Türkiye'nin birinci sorunu şudur: AKP'nin karşısına konacak seçenek!
Sözümüz öncelikle bugün başlayacak CHP'nin 32. Olağan Kurultayı'na! Dün bu sütunlarda CHP kurultayını irdelerken, konuyu olabildiğince yansız biçimde aktarmaya çalışmıştık. Gelen yansımalar geniş bir yelpazeyi içeriyordu. Baykal 'la olmuyor diyenler bir yana... Öyle ki; kimileri, CHP'nin başından Deniz Baykal gitse de bir şeyin değişmeyeceği görüşünde! Kimileri yolumu kesti, birkaç isim saydı, devam etti: "Neden bu isimlerle birlikte yepyeni bir oluşum yaratılamıyor?" Bu tür duygu yoğunluklu irdelemeler CHP'lileri, Baykal'ın çevresindekileri kızdırıyor. Ancak onlara bir çağrımız var: Gelin; buna bozulmak yerine nedenlerini anlamaya çalışın, üzerinize aldığınız sorumluluğu bütün boyutlarıyla taşıyın! Toplumun dinamik kesimlerinde CHP'ye yönelik eleştiriler bittiği gün, CHP de bitmiş demektir. Bu eleştirileri "sahip çıkma" zemininde değerlendirmek gerekiyor. Tümüyle önyargılı olanlar bir tarafa, toplumda taraftar bulan eleştirileri kabul edip çıkış yolları üretmek CHP'nin başlıca görevi! *** CHP, sol yelpazede benden başkası yetişmiyor rahatlığına da giremez. Bu saptama doğru olsa bile, iktidar olamamanın gerekçesi değil... Atatürk 'ün güzel bir sözü var: Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz! CHP kurultayında ille bir tarafı tutup öne çıkarmak ya da bir tarafa ağır eleştiriler yöneltmek bizim işimiz değil. Gördüğümüzü ve öngördüğümüzü aktarmak ise görevimiz. Bu bağlamda gördüğümüz şu: CHP ne yapıp edip toplumun gönlünde yer etmek zorunda. Küresel yapı CHP'den hoşlanmıyor... Sermaye çevreleri CHP'nin ulusal duruşuna soğuk bakıyor... CHP'nin solundaki sol, büyüyememenin hıncını CHP'den çıkarmak istiyor... İktidar medyanın desteğini de yetersiz buldu, doğrudan kendine ait bir medya yelpazesi yarattı. Bu medya her fırsatta CHP'ye saldırıyor... Bütün bunlar gerçek ama, Atatürk'ün sözünde olduğu gibi iktidar yolunu açamamanın mazereti olamaz. CHP, iktidar heyecanını içeren bir ufuk çizdiğinde, bundan taban da etkilenecek ve başka türlü çalışmaya başlayacaktır. Nasıl balık baştan kokarsa, heyecan da baştan başlar! CHP kurultayı başlarken genel değerlendirmelerimiz böyle... Kurultayın sonuçlarını önümüzdeki hafta paylaşırız... *** Yazının başlığındaki saptamamıza haklılık kazandıran bir açıklama AKP Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem 'den geldi. AKP içindeki rahmetli merkez sağ yelpazede yer aldığı kabul edilen Erdem'in saptamaları şöyle: 1- Yüzde 47 bize fazla geldi, hazmedemedik. Buna dayalı hatalar yaptık. 2- Atamalarda liyakata bakmadık, yanlış kişileri atadık. 3- Bakanlar Kurulu'nda kan değişimi gerekiyordu, yapamadık. 4- Merkez sağa oturamadık. 5- Bize oy vermeyen kesimlerdeki kaygıları gideremedik. 6- Türban sorununu yaratmak gereksizdi. Hem çözemedik, hem gerilimi arttırdık. Pek çok kişinin paylaştığı görüşleri, bir AKP'linin söylemesi önemli. 2009 siyasette pek çok değişikliği beraberinde getirecek. CHP kurultayının da ışığında soralım: O güne kim hazır?
|