• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
14
Mayıs
2008
Doğrular ve Eksikler Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Pazartesi, 28 Nisan 2008

Prof.Dr. Mümtaz SOYSALÖnce Baykal 'ın uzun söylevindeki saptamaların doğruluğunu kabul ederek düşünmeye başlamak yararlı olabilir.

Evet, yabancı çevreler "Türkiye hem lâik, hem demokratik olamayacak" demeye başlamışlardır.

Laiklik sorununu millet çıkarmamış, milletin oyunu alan siyaset adamları çıkarmaktadır.

Yüzde 47 oy almış olanlar, bırakın Cumhuriyetin temel ilkelerini, demokrasinin icabı olarak her şeyi değiştirebiliriz demektedirler.

Erbakan "Milli Görüş" çüydü, Erdoğan işbirlikçidir.

Elli bir Müslüman ülke içinde İslamla demokrasiyi bağdaştırmayı başarabilen tek ülke Türkiye olmuştur.

Hıristiyanlar da bu süreci yaşamış, ancak onlar "Sezar'ın hakkı Sezar'a, Tanrı'nın hakkı Tanrı'ya" diyerek bu ayrımı yapmışlardır.

Bütün bunlar doğrudur da, tartışma asıl bu noktadan sonra başlamaktadır.

Evet, Türkiye Baykal'ın "altın sentez" dediğini yaparak ülkede İslamla çok partili demokrasiyi bağdaştırmıştır ama, bu demokrasi zaman zaman niçin aksamakta, "altın sentez" bozulup hem laik, hem demokratik ülke olabilme başarısı niçin arada bir tehlikeye girmektedir?

Baykal bu sorunu çözmenin "altın anahtarı" na ilişkin pek bir şey söylemedi. Daha doğrusu söyledi de, tek yanıt olarak anahtarın "kavgasız bir CHP'de" olduğunu vurgulamaktan öteye başka bir şey söylemedi.

Bunun için "sosyal demokratlar" a çağrıda bulunmayı ihmal etmeyerek.

Acaba Kemalistliğin devrimci dinamizminden uzak duran, köhnemiş bir Batılı sosyal demokratlık, "altın sentezi" ayakta tutmaya yetecek midir?

Elindeki kamusal üretim kuruluşlarının hemen hepsini yabancı sermayeye ve yerli ortaklarına kaptırmış, büyük çapta yeni yatırım yapamaz duruma gelmiş, Güneydoğu için bile planlı bir ekonomik kalkınma ortaya koyamamış, eğitim ve sağlık başta olmak üzere, en temel kamu hizmetlerini ticarileştirme yoluna girmiş bir Türkiye hangi sosyal demokrasiyle bu durumu tersine çevirecektir? Sınıflar ve bölgeler arası uçurumların derinleştiği bir toplumda neyi, nasıl bölüştürüp paylaştırarak uçurumları dolduracaksınız? Dincilik, muhtaçlığı istismar ederek sadaka ekonomisiyle oy toplamıyor mu?

Keşke o uzun söylevin büyükçe bir bölümü bu konulara ayrılmış olsaydı.

Peki, lider o konularda sustu da, liderliğe soyunup başa güreşenler çözüm diye Sosyalist Enternasyonal'in ilkelerine sığınarak sade suya tirit formüllerle ortaya çıkmadılar mı? Mahkemeye düşmüş AKP'nin imdadına koşmak için akın akın Ankara'ya gelen AB'liler içinde Sosyalist Enternasyonal'den hayli yüksek sayıda "sosyal demokrat" ın da bulunduğunu unutarak.


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

Darbe

Adamlar, “Bütün koşullar yerine getirilse bile tam üyelik olmaz” diyorlar. Bir kısmı da “Tam üyelik olsa da, Türkiye için özel sınırlamalar...

Diğer Yazıları

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP kapatılsın mı?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner