• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
18
Mayıs
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Darbe mi Olsaydı?
Darbe mi Olsaydı? Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Pazartesi, 17 Mart 2008

Prof.Dr. Mümtaz SOYSALKAPATMA girişimi Türkiye'deki siyasal kadroların ve medyadaki okuryazar takımın "demokratik hukuk devleti" nden ne anlamakta olduklarını iyice belli etti.

Ortaya çıkan tablo, sistemin geleceği açısından pek güven verici sayılmaz. Anlaşılıyor ki, bazı şeyleri en basitinden başlayarak anlatmak gerekecek.

Hukuk fakültelerinin birinci sınıfına, hatta yurttaşlık bilgisi okuyanlara anlatırcasına.

Cumhuriyet ilanından sonraki ilk anayasa olan 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu Meclis üstünlüğüne dayanırdı ama, "Hiçbir yasa anayasaya aykırı olamaz" ilkesini de açıkça belirtmekteydi. Ne var ki, anayasa mahkemesi gibi bir organın yokluğunda bu ilkeyi gözetmek yine Meclis'e, dolayısıyla oradaki çoğunluğa düşmekteydi. Bu durumda, sistemin 27 Mayıs 1960'ta yıkılışına yol açan, o günkü iktidar çoğunluğunun kendisini "ulusal irade" yerine koyup sınırsız davranışlara kalkışması, "anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş" sayılmasıdır. Sistem, kendi kendisini düzeltememişti.

1961 Anayasası'nın Türk hukuk sistemine getirdiği Anayasa Mahkemesi, bu çeşit sapıtışları sistem içinde çözmeye yarıyor. Artık yasalardaki "anayasaya aykırılık" lar mahkemenin iptal kararıyla gideriliyor, partilerin tutum ve davranışlarıyla "anayasa ihlali" ne benzer biçimde sistem dışına çıkışları da Anayasa Mahkemesi'nde kapatma davasına konu oluyor.

Fena mı?

Anayasal düzeni değiştirme girişimlerinin doğurabileceği huzursuzluğu yine anayasa sistemi içinde karşılayabilme açısından böyle bir denetim mekanizmasının var olmasına şükretmek gerekmez mi?

Herkes biliyor ki, özellikle 22 Temmuz seçimlerinden beri AKP iktidarını yönlendirenler, hayret verici bir biçimde, neredeyse 27 Mayıs öncesinin pervasızlığını andırırcasına, tek başlarına her şeyi yapabilecekleri inancıyla iş görmeye başlamışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ise, rastgele bir hukukçu değil; onun görevi Cumhuriyetin temel niteliklerini ve ilkelerini korumak, bunlar tehlikeye girmişse anayasanın kendisine tanıdığı yetkileri kullanıp görevini yerine getirmektir. Kaldı ki, kendisinden önceki Cumhuriyet başsavcılarından Vural Savaş "AKP Çoktan Kapatılmalıydı" diye bir kitap bile yayımlamıştı geçen ay. Şimdiki Başsavcı'nın geçen dönemin başından beri gözlemledikleri de onu bu noktaya getirmişse, ne var bunda kızacak?

Endişe verici olan şudur: Başbakan ve çevresi, olanları sistemin doğal işleyişine bağlamak yerine şimdiden yargı mensuplarına karşı kafa tutmaya başlamıştır. Bu davranışı, aslında, sisteme çok yabancı kaldığını gösteriyor.


feed1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
gozutok
18 Mart 2008 11:23 13
Başarı Göstergesi: +0

Sayın Başsavcım haklıdır, Katılıyoruz.

Rapor Et
Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

busy
 


  :: Kira artışına enflasyon sınırı   :: Bush: İsrail-Filistin barışı mutlaka imzalanacak   :: Bağdat'taki Türkiye Büyükelçiliği'ne saldırı   :: ''Oyumu AKP'ye vermem''   :: Baykal'dan uyarı   :: Çin'de 6.1'lik deprem   :: SSK ve Bağ-Kur prim borçlarında af nasıl uygulanacak ?   :: Van'da 6 terörist öldürüldü!   :: Dinlemeye Başsavcı El Attı   :: İstanbul'da 1 milyon 600 bin bina riskli   :: Yaz portakalı kalsiyum ve fosfor zengini   :: Tüp Tünel ihalesi yine ertelendi   :: Hakkari Çukurca'da mayın patladı:1 er şehit   :: İsveç bu sabah karla uyandı   :: Myanmar'da kolera başladı   :: Ege'de Türk jetlerine Yunan tacizi   :: Kia'dan Mayıs ayına özel kampanya   :: Hafta sonu Afrika sıcakları geliyor   :: İş dünyası faiz arttırımına tepkili   :: Kürtleri katleden vahşi çete   :: Geri çekilme   :: The Queen   :: KKTC'de Amerikan ve İsrail Üsleri mi?   :: İran Dayatması   :: Dinleme Gözaltısı!   :: Gereksiz   :: Kandırıldığını kabul etmek zordur!   :: Leyla Gencer, Luciano Pavarotti   :: Birileri yeni Dünya gerçekliği yaratmaya çalışıyor   :: ROJ TV VE PSİKOLOJİK SAVAŞIN BELİRGİN ÖRNEKLERİ

           

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner