|
AKP'nin günlerdir beklenen "yol haritası" nihayet açıklandı.
Partinin derin hukukçularından Genel Başkan Yardımcısı DMM Fırat 'ın varılan sonucu açıklayan sözleri, kimi medyada "AKP MKYK'den 'sağduyu' çıktı" diye yorumlandı, manşetlere geçti. Gerçek DMM Bey'in açıkladığı ve medyanın sağduyu olarak yansıttığı gibi mi? Açıklanan metin dikkatle okunursa AKP'nin amaçlarında dünden bugüne önemli ve yeni fazla değişiklik olmadığı görülebilir. İki aydır genel başkanları neler geveliyorsa, yol haritasında bunlar kapalı ifadelerle yineleniyor. Özetlemek gerekirse; AKP cephesinde önemli bir değişiklik yok! **** Önce eleştirisel ağızlara bir parmak bal uzatılıyor. "Sayın genel başkanları" tarafından "tayin edilen çalışma grupları tarafından mahkeme sürecinin kendi mecrasında yürütülmesi" kararlaştırılıyor. Tabii medyamız bu kısa ifadeyi, AKP'de yargıya saygı ve alacağı kararı baştan kabullenmek diye yorumluyor. Oysa kazın ayağı böyle mi? AKP, genel başkanın ( RTE 'nin) saptayacağı "çalışma gruplarından" birini, örneğin Anayasa Mahkemesi kulislerini izlemeye memur edebilir. Bu grup artık geceleri mi olur yoksa gündüz gözüyle mi, bu yanı elbet bilinmez, örneğin Anayasa Mahkemesi Başkanı veya AKP anlayışına koşut gördükleri üyelerle görüşmeyle görevlendirilebilir. Bir diğer grup da Yüksek Mahkeme'ye sunulacak yazılı ve sözlü savunmaları toparlamak görevini üstlenebilir. *** Ne var ki bütün bunlar AKP'nin yargıya saygısını ve güvenini yansıtmıyor. DMM Bey uzun uzadıya, tabii içinde bol miktarda ulusal irade, demokrasi ve parlamento sözcükleri geçen ve asıl amaç olan AKP'nin kapatmaya karşı duruşunu içeren ifadeler sıralıyor... "Elbette mahkeme süreci kendi içinde yürüyecektir" diyor demesine de, işte bu noktada AKP baklayı ağzından çıkarıyor: Amma ve de lakin; " ...ülkemizin istikrar ve huzurunu, birlik ve bütünlüğünü koruyacak tedbirler almak da siyaset kurumunun görevidir..." diyor. Bu görevi üstlenecek siyaset kurumu mevcutlardan hangisi? Elbette AKP! Açıklamada "çözüm zemini" olarak TBMM gösteriliyor. Böylece siyaset kurumunun ikinci ayağı ise kuşkusuz parlamento ve parlamentoda çoğunluğu elinde tutan AKP oluyor. Açıklamada bir de "siyaset kurumu içinde 'mutabakat' arayışlarının süreceğini" ifade eden satırlar var. Bu da bir başka uyutma yöntemi. AKP, CHP'nin ve koşulları kabul edilmeyen MHP'nin partiyi ve RTE'yi kurtarma amacıyla hazırlanacak anayasaya destek vermeyeceklerini adı gibi biliyor. Parlamentoda tek başına kalır, anayasa değişikliğini yeterli oyla geçiremezse, referanduma gitme yolunda muhalefeti suçlamaya hazırlanıyor. "Demokrasinin genişlemesi çabama kısır particilik dürtüleriyle karşı çıktılar, kapatılmamı engelleyecek anayasayı referanduma götürmek zorunda kaldım" demeye hazırlanıyor. Uzlaşma, çözüm olanakları ararken hangi kapıyı açarsan karşına AKP amaçları çıkıyor. **** Eğri oturup doğru konuşalım. AKP'nin Merkez Karar ve Yürütme Kurulu'nda alınan kararların, RTE'nin iki aydır il il dolaşarak söylediklerinden bir santim farkı yok. Sadece MKYK kararı RTE'nin söylediklerini düzgün bir metinde toparlamış ve kimi yeni siyasal hikmetler ortaya atıyormuş gibi DMM Bey'in davudi sesiyle kamuoyuna sunuluyor. Pekâlâ AKP neyi açıklıyor? Şunu: AKP, Anayasa Mahkemesi'ndeki gelişmeleri kulisiyle, hukuksal yanıyla özenle izleyecek ve: Kararın aleyhte, partinin kapatılması ve RTE'nin siyaset dışı kalacağı biçimde çıkacağını kestirdiği gün: Partilerin kapatılmasını zorlaştırdığı ayağıyla parlamentoya AKP'yi ve RTE'yi kurtaracak anayasa değişikliğini getirecek! Kanıt mı? RTE ta kendisi. Bugüne dek herkese yutturduğunu sandığı alaturka siyaset oyunları...
|