Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
09
Haziran
2008
Anasayfa arrow Yazarlarımız arrow Yurtsever YURTTAŞ arrow Aysun Kayacı'nın gözyaşları!
Aysun Kayacı'nın gözyaşları! Yazdır E-posta
Yurtsever YURTTAŞ   
Pazar, 06 Nisan 2008

Yurtsever YURTTAŞBu konu söner üzerinde durulmaz diye düşünüyordum, hayret bir şekilde gündeme taşındı ve yerleşti.

Neyi ispatlamaya çalışıyor birileri inanamıyorum bu duruma, bundan nasıl bir kahramanca sonuç çıkarabilirizki, kendi deyimleri ile gencecik bir civcive, vatan millet adına bu çıkışı yapan yiğitlere nasıl bir övgü çıkarabiliriz bu yaratılan yaygaradan. Diyecek söz bulamıyordum ki, bir sürü şey keldi aklıma, bu mesele çok basit aslında… ‘’Bu Aysun var ya bu Aysun, işte bu Aysun şu Ergenekon un bir parçası aslında, Ergenekon örgütünün civciv kod adlı elemanı ve bunlar halk düşmanı. Bunlar geçmiş dönemlerin baskıcı anlayışının temsilcileri, aha buda zihniyetleri, bunlar çobana tepeden bakar. Baksanıza kızın söylediğine, biz anlıyoruz esasında çocuğun kastını, siyasiler koca çamları devirince sözü maksadını aştı diyenlerin, bu kızın söylediklerinin üstüne hiç araştırmadan atlanması, bu kahraman arkadaşların, hakkından gelmeye çalıştıkları, Ordu, Yargı, Milliyetçi, Kemalist vs. çevrelerin zihniyetini yansıtıyor imajını canlandırmaya yönelik. İşte bu patırtı bunu demeye geliyor, bu manevra ile amaç bu aslında.  

Korkmayın ama siz, bizde böyle yiğitler varken, bu yiğitler bu civcivlerin ağzına tıkıverirler dilini ve her zaman halkı korurlar, millete bir şey vermezlerde, verir gibi yaparlar. Buda bedavadan halka hizmet tabii, bu bana ABD nin desteklerini hatırlattı, birini söyleyeyim; ABD, AB ye döner derki AB Türkiye’yi almalıdır, bir anda bu dünyanın en büyük desteği olur. İşte böyle, neyse sadede gelelim, bu yiğitler nasılda ispatladı ama Anadolu’daki Çobanla Aysun’un ve Kompradorların oyunun eşit olduğunu. Bunun ispatı çok önemli bir aşama aslında, bundan sonraki aşamada da, çobanın gelirini ve hayat standardını da bu seviyeye çıkaracaklar herhalde, artık dağlardan kurtulur çocuklar, asgari ücret verseler yeter çobana. Bu beyler popülâsyona bayılır ve bu sıralarda çok ihtiyaçları var böyle malzemelere. Bu Ergenekon’a ek popüler bir malzemeydi, bu şartlarda doğal olarak üstüne atlandı ama ayıp böyle tekniklerle propagandana destek atmak, Bop kaynaklı bunca vatan haini arasında bula, bula bu çocuğu mu buldunuz. 

Hani anlatmıştım ya önceden Anadolu’yu gezdim diye, o gezilerim sırasında çobanlarda tanıdım ben, bu temiz köy çocuklarından keçi, koyun sütü aldım, kaval dinledim. Bir gün gidip oturdunuz mu bu güzelim insanlarla sofraya, bilirim gidersinizde nasıl ne zaman, kamerasız olur mu? Bayılırım Anadolu insanına, bunları tekrar, tekrar söyleyeceğim, susadığında su veren güler yüzlü Amcalar, güzel yemekler ikram eden şefkatli Teyzeler gördüm, imanlıydılar ve imanlarından gelen, Ailemden de bildiğim samimi bir sevgi ve şefkat vardı içlerinde ve bağımsızdı ruhları. Ben daha sonraki yaşam sürecimde onların, o güzel ruhlarının bende bıraktığı o güzel etkiyi, hiç unutamadım. Öyle etkiliydi ki bu duygular sonsuz bir güven içeriyordu, bir bedene sıkışmış değildi, her yerde başka bir bedende karşına çıkıp, her ne olursan ol seni kollayacak, sonsuz bir sevgi zinciriydi ve yarattığı duygular 40 yıllık gayri Müslim’i bile imana getirebilirdi, bence sevgiyle yorumlanan Allah bilinciydi bu. Anlattığım gibi gezilerim sırasında çobanlık yapan köy çocukları da tanıdım Anadolu’da çok iyi insanlardı, ama o sıralarda, ağzı kulaklarında ama gözleri sabit, kişiler din adına bu kadar katı örgütlememişlerdi onları, bahsettiğim sonsuz sevgi zincirinin parçalarıydılar hepimiz gibi. Ya şimdi? Birçok Anadolu insanı gibi zordalar, kendileri yok adları var, tek eşitlikleri de sadece bir oy, yani aslında çok değerli olan ama içinde bulunduğumuz şartlarda atmak için bile angaryası olan, gidemesen para cezası gelen, ağası at deyince atılan, verdiğinde getirisi de tafrası da ağalara çalışan bir hak. 

İşte o güler yüzlü Amcalar, şefkatli Teyzeler, çobanlık yapan köy çocukları, şimdiki ağzı kulaklarında ama gözleri sabit, sürekli alan ve saltanat süren ama vaazdan başka bir şey vermeyen, seni her an yargılamaya hazır sahte tavırlardan çok farklıydı. Uzun süredir bulmayı umduğum o zincirin, ticaret ve kar metaı şeklinde karşıma çıkması ve askeri ayetleri insanların bilinçaltına işleyerek insanların birbirine düşürülmesi, sevgisizliğin kol gezmesi heryerde, çok büyük bir acı kaynağıdır benim için. Söyler misiniz bana kim bu teneke kafalı, edepsiz, mahlûk? Bu nasıl bir nefrettir, nerde saklı bu nefretler, gencecik bir kıza nasıl bir linç hareketidir bu,  hiç mi vicdanı yok bunu söyleyenlerin, böyle sevgisiz bir yürekle mi kurtaracaklar insanlığı. Birde bu durumdan feyz alıp, bu şirin kızcağıza dünyayı dar edecek gerzekler var mıdır bilmem ama ben bizim gibi hamurunda sevgi olan ve bu sevgi ve hoş görüyle tarihin içinden enine boyuna yoğrularak ‘’pişerek yanarak’’ gelen bir toplumda, böyle gerzeklerin olduğuna inanmıyorum. 

O güler yüzlü Amcalar, o şefkatli Teyzeler, o sevgili Anadolu aydını insanlar, Aysun’u görseler, saçını okşayıp, ah benim güzel kızım daha çok gençsin, daha göreceğin çok şey var, iyi niyetlide olsan lafının nereye gideceğinden, birilerinin nasıl kullanacağından emin ol. Söz söylemeden senin esirindir, söyledikten sonra sen sözün esirisin, diyeceğinden adım gibi eminim, bundan da o gencecik Aysun kızımın çok şey öğreneceğinden de eminim. Bizim Anadolu’dan öğreneceğimiz çok şey vardı, bıraktınız mı bilmem ama o zenginliğin bir yerlerde beklediğinden ben yinede eminim. 

Bakın bu gencecik kızcağız ağlayarak ne diyor;

Aysun Kayacı"Lütfen beni ülke düşmanı olarak göstermesinler. Artık hiçbir şey söylemeye cesaretim yok. Bana 'teneke kafalı, edepsiz, mahlûk' dediler. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum. Konuştukça her şey çok daha kötüye gidiyor. Lütfen, profesörler, hocalar birileri bana yardım etsin. Çünkü korkuyorum. Ben söylemek istediklerimi söylemeyi beceremiyorum."

Bu bir ruhsal travma sebebidir ve buna sebep olanların utanması gerekir.

Ülkenin ve tüm dünyanın çocukları bizimdir. Mustafa kemal, Milletine ve nesillerine sahip çıkan ve İnsanları sevgiliyle kaynaştıran bir sosyal Devlet alt yapısını oluşturmuştur. Yurtta sulh cihanda sulh ilkesini ilan ederek, tüm Dünya çocuklarını kucaklayacak genişlikte bir 23 Nisan çocuk bayramını ilan ederek, bu sevgi zincirini, evrensel bir insani anlayışı dosta düşmana göstermiştir, biz hepimiz bu zincirin bir parçasıyız. Şimdi bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti Devletine faşist diye bağıranlar, baş kaldıranlar varken, bu çocuklarla uğraşmak ayıp oluyor. Şu yarattığınız duruma bir bakın, bunu ben yapsam yerin dibine girerim, Allah katında bunun hesabını nasıl veririm ben? Uzun süredir Askeri ayetleri halka pompalayanlar bundan vaz geçmezse halimiz yaman, bu gidişin sonunda, Anadolu da ki dünyayı bile kapsayan o Allahın lütuf u sevgi zinciri kalır mı bilmem…

