|
Yeni anlaşmalar yapılırsa, eski anlaşmaların hükmü kalır mı?
Önceden de yazdım şu sıralarda gene gündemden düşürülüyor, hatırlayalım Barzani geri planda yumuşak konuşuyor, Talabani öne çıktı bu sıralarda. Irağın bütünlüğünden bahsediliyor, aslını isterseniz hiç inanasım gelmiyor bunlara. Beyefendi Irak cumhurbaşkanı ama Talabani'nin ta kendisi, ya Sayın Zebari oda Barzani'nin yakın akrabası. Irak Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile görüşünce kuzey ırak Kürt yönetimi ile görüşmüş oluyor bizimkiler. Zaten oradaki görev dağılımı da büyük ağabey tarafından belirleniyor herhalde. Ne düzeyde görüşüleceği karışık, öyle desen değil, böyle desen değil, öyle çok yalan dinledik ki tersimiz döndü. Bu arada doğuda da petrol olduğu kesindir, bana öyle geliyor ki bu millet boşa sıkıntı çekti bunca senedir. Duyumlarıma göre TPAO son üç senedir çalışmaları hızlandırmış, üç senede de bir sürü kuyu açmış. Bilirsiniz hep sorulur, hepte çıkarması zor çok derinde falan denir, aslında hiç de öyle değilmiş doğu cevher kaynıyormuş aslında. Bu doğu Akdeniz deki Petrol çekişmesi de, dikkatleri Doğu Anadolu Petrolünden uzaklaştırmak için gibi sanki baksanıza petrol bulundu yaşadık falan derken, doğu Anadolu Petrolü bir anda gündemden düşüverdi. Akdeniz deki petrol çekişmesi, denizlerdeki aramalar gündem oldu. Şimdide Irakta Petrol arama izni alınmış, büyük başarı olarak sunuluyor. Hani PKK konusunda bir söz söylemişti biri, dışarıda 1500 içerde 3500 müydü neydi? İlkönce içeriyi halledin diyordu bu konuda birileri. Niye bu konuda da aynı anlayış sergilenmiyor? Birileri denetleyip haber versin Allah aşkına, bu Millete mallarının durumunu, birileri gizli, gizli planlar kuruyor Milletin haberi yok. YİNE BAZI SORULAR: - Bu güne kadar bulunan Petrolün ne faydası oldu bu Millete?
- Petrol ve maden olduğunu biliyoruz, çıkarılan bu Milletin refahı için yeterlimi?
- Yeterli değilse dahası ne zaman çıkarılacak ve niye milli bir seferberlik ve sevinç dalgası ile yankılanmıyor bu konular, hemen söndürülüp hasır altı ediliyor?
- Denizlerde aramak mı, doğuda aramak mı daha avantajlıdır?
- TPAO'nun kaç kuyu açabilecek kapasitede olduğunu biliyoruz, bu iş daha hızlı olamaz mı?
- Burada da uyandırmayın safları durumu var mıdır?
- Bütün unsurları ile beraber, geniş anlamda bu Millet, ne zaman malına kavuşup rahata erer, nesillerinin bekası için topyekûn çalışır ve istikbal kaygısından kurtulur?
- Kimse ne malı var ve kimlere teslim biliyor mu acaba, sorumluluğu taşıyanların, sorumluluğu ne kadar, tutun ki takmadılar bu Milleti, tespiti mümkünmü, cazası ne kadar?
Bu Milletin bir ferdi olarak ben bunları merak ediyorum.
Dengeli.net te Okuyucu mektupları bölümünde şu haberi okudum bir kısmını aktarıyorum, benzer haberleri eskiden beri alırız. Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz? Bu haberin tamamını muhakkak okuyunuz; Sayın, Okan MANDEV yazmış, CUMARTESİ, 19 Nisan 2008 'Biz aileden madenciyiz.Irak sınırında yaklaşık 300 km ya da bir başka deyişle yaklaşık 150 milyon ton asfaltit madeni buldum.. Bu madeni bir süre resmi olarak işlettikten sonra devlet 1978 yılında kamulaştırıyoruz' diyerek el koydu. Rezervin de 50 milyon ton olduğu iddia edildi. Madem asfaltit rezervi az, neden el koyuyorsunuz. Dünyanın neresine giderseniz gidin asfaltit maddesi bulunan her yerin altında petrol vardır. Silopi'nin altı da petrol deniz idir. Yaz aylarında etraftaki ocaklardan resmen petrol akar ve Hezil çayına karışır. Gelin görün! Sadece petrol değil, burada çok zengin uranyum Ve nikel madeni de var' - Nereden biliyorsunuz? 'Türkiye'deki analizlere güvenmediğim için madenin her tarafından örnekler alarak Almanya'ya bizzat götürdüm ve analiz yaptırdım. Raporları gönderdim size ( Sonuçlar elimde Yatağan ve Tunç bilek'e göre iki misli rakamlar var) dünyanın en önemli uranyum madenlerinden birisi buradadır ve aktif haldedir..'
- Kürdistan'a razı olmak üzere miyiz?
