhine bildiri istiyor? Türkiye'nin! Aslında "başka yorum yok" deyip bırakmak gerekir ama, konuyu geçmişiyle birlikte açalım... AKP'nin iktidara geldikten sonra başlıca tutamak yeri olarak AB'yi gördüğünü sık sık vurguladık. Şu yorumları da yaptık: AKP, AB'nin Türkiye raporlarını zaman zaman "az eleştirili" buldu ve "Türkiye'yi daha sert eleştirin, inanç özgürlüğü yok, deyin. Böylece bizim elimiz daha da güçlensin. Sizin istediklerinizi de rahatça yapalım" mesajı gönderdi! *** Şimdi güncel duruma gelelim... Dün ortaya çıkan skandal, bizim kulis bilgilerine dayalı yorumlarımıza somut bir belge oldu! AKPM Başkanı Puig gazeteci Kayhan Karaca 'ya bildiriyi Türk heyetinin istediğini aktardıktan sonra şöyle diyor: "Heyetin bize söylediğine göre, Türk Parlamentosu Başkanı bizi resmi olarak Ankara'ya davet edecek... Başka durumlarda da siyasi partilere karşı kapatma davaları açılmış ama, o durumlarda bizden böyle bir eylemde bulunmamız istenmedi..." Bay Puig'in Türkiye ile ilgili bilgilerinin ne kadar olduğu da anlaşılmış oluyor! Bunu geçelim, bildiri isteminin ayrıntısına gelelim... Puig devam ediyor: "Türk heyetinden temsilciyle konuştum. AB kurumları Türkiye'de parti kapatmayla ilgili açıklama yaptı, siz neden yapmıyorsunuz, diye sordu bana. Ben de bakalım dedim..." AKPM'deki 12 kişilik Türk heyetinin dağılımı şöyle: 8 AKP'li, 2 CHP'li, 2 MHP'li... Avrupa'nın Türkiye'nin hukuki işlerine karışmasına CHP ve MHP'nin nasıl baktığı belli. Başvuruyu kim yapmış olabilir? Tabii ki AKP! Üstelik heyetin AKP kanadı, TBMM Başkanı Köksal Toptan adına da faaliyet göstermiş! *** Konuyu biraz deşince altından şu kulis bilgisi çıktı: Erdoğan , 14 Mart Cuma günü açılan parti kapatma davasının ardından başta yargı olmak üzere önüne geleni seçip sıvamıştı. Baktı ki öfke sanatıyla işi götürmek zor, bu kez "uzlaşma" sanatından nağmeler okumayı denedi... 7 Nisan Pazartesi günü partisinin MKYK toplantısında Avrupa kurumlarının da sonuna kadar kullanılması ilkesi benimsendi. Erdoğan'dan görevi alan parti yöneticileri, soluğu Avrupa kurumlarında almış görünüyor. Dışişleri Bakanı Ali Babacan da hafta başında gazetecilerle birlikte İngiltere'ye gidip Türkiye'ye korku bulutları gönderdi: "Durum bildiğiniz gibi değil... Çok fena yapacaklar... Kapatma davası Türkiye'nin başına çok iş açacak, çoook..." İlk kez böylesine Türkiye'nin bütün değerlerinden uzak, Türkiye'ye karşı açıkça yabancılarla işbirliği yapan bir iktidarla karşı karşıyayız...
|