Yargıyı dış odaklarla baskı altına almaya çalışıyorlar. Ne anayasaya ne de yargıya güvenleri var.
Başbakanları, kapatma davası açan iddianameyi ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney 'ye şikâyet etmekle başladı. Cheney'ye, Ortadoğu projesi nedeniyle, ABD'yle olan dostluk bağları nedeniyle eleştirilmekten yakındı. Kürsüye çıkıp dürüst bir davranışla Cheney'ye böyle konuşarak ülkesini şikâyet etmediğini bir türlü açıklayamıyor. **** Açıklama yapmamasında bir neden varmış: Meğer Anayasa Mahkemesi'ni etki altına almak için RTE 'nin, Cheney'ye yakınmalarda bulunması, AKP planının bir parçası imiş. Kapatma davasının açılmasından sonraki ilk Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısında RTE, (tabii bu bilgi mutlaka yalanlanacaktır) milletvekillerinden Yüksek Mahkeme'yi baskı altında tutmak için Avrupa Birliği ve örneğin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nden kapatmayı engelleyecek açıklamalar yapmalarını sağlamalarını istemiş. AKP'nin, AKP'yi savunma görevini üstlenen Avrupa Birliği ile ağız birliği yaptığı kanıtlandı. Genişlemeden Sorumlu Üye Olli Rehn 'in açıklamalarına Komisyon Başkanı Barroso da katıldı. Hele bir başka AB yakını var ki, kendini Türkiye'nin hamisi ve müstemleke komiseri sanıyor. Açıklamalarıyla adeta AB örtüsü altında Anayasa Mahkemesi'ni tehdit ediyor. Adamın adı Joost Lagendijk , milli enişte ve sıfatı Türkiye-AB Ortak Komisyonu Eşbaşkanı. Eşinin Türk olması, ona Türkiye üzerinde bir Türk'ten daha fazla hak tanıyormuş gibi açıklama yapabilme olanağını sağlıyor. Dış baskılara karşı TC Hükümeti mi? Güldürmeyin insanı. AB'den gelen baskıya karşı çıkmayı, görüşmeler kesilir gibi tehditlere yanıt vermeyi düşünmedi bile. Yüksek Mahkeme'ye içeride başaramadığı baskıyı AB'de bulmanın sevincini yaşıyor. AB'den sonra sıra, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nden kapatmaya karşı bir deklarasyon yayımlamasına geldi. AKP, Konsey nezdindeki girişimlerinin gizli kalacağını sandı. Oysa Meclis Başkanı Kuiz Maria de Puig , deklarasyon önerisinin Türk heyetinden geldiğini açıklayıverdi ve rezalet ortaya çıktı. **** Heyet üyesi MHP Milletvekili Deniz Bölükbaşı 'nın üç cümlesi, AKP'nin gerçek yüzünü gösteriyor: "AKP, Türk yargısını baskı altına almak için kapı kapı dolaşmaya başlamıştır. Bunun başka anlamı yok. Destek ve merhamet dilenciliği yapıyorlar" diyor. Bir başka ilginç olay, RTE'nin Katar'daki kısa açıklamasıyla yaşandı. Başbakan, Anayasa Mahkemesi'nden "kapatma kararı çıkmayacağını" ilan etti. Nereden biliyorsun Yüksek Mahkeme'nin kararını? Yoksa Köşk'teki yabancı konuklara verilen akşam yemeklerinde ayaküstü sohbetlerinizde olası kararı Başkan Haşim Kılıç 'tan mı öğrendin diye medyada da siyasetçiler arasında da soran yok! Global demokrasi, Avrupalılık, Batıcılık bu ise alsın başlarına çalsınlar!
|