• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

26
Nisan
2008
CHP Kurultayı... Yazdır E-posta
Mustafa BALBAY   
Cuma, 25 Nisan 2008
Mustafa BALBAYCHP'nin 32. Olağan Kurultayı yarın başlıyor.

Tartışma, Genel Başkan Deniz Baykal 'ın etrafında dönüyor...

Baykal'ın salı günleri yaptığı grup toplantısındaki değerlendirmeleri, merkez sola gönül vermiş kişilerin büyük çoğunluğu tarafından benimseniyor. Ancak salt salı toplantılarıyla sonuç almak olanaksız. Kaldı ki;

CHP'nin tek işlevi AKP muhalefeti yapmak değil... Öncelikle, solun ve tarafsız yığınların gözünde tam bir iktidar seçeneği olmak.

Bu bağlamda CHP'nin AKP denetçiliğinin yanı sıra, toplumun her kesimiyle köprüler kurabilecek bir kadrosunun olması gerekiyor.

Baykal'ın, kurultayda çok büyük bir kadro değişikliğine gitmeyeceği anlaşılıyor. "Sağlam" bir Parti Meclisi (PM) tablosuyla 2009'a girip yerel seçimlerde "çok geniş açılım" yapma planı olabilir.

2009 başı, siyasette her türlü gelişmeye gebe.

***

 

Baykal'ın karşısında 3 aday var...

Ayhan Yalçınkaya gençlik kollarından geliyor. Yaklaşık 10 yıl önce kendisini tanımıştım. Özverisiyle, samimiyetiyle, tabanla kurduğu ilişkilerle tam bir CHP'li...

Haluk Koç , milletvekilliği dahil her yere tırnaklarının ucuyla geldi. Yükseldiği her basamağı kendisi inşa etti.

Umut Oran 'ı daha çok iş dünyası içinde tanımıştık. O dünyadaki girişimciliğini şimdi siyasete taşımak istiyor.

Doğal olan CHP genel başkanlığına elbette birden fazla adayın çıkması. Ancak saydığımız isimler aday değil, aday adayı! Aday olabilmeleri için delege sayısının yüzde 20'sinin imzasını almaları gerekiyor. Ülkede seçim barajı yüzde 10, CHP genel başkan adaylığı barajı yüzde 20.

CHP'de bu baraj yükseltimi bir tüzük kurultayıyla yapılmıştı. Bugün Koç ve Oran'ın çevresinde yer alan milletvekilleri de buna el kaldırmıştı.

Kendi düşen ağlamaz, deyimini kullanacak değiliz ama, bu durum ne yazık ki salt CHP'nin değil, tüm siyasetin başlıca sorunu. Yani genel başkan sultası!

İşbaşına gelen her başkanın ilk işi, tüzük değişikliği yapıp karşısına aday çıkmasını güçleştirmek oluyor. Genel başkanlar için şu tanım abartı olmaz:

Tüzüklerin efendisi!

***

 

Geçen gün tanıdık bir esnaf; "Abi bizim emeklilik zorlaşıyormuş, doğru mu" dedi. Evet deyince söylendi:

"Gel de şimdi CHP'ye kızma!"

 

"Bunda CHP'nin suçu yok, yasayı AKP çıkardı" dedim ama, dinlemedi:

"Abi be ne yapıp edip engellemesi lazımdı!"

 

CHP, eleştirilmesi en çok sevilen parti!

Baykal'a yönelik de toplumda değişik nedenlere dayalı olumsuz, eleştirel bakış var. 32. Kurultay'da genel başkan değişikliği beklenmiyor. Yakın geçmişteki kurultaylar, kaybedenin partiden ayrılmasıyla sonuçlandı. Bu, kamuoyu önünde CHP'yi küçük düşüren bir tutum. Aynı koltuk için mücadele edenler kaybedince terk ediyorsa, o partide ortak ruh yok demektir.

CHP'de il-ilçe örgütleri yapılanması genel-yerel seçimleri kazanmaktan çok, kongreleri kazanmaya yönelik...

CHP'nin "devleti kuran parti" onuru elbette önemli.. ama yetmez. Bugün, Türkiye'nin geleceğini kuran partiye gereksinim var.

Baykal gitsin, kim gelirse gelsin parti daha iyi olur tezini savunanlar, merkez sağdaki benzer yaklaşımın nasıl sonuçlandığına iyi bakmalı!

CHP kurultayı "partinin iç işi" olarak seyretti...

Kurultay sonrasında kamuoyu adına söyleyecek çok sözümüz var!


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner

Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP kapatılsın mı?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

ÖNCEKİLER
SONRAKİLER