- Kerkük'ün Kürdistan'a başkent olmasına razı olup, işadamlarımıza Kürdistan'da iş mi bağlayacağız?
- Musul Kerkük vs. Petrolleri ile multi trilyoner olan, Barzani, Talabani ve Aptullah Öcalan dan dış borç alıp, Boğazda gökdelen mi yaptıracağız?
- Bizdeki bu rezervler niye bunca senedir değerlendirilmiyor, hangi aşamadan sonra kimler değerlendirebilir?
Bunların cevabını ilerde bulacağız herhalde. - Öte yandan pkknın bitirileceği palavrası ortaya yayılıyor, yağmur hattının arkası muamma, Pejak merak konusu.
- ABD, pkkyı etkisizleştireceğini öne sürerek, Türkiye'yi Kuzey Irak'tan uzak tutup oyalıyor mu?
- Irak kuzeyinde Kürt devleti çatır, çatır kuruluyor diye Medya bas, bas bağırıyordu bir ara, bu doğrumu?
- Medyanın dediği gibi süslü laflarla perdelenerek, Irak giderek parçalanıyor mu acaba sahiden?
- Kerkük referandumu da buzdolabında bekliyor şu sıralar, orada da bir sürü Türkmen öldü bunun önem derecesi nedir?
- Musul meselesi tek başına lokal bir mesele değil, kapsamlı bir enerji bölgesinin stratejik bir ayağımıdır?
Söylemekten usandım ama tekrar söyleyeceğim, bu güne kadar gelişen süreç içinde bazı belirtilere bakarsak, 5 Kasım görüşmelerinden sonraki, Medeniyetler ittifakının omurgasını, ABD ile Fethullah Gülenin Dünya çapındaki teşkilatı ve ittifakları oluşturuyor. Gülenistler in yurt içindede nasıl kadrolaştıkları artık sır olmaktan da çıktı. Hal böyleyken, TÜRKİYE CUMHURİYETİ varlığını tehdit edebilecek Dünya çapındaki bu yapılanmaya balıklama dalıp, üst düzeyde temsil edilip imzalar atıyor. Bu işin bir ucu 76 ülkeden bir milyarı aşkın insanın temsil edildiği, fakat azınlığın hüküm sürdüğü İslam Konferansı Örgütüne, bir ucu ABD merkezli ''BOP'' Güneydoğu planlamalarına, diğer ucu Avrupa Birliği ne ve yine ABD'YE dayanıyor. İçimizdeki totaliter sistem özlemlerine sahip çevrelerin, ''bu darbeye karşı ve özgürlükçü görünümü de'', düşmanlarla yaptıkları ittifakı engelleyecek güçleri, yani TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ORDUSUNU saf dışı etme çabalarını gizlemektedir. Sanki düşmandan bahseder gibi kendi ordumuzu dünya kamuoyuna darbeci Faşistler olarak ilan etmekte tereddüt bile etmemektedirler. Bu aşama, en büyük engel olan Türkiye cumhuriyetinin tasfiyesi aşamasıdır. Şu hayret tablo beni çok düşündürüyor; - ABD için önemli enerji bölgeleri olan, kuzey Afrika, Ortadoğu, Hazar bölgesi önemli hedefken
- Aylardır gözlemlediğimiz belirtilerden ABD cephesinde ABD'nin Dünyanın her yerinde cepheleri hazırladığı bilinirken,
- Dick Cheyni vs zevatın ziyaretleri gündemde ve bu bölgenin BOP kapsamında parçalanması, RUSYA ÇİN ve KORE cephesinin açılması, söz konusu iken,
- Füze ve Radar rampaları amacı bilinmekteyken,
- Genişletilmiş Ortadoğu Projesi sebebiyle, İtalya Napoli'deki Nato üssü İzmir Urla'ya taşınıyor ve yerleşiyorken,
Hükümet kanadının bu konularda hiçbir açıklama getirmemesi ve herkesi dar sınırların içine sıkışmış dünyadan habersiz olmakla suçlaması düşündürücü ayrıca şaşırtıcıdır da. Biz uyumuyoruz sadece uyutuluyoruz. Ayrıca hep söylediğim gibi, bu Irak yetkilileri ile Irak'ın geleceği için yapılan görüşmelerin ikinci ayağı kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimini tanımak, kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimini tanımanın getireceği son ayakta Kürdistan'ı tanımak olmasın sakın. Türk Milleti uyutulup, giderek malum haritalar kesinleşip, yenidünya düzeni oluştuğunda bütün bu rezervlerde o aşamalardaki bir zamanlamaya bağlanıyor olmasın sakın. Bu İzmir Urla, Nato sarmasından TSK rahatsız ama hükümet her şeyi onaylamış anlaşmalar yapılmış, bu bilgi internette her yerde geziyor ayyuka ya çıkmış durumda. Muhalefet niye bahsetmiyor niye gündeme taşımıyor bu konuyu? Birisi bu konuları açıklasın lütfen... Allah iyi insanları Emperyalistlerin dostluğundan korusun. Ne mutlu Türküm diyene! Saygılarımla
|