Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
24
Temmuz
2008
Anasayfa arrow Yazarlarımız arrow Sabahattin TALU arrow DTP, DİNE YÖNELİYOR !!!
DTP, DİNE YÖNELİYOR !!! Yazdır E-posta
Sabahattin TALU   
Pazartesi, 14 Nisan 2008

Sabahattin TALUAKP’nin, geçtiğimiz 22 Temmuz Genel Seçimlerinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden % 56 gibi bir oy alarak 75 milletvekili çıkarması ve DTP’nin bölgede önemli ölçüde oy kaybına uğrayarak ikinci parti konumuna gerilemesi sonucunda, bugüne kadar ki sürdürmüş oldukları “etnik temelli siyaset”in geçerliliğini kaybetmeye başladığını değerlendiren DTP yönetiminin, AKP’ye kaptırdıklarını düşündükleri oyların geri alınması amacı doğrultusunda, son dönemde “din motifli siyaseti” özellikle ön plana çıkartmaya gayret sarf ettiği görülüyor.

Doğu ve Güneydoğu’nun yanı sıra, Kürt kökenli vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadıkları bazı büyük şehirlerde de büyük ölçüde oy kaybeden DTP, yaklaşan yerel seçimleri, tam anlamıyla bir “var oluş mücadelesi” olarak görüyor olmalı ki, Doğu ve Güneydoğu’da AKP’ye bir anlamda “savaş” açarak rövanşı almaya çalışıyor. Rövanşta kullanacağı kozun da, AKP’nin kozu olarak gördükleri ve son dönemde sıklıkla ve hassasiyetle gündemleştirmeye çalıştıkları “dini simgeler” olarak tespit ettikleri anlaşılıyor.

terörün partisiÇünkü, bazı DTP’li yöneticiler tarafından, seçim yenilgisi sonrasında yapılan özeleştirilerde; “Bölge insanının muhafazakar yapısı ve dini hassasiyeti bilindiği halde bizler, ne namaz kılıyor, ne oruç tutuyor ve ne de camiye gidiyorduk. Zaten, Marksist-Leninist bir temele sahip olduğumuz ve bu nedenle dinsiz olduğumuza dair yaygın bir kanaat de var. Hal böyle olunca, sadece etnik temelli bir siyaset ile AKP karşısında fazla da bir şansımız baştan beri yoktu” şeklinde değerlendirmeler yapılmıştı.

Taban yitirme kaygısına dayanan bu yönlü değerlendirmeleri, sadece DTP’li bazı yöneticiler değil, aynı zamanda İmralı sakini öcalan da yapıyordu. Stratejik bir açılıma ihtiyaç duyan ve bu konuda din faktörünün önemine vurgu yapan öcalan, avukatları vasıtasıyla DTP’ye verdiği talimatta, Urfa merkezli bir “İlahiyat Akademisi” kurulmasını istiyordu. Peygamberler şehri olarak bilinen Ş.Urfa’nın seçilmesi, belki bir tesadüf değildi ama, öcalan, aynı zamanda memleketi olması nedeniyle, belki de Ş.Urfa’ya torpil geçiyordu. 

Bütün bu taban yitirme kaygıları sonucunda yapılan değerlendirmeler ve verilen talimatlar neticesinde, DTP’nin Diyarbakır’da düzenlediği, TSK’nın, Irak’ın Kuzeyindeki nevruzpkk kamplarına yönelik gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonları protesto mitingine, emekli bir imam, elinde Kuran-ı Kerim ile katılmış, terörist cenazelerinde imamlar ve “Melle” tabir edilen dini yönü ağır insanlar boy göstermeye başlamış ve bu yeni stratejik sürecin ilk emarelerini ortaya koyuyordu. Bilahare, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 21 Mart Nevruz mitingleri de sürecin devamı niteliğindeydi ve bu etkinliklerde de, geçmişte hemen hemen hiç görülmeyen “Türban”lı DTP’lilerin çokluğu dikkati çekiyordu. DTP tarafından düzenlenen bazı etkinliklerde, yine geçmişte hiç görülmediği üzere, haremlik-selamlık uygulamaları başlatılmıştı. Son olarak, DTP’nin TBMM’deki grup toplantısında, siyasi simge ile dini simge kaynaştırılmaya çalışılmış, sarı, kırmızı, yeşil renkli türban takan 3 kadın, planlı bir biçimde ve mesaj niteliğinde yan yana oturtulmuştu.

Aslına bakılırsa, İstanbul’da düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğinde, DTP’li kadınlar tarafından atılan “Kadınlar aponun fedaisidir” ve “Cumhuriyet kadını olmayacağız” sloganları, durumu ve yeni stratejiyi tek başına özetliyor, Diyarbakır’daki mitingde, Hz. Muhammed’in bir sözüne yer verilen bir pankartın asılması da durumu pekiştiriyordu.

Ancak, olan oluyor, şapka düşüyor, kel görünüyor ve “Taşıma suyla değirmenin dönmeyeceği” bir kez daha ve bütün çıplaklığıyla anlaşılıyordu.

Yüksekova'da düzenlenen Nevruz etkinlikleri sonrasında, DTP’li kitle tarafından, dini yapısı bilinen “Mustazaf” adlı derneğin Yüksekova Temsilciliği'ne saldırı Kuran-ı Kerimdüzenlenmiş ve dernekteki dini eserlerin yanı sıra, maalesef ki kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim dahi yırtılarak yerlere atılmıştı. Ele alınırken besmele çekilmesi gereken Kuran-ı Kerim, sadece yırtılarak yerlere atılmakla kalmamış, üstelik üzerine “bira şişesi” konularak yapılan, kelime bulunamayan, son derece ahlaksız, fütursuz, insanlık dışı bu eyleme, kendilerince bir süsleme dahi yapılmıştı.

Menfur olay sonrası DTP’li bazı yetkililer, öncelikli olarak, konunun basına yansımasından duydukları rahatsızlıkları dile getirmiş ve bilahare kuru bir özür dileyerek, ne denli samimi olduklarını göstermişlerdi. Yani, konunun meydana gelişi, hassasiyeti ve vahametinden ziyade, olayın basına yansımış olması onlar için çok daha önemliydi. Öyle ya, kullanılması planlanan “koz”, ters tepmiş, gerçek ise, gün yüzüne çıkmıştı. 

Sonuç olarak, kısaca ve özetle; kim ne yaparsa yapsın, kim ne derse desin, amiyane tabirle “Yırtık don, yama tutmuyor, alışmayınca da durmuyor, düşüyordu”.


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: ROJ TV YASAĞI DERHAL KALDIRILSIN, AKSİ TAKTİRDE...   :: ÖSS'ye giren adaylar, dikkat !   :: En büyük 10 şirketin 5'i Koç'un   :: Kart ücretinde kötü sürpriz   :: Japonya'da deprem   :: "Sahte çürük raporu" davasında görevsizlik kararı!!!   :: AVEA, 36 bin kişinin aboneliğini iptal etti   :: Kato ve Cudi'de sıcak çatışma   :: Bel ve boyun ağrısından kurtaracak yazılım   :: Klima, enfeksiyonları tetikliyor   :: PKK'da iç hesaplaşma   :: İş garantili meslekler   :: Apple'dan beklenmeyen kar   :: Obama'dan Filistin-İsrail barışı sözü   :: Almanya artık vatandaşlık sınavı yapacak   :: KEY'de ödemeler 28 temmuzda başlıyor   :: FT: ''Türkiye seçime gidebilir''   :: Tüpraş yine en büyük   :: Almanya yangın dosyasını kapattı   :: "Venezuela-Rusya arasında askeri işbirliği ilerliyor"   :: Karadziç, Miloseviç gibi savunmasını kendi yapacak   :: "Aranan siyasi yapıyı oluşturmaya karar verdim"   :: Denktaş'tan Ergenekon Mesajı   :: İstanbul'un yeni vapuru suya indi   :: Gül'den elenen rektör açıklaması!!!   :: Dink komisyonu raporunu açıkladı...   :: Türk Tuborg İsrailliler'e satıldı   :: Ergenekon'da son dalga   :: Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu görevinden alındı   :: Türk hacker güvenlik devini devirdi

ROJ TV YASAĞI DERHAL KALDIRILSIN, AKSİ TAKTİRDE...

1993 yılında pkk faaliyetlerini yasaklayan Almanya, geçtiğimiz 19 Haziran’da da Danimarka’dan yayın yapan ve pkknın yayın organı olarak bilinen ROJ TV’yi, toplumu birbirine...

Diğer Yazıları
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: