|
Anayasa Mahkemesi iddianameyi kabul ettiğinden beri içeride dışarıda kıyametler kopuyor.
Yüksek Mahkeme yasalar neyi emrediyorsa o yolda olacağını ilan etmesinden sonra AB'deki kimi yetkililer ile bunların Türkiye'deki kuyrukları karardan önce yargıya şantaj niteliğinde tehditler savurdular. Yüksek Mahkeme tehditlere, şantajlara beş paralık değer biçmedi. Kuyruklar şimdi Yüksek Mahkeme kararının "AB ile ilişkileri zehirleyeceğini, siyasal ve ekonomik istikrarı altüst edip, kutuplaşmayı keskinleştirecek tohumlar atacağını" yazmaya başladılar. Olli Rehn adındaki AB'nin genişlemeden sorumlu yetkilisi, TC'yi Brüksel yönetiyormuş gibi durmadan Anayasa Mahkemesi'ni -üstelik tehditler savurarak- AKP lehinde karar vermeye zorladı. Bir başka AB'li daha var; milli enişte, adı Joost Lagendijk , sıfatı Türkiye-AB Karma Parlamento Eşbaşkanı. İçerideki AB kuyrukları ile aynı ağzı kullandı. "Türkiye'de siyasi sürece 'yargı darbesi' yapıldığını" ilan etti. Olli Rehn de şayet AKP kapatılırsa AB'nin görüşme sürecini gözden geçirebileceklerini söyleye geliyor. Son olarak "Bu davada hiçbir haklı neden görmüyorum" dedi. Kapatma davasının "yasal dayanaktan yoksun olduğunu" söyledi. *** Bu adamlar kör cahil. Anayasa ve yasalarla ilgili az buçuk bilgi sahibi olsalar böyle konuşmayabilirlerdi. Bu iki adam Türk hukuk sistemi cahili olmaları bir yana, üstüne üstlük küstah ve terbiyesiz! O denli küstahlar ki, Avusturya'daki faşist Haider 'in koalisyon ortağı olmasına tahammül edemiyorlar; lakin emirlerine amade gördükleri Türkiye'de "laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline gelen" bir partiyi kapatma davasına "karşı çıkmayı" efendilik sayıyorlar. Öyle açıklamalar yaptılar, yapıyorlar ki; laiklik karşıtı hükümetin eylemlerini onaylıyorlar. Adeta AKP'nin avukatı mübarekler! *** Habere göre, Olli Rehn'e, AKP'nin kapatılması durumunda Türkiye-Avrupa Birliği görüşmelerinin askıya alınacağını, alınması gereğini gayri resmi AB dışişleri bakanları toplantısında Dışişleri Bakanı Ali Babacan söylemiş. O toplantıda yargıyı suçlayan, AB adına tehditler sıralayan Olli Rehn'i dinlemekle yetinen ve habere göre Olli Rehn'e, ülkesini bir yabancı örgüte (AB'ye) gammazlayan bir bakan Ali Babacan! Haber doğrulanırsa Türkiye'yi yönetenlerin, en azından dışişlerini yönettiğini sanan bir yetkilinin gözünü particiliğin kararttığı kanıtlanmış olacak. Hazin bir manzara! *** Olli Rehn'in açıklamalarından anlaşılıyor ki, AB'yi RTE karasevdası sarmış. Dava kapatmayla sonuçlanır, RTE'ye siyaset yasağı gelirse müzakere sürecini gözden geçirmek zorunda kalacaklarmış! AB'den RTE'ye körü körüne bu destek neden? Neden bilinen bir neden: AB dayatmalarına, Türkiye üzerinde dilediği gibi at oynatma olanağını RTE ve iktidarı ile buldu. AKP iktidarı dışında hiçbir parti iktidarı aman müzakere süreci durmasın, aman iktidarıma verilen dış destekten yoksun kalmayayım diye AB dayatmalarını gözü kapalı kabul etmez. Bu nedenle RTE'ye siyaset yasağı gelmesin, AKP kapatılmasın telaşında. Kuyruklar ve AB ise; AB ilkeleri diyor, demokrasi diyor ve bu yoldan paçasını kurtarmak için etkili ve başarılı olacağı kanısıyla batılı marifetlerini sergiliyorlar. Bu edepsizlikler, yargıya yönelik tehditler karşısında ister istemez akla Ömer Seyfettin 'in Diyet öyküsü geliyor. Türkiye Anayasa Mahkemesi kararını açıkladığı önceki günden itibaren tartışmalı bir hükümetin ve de bir cumhurbaşkanının yönetiminde. Ne demokrasi ama!
|