• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

05
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Takip Ettiğimiz Yazarlar arrow Devlet Yalakalığı
Devlet Yalakalığı Yazdır E-posta
Cüneyt ARCAYÜREK   
Cuma, 11 Nisan 2008
Cüneyt ARCAYÜREKAB Komisyonu rüzgârı geldi, geçiyor.

Arkalarında bıraktıkları izleri yakında göreceğiz.

RTE partiyi kapanmaktan ve siyasal yaşamına ya ara ya da son verecek olan Anayasa Mahkemesi'nin olası kararından korkuyor. Tanrı katında kurtuluşu sağlayacak yardım göremeyeceğini anlayınca AB ipine sarıldı.

Takkeliler, türbanlı kafalar da kurtuluş umudunu AB'ye bağlamış olacaklar ki; bir ankete verdikleri yanıtta AB'ye destek oranının birden yükselmesini sağladılar.

A&G Araştırma Şirketi'ne göre "Türkiye AB'ye mutlaka girmelidir" sorusuna 2008 başlarında yüzde 30.1 olan destek, kapatma davası ile birlikte birden, yüzde 19 artarak yüzde 41.9'a fırladı.

Barroso ile Rehn gelmeden önce duyarlı bir konuda uyarıldılar. AB ipine sarılan ve kurtuluşu AB'de gören RTE ve hükümeti tarafından mı?

Hayır! Ana muhalefet tarafından. CHP Grubu adına Kemal Anadol ; Barroso'dan TBMM'de anayasamıza göre davayla ilgili AKP'yi destekleyen konuşma yapmamasını ve AKP'yi yargıdan kurtarmayı amaçlayan "malum görüşlerini" yinelememesini istedi.

Önceki gün kulislerde bu uyarıya karşın Barroso'nun Türk yargısına ve hukukuna saygısızlık edip etmeyeceği merak konusuydu.

AB Komisyonu Başkanı bu türden bir küstahlığa cesaret eder, AKP davasını ve iddianameyi eleştirirse ne yapılabilir, nasıl bir tepki gösterilebilir sorusuna çeşitli olasılıklar içeren yanıtlar konuşuluyordu.

Örneğin AKP milletvekilleri alkışlarken Barroso'yu; CHP ve aynı kanıdaysalar MHP'li milletvekilleri genel kurul salonunu terk edebilir veya AB Başkanı'nı Meclis'te sık sık görülen protesto gösterileriyle alışık olmadığı ama alışması gereken bir olayla karşı karşıya bırakabilirler.

Olur mu olmaz mı? Neden olmasın?

***

 

Anladık. Türkiye AB'ye üye olmalı! Pekâlâ ama üyelik devletin uyguladığı yalaka yöntemlerle mi sağlanmalı?

301. madde dosyasını kapatma davasına Brüksel'den tam destek geldiği gün, hükümetin birden gündeme alması ve tasarıyı alelacele Meclis'e sevk etmesi AB yalakalığına örnek değil mi?

Bu hareket bile AKP'nin AB önünde doksan derece eğildiğini kanıtlayan bir davranış değil mi?

Barroso ve Rehn'e, durmadan yineledikleri bir dayatmaya ziyaret günü şapka çıkarmak, 301 ile karşılamak; yalakalığın arkasından AB'nin daha pek çok ulusal yararlara aykırı kimi dayatmalarına da bu hükümetin olumlu bakacağına bir işaret.

***

 

Yüzde 47 ile şımarmış bir siyasal topluluk sadece ulusal onura bir darbe vurmadı; kendi dışında her siyasetçiyi, her kesimi emrinde sıradan bir memur gibi gören görgüsüzlüğü de sahiplendi.

Güldal Mumcu Meclis Başkanı'na vekâlet ediyor. Barroso'ya armağan 301 tasarısı tek bir imza ile önüne getiriliyor.

Mumcu'nun açıklamalarından esinlenerek olaya bakalım: "Bu kadar önem verdikleri bir konuda Meclis Başkanı'na vekâlet eden Güldal Mumcu'nun karşısına Meclis bürokratları ile çıkıyorlar. AKP'nin grup başkanvekilleri, genel başkan yardımcıları yok mu? Neden doğru dürüst parti olarak karşısına çıkmıyorlar? Başkan Toptan burada olsaydı alayı ile makamına giderek tasarıyı sunmayacaklar mıydı?"

 

Olaya nereden bakarsanız bakınız, baştan aşağı AKP'ye özgü siyasal terbiyesizliğe bir örnek. Bir CHP'liye, bir kadın Meclis Başkanvekili'ne tasarıyı Meclis bürokratları ile göndermek, sadece bir hanımefendiye, Meclis Başkanlığı'na değil, milletin temsilcisi, görevi gereği Meclis Başkanlığı'na vekâlet eden onurlu bir siyasetçiye saygısız davranmak demek...

Benim sevgili dostum, ulusal onurun simgesi kardeşim Uğur 'umuzun eşi, Güldal Mumcu... Hem görevini, hem kadınlık onurunu koruduğun için... AB'ye yalakalığa her yerde her zaman olanak verilemeyeceğini kanıtladığın için.. eleştirmek değil, kutlamak gerek seni!


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: Bahtiyar Ol Nazım   :: Deniz Baykal'dan Aklımda Kalan...   :: Müttefik Aklı   :: 2009 Başına Kim Hazır?   :: Devlet Bahçeli:AKP hükümeti Türklüğün her özelliğinden rahatsız   :: 1 Mayıs, örnek biçimde kutlandı.!   :: Yurttaşına savaş açan hükümet   :: Eczacıbaşı, Koç, Sanayi ve AB...   :: Uyarı Çeşitleri   :: Taksim Duvarı!   :: Üç Adam   :: Disk'alifiye!   :: ODTÜ ve Mimar Sinan üniversiteleri   :: DTP, "AKP KAPATILMAMALI" DİYOR, AMA...   :: 1 Mayıs Mesajı   :: HAVA OPERASYONLARINDAN KAÇAN pkkYA NE OLDU !!!   :: Avea- Teknosa işbirliği   :: Fiat en çevreci otomobil markası   :: Kanser yüzde 80 önlenebilir   :: Klavyede klozetteki kadar bakteri var   :: Yaşananlar devlet terörüdür   :: Tüketici güveni en düşük düzeyde   :: Dünya'da İşçi Bayramı böyle kutlanıyor   :: Dolapdere karıştı !   :: İran'da 4,7 büyüklüğünde deprem   :: İstanbul'da kapalı yollar   :: Taksim   :: İşçileri vurmalı...   :: Üniversite ve Tüm Türk Gençliği Dikkat!   :: YA TÜRBANINIZI ÇIKARACAKSINIZ YA DA İRAN'A HİZMET EDECEKSİNİZ

           

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner

Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP davasında Savcılarımız Cumhuriyetin ve Demokrasinin kendilerine verdiği yetkiyi kullanmıyor mu?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

ÖNCEKİLER
SONRAKİLER