• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
14
Mayıs
2008
Darbe Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Pazartesi, 12 Mayıs 2008

Prof.Dr. Mümtaz SOYSALAdamlar, “Bütün koşullar yerine getirilse bile tam üyelik olmaz” diyorlar. Bir kısmı da “Tam üyelik olsa da, Türkiye için özel sınırlamalar konacaktır” demekte.

Sanki bütün bunlar söylenmemiş gibi, ne istenirse istensin, bizimkiler “Emriniz olur” deyip hemen yapıveriyorlar. Nitekim, geçen hafta AB Troika’sıyla gelen malum “komiser” Olli Rehn, “Parti kapatma sizin nenize gerek, önce yargı reformu yapın” anlamına gelen bir şeyler söyledi ya, AKP’li Adalet Bakanı yememiş içmemiş, “Yargı Reformu Strateji Taslağıadlı bir belgeyi hemen ona “sunmuş”.

Yargı mensupları elbet tepki gösterdiler. Türkiye Barolar Birliği ve YARSAV’dan sonra, Yargıtay Başkanvekili de “yüksek mahkemelerle başka üst organ ve kuruluşların görüşü alınmadan” böyle bir şey yapılmasını şaşırtıcıbulduklarını açıkladı.

Bakan, bunun “bir ham çalışma” olduğunu söyleyerek kendini savunmak isterken baltayı taşa vurdu. Şimdi, “Tam tersine, bunun önce ülkedeki yargı mensuplarıyla konuşulup sonra dışa verilmesi gerekmez miydi diye sorulmaz mı? Önce yabancılar beğenecek ve ondan sonra o beğeni üzerine mi çalışılacak?

Kendi insanlarını aşağılamak ancak bu kadar olur. Oysa, AKP’lilerin çoğunun “Milli Görüşten geldiğini sanıyorduk biz.

eşitli vesilelerle ve en son da Kapatma Davası dolayısıyla Türk yargısının dış baskı altında tutulması ülke bağımsızlığını zedeleyen iç densizliklerin ve dış küstahlıkların başında geliyor.

Özellikle de “Adalet mülkün, yani devlet ülkesinin temelidir“ denen bir Türkiye’de. Yargı kararlarının uygulanmayışına, bütün suç duyurularına karşın özelleştirme talanına ilişkin yürütmeyi ya da yürürlüğü durdurma kararlarının savsaklanışının üstüne tüy diken bir durum söz konusu.

Gelen giden yabancılar herhalde bilir, İngilizcede buna “Yaraya hakaret eklemek” derler.

Alnının akıyla görevini tamamlamakta olan Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, geçen günkü törende bütün bunların yargı bağımsızlığına “ciddi darbe” indirmekte olduğunu vurguladı. Oysa, Amerika’nın düşünce kuruluşlarına bile sızmış uzaktaki “Fethullahçılarla, AB’li politikacılardan içteki cumhuriyet karşıtı yazarlara varıncaya kadar birtakım insanlar, yasal görevini yapan Yargıtay Başsavcısı’nın kapatma davası açmasına “yargı darbesi” adını vermişlerdi.

Kavramlar tersine çevrildiğine göre, yeni anlamdaki asıl darbecileri, cuntalarda ve gizli örgütlerde değil de, yerleşik yanlış düzenlerin savunucusu, hizmetkârı ve yalakası olup da doğruluğa, dürüstlüğe ve özveriye darbe vurmaya soyunmuş olan cibilliyetsizlerde mi aramak gerekiyor acaba?


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

Darbe

Adamlar, “Bütün koşullar yerine getirilse bile tam üyelik olmaz” diyorlar. Bir kısmı da “Tam üyelik olsa da, Türkiye için özel sınırlamalar...

Diğer Yazıları

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP kapatılsın mı?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner