• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
15
Mayıs
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Siviller ve Askerler
Siviller ve Askerler Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Perşembe, 13 Mart 2008

Prof.Dr. Mümtaz SOYSALSınır Ötesi harekâtın bitirilişi konusunda muhalefet partileri ile Genelkurmay Başkanı arasında kopan söz düellosunun çeşitli biçimlerde uzun uzadıya sürdürülmüş olması, kolay unutulacak bir olay sayılmaz.

Böyle bir olayın yinelenmemesi için bazı noktalar üzerinde ciddiyetle durmak gerekiyor.

Birinci nokta, olayları birlikte değerlendirmek ve ulusal tutumu saptamak açısından askerlerle politikacılar arasındaki eşgüdüm eksikliği.

Operasyonun bitirilişi sırasında ABD'ce oynanan oyunun farkına varılmaması ve dolayısıyla ona karşı ortak tutumun kararlaştırılamamış olması, büyük başarısızlıktır. Operasyonun kısalığını, hedefin sınırlı oluşunu, hatta bitiriliş tarihini bilen ya da bilmese bile sorup kolayca öğrenebilecek durumda olan ABD'nin "Kısa kesip hemen geri gelin" tafrasıyla ortaya çıkışındaki anlamı kestirmek çok mu zordu? Bunun Irak'taki Kürtlere mesaj vererek "Bu bölgenin mutlak hâkimi biziz ve sizi ancak biz koruruz" anlamına geldiği belli değil miydi? Böyle bir saptama yapıldıktan sonra, Amerikalıların densizliğini yüzlerine vurup bunu birlikte yüksek sesle yapmak daha doğru olmaz mıydı?

Muhalefet partilerinin Washington'u protesto etmek yerine, hükümeti mi, askeri mi hedef aldığı tam belli olmayan ifadelerle ses çıkarmaları ve askerin de durumu açıklığa kavuşturmak yerine muhalefet partileriyle tartışmaya girmesi, vatandaşların orduya ve ulusal muhalefete olan güvenini çok sarsmıştır.

Ş imdi de buna bir önceki Genelkurmay Başkanı Özkök'ün süresini uzatma konusunda iki önceki Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun görüşlerini açıklayan Şükrü Küçükşahin'in haberi eklendi.

Şimdiki Genelkurmay Başkanı'nın politikacılarla polemiğe sürüklenmiş olması kadar, emekli iki yüksek rütbeli askerin böyle bir konudaki görüşlerinin de kamuoyunu rahatsız ettiğini bilmek gerekir. Halk, bu Cumhuriyetin yıpratılmamış olarak kalmış ender kurumlarından biri olan ordunun bu tarz sözler ve açıklamalarla kendi içinden ya da dıştan hırpalanmasını istemiyor.

Hele bu gibi konuları "seçilmiş" politikacılar ile "atanmış" askerler arasındaki o anlamsız ayrım çerçevesi içine sokarak değerlendirmeye kalkmak kadar yanlış bir şey olamaz.

Ana muhalefet liderinin, eleştirilere yanıt veren Genelkurmay Başkanı'na sinirlenerek Tayyip Erdoğan'ca hiddet anlarında takınılan tavrı anımsatırcasına, "Ben milletin vekiliyim, elbet sorarım" diye bar bar bağırması yanlıştı.

Geçmişteki olayda da askerlerin de en yukarı düzeydeki bir hizmet süresinin uzatılıp uzatılmama konusunu siyasilerin tercihine bırakmış olmaları da yanlış olmuş sayılmaz mı?

Ulusal davaları ilgilendiren böyle konularda kimse kimseden üstün sayılmaz ve herkes, sivil-asker, seçilmiş-atanmış ayrımı yapmadan kendi aklını ulusal aklın oluşturulmasına katmak zorundadır.


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 


  :: Benzin ve motorine yine zam geldi   :: Sağanak yağış geliyor   :: AKPLİ BEKÂR VEKİLLERE BENDE TALİBİM   :: Iğdır'da çatışma: 2 korucu yaralı   :: CHP'den Başbakan'a 2. gensoru   :: El yıkamak hayat kurtarır   :: Memurlardan ek zam talebi   :: DSP lideri Sezer: Tarım çöküş içinde   :: Çin'i rüşvet yıktı   :: Yunanistan'da genel grev   :: Kont, Dük filan...   :: Acayip   :: bizkaçsafiz.com   :: Maskeli alçaklar!   :: Motorin fiyatlarına zam   :: Telsim borçluları için son fırsat   :: Hindistan'da şiddetli patlama   :: IBM, FilesX'i satın aldı   :: Myanmar'da ölenlerin yüzde 40'ı çocuk   :: TMSF sigorta şirketlerini satacak   :: Erdoğan'ın Baykal'a açtığı davaya ret   :: 1 Mayıs'taki iki olay için soruşturma   :: Türkiye'de 20 İstanbul'da 10 kişiden biri astım   :: Hatırla Sevgili davalık oldu   :: Yeni Zelanda'da Yanardağ Uyarısı   :: 'Durum, Sanıldığından Çok Daha Vahim'   :: Suriye ve İran'a Uyarı   :: Önce Kuzuyu Ye... Sonra Kuzuya Ağla!   :: İstakozlu Makarnadan Smokine   :: Sodom-Gomore gibi mi?

           

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner