|

Ben bu %47 ye takıldım kaldım dostlarım. Nasıl takılmam ki? Kendimi o kadar aldatılmış, sırtından vurulmuş ve yalnız hissediyorum ki; anlatamam...
Sanki bir evin içinde, bir ailede kardeşim yıllardır yemeğime, içeceğime zehir katıyormuş , amcamın oğlu yılardır işlerimi bozmak için uğraşıyormuş, dayımın oğlu her yerde türlü şekillerde dostlarımla ve çevremle aramı bozuyormuş, hakkımda yalanlar uyduruyormuş, bir diğeri gizli gizli malımı,paramı çalıyormuş, bir diğeri karımı baştan çıkartmaya çalışıyormuş, bir diğeri rakiplerime ve düşmanlarıma her türlü bilgi ve yardımı verip onlarla beraber çalışıyormuş, ailenin geri kalanları bunları biliyormuş ve gizlemek için ufak tefek yardım, üç beş kuruş rüşvet karşılığı ellerinden geleni yapmışlar. Hatta komşular bile ellerinden gelen yardımı esirgememişler. Yıllardır başım nerede ve ne zaman belaya girdiyse, çoğunda ailemin parmağı varmış.Sonra bir gün,bu kadar çalışmanın ardından yeterince sersemlediğimi ve zayıf düştüğümü düşünerek son darbeyi indirmeye karar vermişler ve uygun zamanı ayarlayıp gerçekten yorgun ve zayıf bir anımda sırtımdan hançeri haince ve sadistçe bir zevkle saplamışlar. Fakat bir şey olmuş.Bu darbe beni düşürüp öldürememiş, ama çok büyük acı ve yara vermiş ve birden arkamı dönüp bakınca bütün ailemi yüzlerinde donup kalan gülümsemeleriyle yakalamışım.Herşey ortaya çıkmış.Bir hamle daha yapmaya cesaret edememişler ve hemen dağılıp yıllardır beraber çalıştıkları insanların yanlarına gidip bana yardım gelmesini veya benim dostlarıma ulaşmamı engellemeye çalışmışlar. Bundan sonraki planlarını benim bu yaralarımı tedavi edememem, yardım alamamam ve zaten bu yaralarla fazla yaşayamayacağım, fırsat bulunca da bir iki ufak darbeyle bu işi bitirecekleri üzerine kurmuşlar. Bu arada da konu komşu ne der,çevreye rezil olmayalım,aile içi konuşulmaz ayıp,etrafa bir şey çaktırmayalım,görüntüyü bozmayalım gibi bahanelerle olayı kapatıp her şey normalmiş gibi davranmaya çalışıyorlar. Bu arada ben ise şaşkınlık içinde,bir taraftan ağır yaralı,çok kan kaybetmiş ve hala kan kaybetmekte olarak,kafamda aile,sadakat,sevgi,vefa,namus,birlik gibi kavramlar yerinden oynamış bir vaziyette,bir iki eski dostuma ancak ulaşabiliyorum,ama öğreniyorum ki meğer onlarda yıllardır bu tezgahın içindelermiş.Dostlarımı arıyorum...bulamıyorum,ulaşamıyorum.Belki onlarda benim gibi yaralı.Daha'sı kimin dost,kimin düşman olduğunu da bilemiyorum.Kimseye güvenemiyorum.Ses veriyorum biri duysun gelsin diye,kimse gelmiyor.Ses arıyorum...biri ses versin ben yanına gideyim diye,kimse ses de vermiyor.Bütün bunları görenler görmezden geliyor,duyanlar duymazdan geliyor.Kimse karışmak istemiyor.Sanki kendi aileri benimkinden daha sağlammış gibi. İşte ben böyle hissediyorum. Bu yüzden hergün sokağa çıktığımda onlarca,yüzlerce düşmanla burun buruna geliyorum. Bakkala sigara,ekmek almaya giderken onlarca düşmanın içinden geçiyorum.Aslında bakkalda düşman biliyorum.Otobüse biniyorum bir otobüs dolusu düşmanla seyahat ediyorum.Kimse bana bulaşmıyor,boşuna ortalığı karıştırmıyorlar.Yaralarıma bakıyorlar, keyifleniyorlar.Nasıl olsa gidici diyorlar.Bana baktıkça yüzlerine kendilerininde farkında olmadıkları bir gülümseme,bir keyif geliyor. Ama bir haberim var...Öğreniyorum ki ailem,aslında benim ailem değilmiş,taaa dedemin,onun dedesinin ve daha önceki dedelerim zamanından hepsi üvey evlat,üvey kardeş,devşirme,sığıntı falan filanmış,yani hiç biri öz ailem değilmiş ve hiçbir zaman olmamışlar.Hepsi bir kandırmacaymış.Zaten herkes bunu biliyormuş.Bu benim kafamda yerinden oynayan kavramları tekrar yerine oturttu.Güven yerine geldi.Ayrıca yaralarıma merhem bulamadım ama kan kaybım durdu ve yaralar kabuk bağlamaya başladı.Yemeğime,içeceğime zehirde atılamadığı için çok hızlı iyileşiyorum ve çok dinç hissediyorum.Üstelik artık düşmanlarımıda tanıyorum.Hepsi de bir yanılgıyla kendilerini gösterdiler.Bunun yarattığı tedirginliği hissedebiliyorum.Aslında hesapları burada bozuldu.Ama zaten namert her hesap bozulur,bunu bilmeleri gerekirdi.En azından daha önce oynadıkları oyunlardan.Ayrıca dostlarımada ufak ufak ulaşmaya başladım. Şimdi bu evin sahibi olarak gerçek ailemi bir araya getirmeye çalışıyorum.Bu evde mutlu ,mesut,onurlu,namuslu,korkusuz ve dimdik onlarla yaşamak istiyorum.Bu evi bize bırakan büyüklerin nasihatlerini daha iyi anlamak,onları daha iyi tanımak,onlara vefa ve şükranlarımı göstermek için daha çok çalışmak,çocuklarıma bunu daha iyi anlatıp onlara daha güzel ve güvenli bir hayat sağlamak istiyorum.Ailemle bir araya gelince bu hain insanların yaptıklarının hesabını sormak istiyorum.Ama kimseyle bir araya gelemesem bile,tek başımada olsa bunlara hesap sorup bu dünyayı onlara dar etmeyi boynumun borcu olarak görüyorum.Böylece bu mahallede bir düzene girecektir. Bütün bunlar benim başımdan geçiyor.Belki sizinde başınızdan benzer olaylar geçiyordur.Ama bütün bu olup biten beni daha bilinçli,daha inançlı,daha hırslı,daha güçlü yapıyor.Eminim böyle olaylar yaşayan herkesi bu şekilde etkiliyordur.Bizim evi bize bırakan aile büyüğümüz bir de not bırakmış,üstünde Bursa Nutku yazıyor.Benim en yaralı,en yalnız zamanımda ayağa kalkmama ve yolumu bulmama çok yardım etti ve hala çok yardım ediyor.Eminim ki sizede yardım edecektir. Birde şuna inanıyorum; Eve sahip çıkmak gerek, aile mutlaka bir araya gelecektir. Bu evi hepsi bulacaktır. Herkes geldiğinde evi yerinde bulmalıdır. Bu yüzden herkes evine sahip çıksın, o sizi mutlaka ailenizle bir araya getirecektir.
Bütün kaybolanlara, ailesini arayanlara, evini arayanlara Selam olsun...
|
27 Nisan 2008 17:32 50
Başarı Göstergesi: +0