|
MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisine hitap ederken altını çizme gereği duyduğu şu sözleri sıraladı... "AKP'nin, AB ve ABD'nin desteğini alarak yargıya karşı mücadele etmesi gerektiği gibi hezeyanlar gazete sütunlarında hayasızca dile getirilebilmektedir..."
Son günlerde okuduğumuz bu değil mi?!.. Bahçeli diyor ki; "AKP'nin kontrolü altındaki basın vasıtasıyla başlatılan bu kampanyada, basın üzerinden Yüce Mahkeme yargılanmak istenmektedir. - Bunların hukuk devleti ve demokrasi anlayışıyla, basın ahlakı ve sorumluluğuyla bağdaşmadığı açıktır. "AKP'li Bakanların da ön planda rol aldığı yargıyı etkileme seferberliğinde Avrupa Birliği sopası da bir tehdit silahı olarak kullanılmakta ve kapatma davası sürdürülürse AB sürecinin askıya alınacağı şantajıyla yargıya gözdağı verilmektedir. - Bu konuda da Avrupa Birliği'ne sığınan ve yardım isteyen AKP'nin imdat çağrısına beklenen cevap gecikmemiştir. AB sözcüleri 'Türkiye'de yargıya güvenilemeyeceği, yargı reformunun şart olduğu' ve 'kapatma davasının Türkiye'nin Anayasal çerçevesinde değişiklik gerektirebilecek bir sistem hatası bulunduğunu gösterdiği' yolunda yakışıksız beyanlarda bulunmuşlardır. - Avrupa Birliği, PKK'nın sözcülüğünü yapan etnik bölücü partilerin de kapatılmamasını istemektedir. AKP aleyhine açılan dava konusundaki sözde hassasiyeti de, Türkiye'de demokrasinin güçlenmesi aşkından ziyade, her istediklerini yaptırdıkları bir taşeronu kaybetme telaşından kaynaklanmaktadır..." İşte, bu durumun izah tarzı... "Karşı karşıya olduğumuz tehlikeler, artık kamuoyunun gözleri önünde cereyan etmekte ve maalesef sorunlar giderek ağırlaşmaktadır..." MHP Lideri, artık çok daha sık olarak "tehlikeyi" işaret ediyor... Türkiye böyle bir "süreç" içerisindedir ve bu durumdan süratle çıkılmalıdır... Bahçeli'nin endişeleri var... "Stratejik ve jeopolitik açıdan istikrar ve huzura, - Sosyal ve siyasal dengeler açısından güçlü iktidara ve - Milli geleceğimiz açısından ise birlik ve beraberliğe acilen ve en çok ihtiyacımız olduğu bir dönemdir. Bütün temennimiz bugünkü krizin bir Anayasa krizine ve rejim bunalımına dönüşmemesidir. " Ancak, karşımızdaki tablo bu konuda iyimser olmaya fazla yer bırakmamaktadır " -Türkiye çok ağır tahribatı olacak siyasi bir depremin öncü sarsıntılarını yaşamaktadır..." " Bir çift söz de patronlara... " Sağduyu, doğru ve yanlışı ayırma yeteneği ve doğru yargı yapma gücü olarak tanımlanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, özellikle TÜSİAD ve TOBB'un, AKP yönetiminde yıkım ve tahribat yılları olarak geçen son beş yılda, bu tanıma uygun olarak ne yaptıkları sorusunu kendilerine sormaları ahlaki bir yükümlülük olacaktır... Ekonomik ve Sosyal Konsey üyesi olan kuruluşların, bu alanlarda yaşanan felaketler karşısında, sağduyuyu ne kadar hatırladıkları da, aynı şekilde sorgulanması gereken bir husustur..." MHP Lideri "adresi" gösteriyor.. "- Krizden çıkış arayışlarının yegâne adresi Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir.."
|