Kemalizm’i kötüleyenler aslında işte bu sosyal devleti istemiyorlar, şimdi bu Devleti faşist gösterenlerin, bir süre sonra Etnik ayrımcılık ve Mezhep ayrılıklarının yanı sıra Türkiye’de sağ sol çatışmalarını da körüklemeye çalışacağından emin olunuz. Özelleştirme adı altında, Milletin mallarını satarak, işte bu sosyal devlet adım, adım tasfiye edilmeye çalışılıyor, çünkü bu zihniyetin fikri hür vicdanı hür millete değil, ucuz iş gücüne ve itiraz edemeyen, hakkını aramayan kitlelere ihtiyacı var. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti Devletine faşist diyenler, bir süre sonra komünist derse hiç şaşırmayın, birileri Sosyalistler, Komünistler diye bağırmaya başladılar bile. Yahu komünist mi kaldı memlekette, kalanlarda AB yanlısı oldu çıktı, onlarında kimlere destek verdiği ortada. Uzun süredir toplumun getirildiği sosyokültürel ve psikososyal ortamda ve çok çeşitli darbelerin açtığı gedikler varken bu konularda temkinli olmakta fayda vardır, Milletimiz çok dikkatli olmalıdır, bu en yakın Irakta da yapıldı bildiğiniz gibi.

Bu Aysun var ya bu Aysun, aha işte bu Aysun, bu sorunların sorumlularından biri herhalde, bu civciv kod adlı elemanı, bu şirin çocuğu linç ettiniz mi tamamdır bu işler… Hiç yakışıyor mu bizim gibi kelli felli kişilere.

Yine açıldı gönül gözüm fal taşı gibi, vicdan pavyondaki kız değildir dostlarım, sahip olan için öyle bir yastıktır ki verdiği huzura doyum olmaz. Bakın bu milletin hamurunda neler var, ‘’Hamdım, Piştim, Yandım.’’ Bir ara incelesin bunu birileri yararı olacaktır. Birileri ile farklı yerlerde pişiyoruz herhalde. İlahiyatçılarımızın ve halkımızın, İslamiyet’in insanı sevgiyle sarmalayan o güzel hayat yorumunu hatırlamasının zamanı gelmiş hatta geçmiştir. Bu acilen gereklidir, herkese duyurulur duyan duymayana söylesin!


feed1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
Yurtsever Yurttaş
08 Nisan 2008 03:08 29
Başarı Göstergesi: +2

Tüm insanlara sevgiler, vicdan pavyondaki kız değildir lafıma kimse alınmasın sakın biz tüm insanlarımızın problemlerine ineriz, Zeki mürenin şarkısından alıntıdır sadece.

Rapor Et
Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: YABANCILARIN DERS KİTAPLARINDA TÜRK'LER İÇİN YAZILANLAR (1)   :: BÜYÜKANIT'TAN ILIMLI İSLAM AÇIKLAMASI   :: BÜYÜKANIT: 'IRAK'IN GELECEĞİ UMUT VERİCİ DEĞİL'   :: TÜRKİYE KİMSEYE BİAT ETMEYECEKTİR!   :: Şer Odağı: "Kahrolsun Laiklik"   :: Arşidük   :: Badem   :: Medvedev: 'Enerji Sorununu Bilim Çözecek'   :: 'Mahkemenin Kararı, Beklenen Bir Karar'   :: AK Parti için 'İdam' Sloganı   :: 'Şeriatın Kestiği Parmak Acımaz'   :: Amerika ile Avrupa'nın Türkiye politikası farklılaştı   :: Darbe mi?   :: Görünen Karar   :: 'Velev ki...'   :: Vicdanı kalmış doktorun yazısı   :: 9'a 2   :: Bu karar yeni değil   :: ABD'den destek istemenin ne anlama geldiğini biri anlatsın bana!   :: Hollandalı saldırgana ağzının payı!   :: Japon atasözü: Ne tarafa dönersen dön, kıçın arkadadır!   :: Abdullah Gül'ün 'bulunmaz' yanı   :: 'Ve Türban Kadını Yarattı' mı?   :: İki Yanlış   :: Ortadoğu Bataklığı ve Türkiye'nin Yeri   :: İtiraf   :: AKP kapatılır ve erken seçim olursa   :: Genel sekreter   :: 10 KASIM 2007'de ATATÜRK OLMAK...   :: Touareg'in küçük kardeşi Tiguan geliyor

TÜRKİYE KİMSEYE BİAT ETMEYECEKTİR!

ABD’den destek istemenin ne anlama geldiğini biri anlatsın bana! 2

Diğer Yazıları
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: