• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

06
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Takip Ettiğimiz Yazarlar arrow Behiç KILIÇ arrow 1 Mayıs, örnek biçimde kutlandı.!
1 Mayıs, örnek biçimde kutlandı.! Yazdır E-posta
Behiç KILIÇ   
Cuma, 02 Mayıs 2008

Behiç KILIÇBu 1 Mayıs büyük bir fırsattı, iktidar ayağına gelen topu boş kale yerine dışarı attı!.. Bu noktada,”Ne yapabilirdi?”nin birçok cevabı var...

Öncelikle, şu “Ayak takımı” meselesini yaratmayabilirdi...
Mecidiyeköy’den Şişhane’ye, Kasımpaşa’dan Dolmabahçe’ye kadar ortalığın savaş alanına dönmesine bakılınca, “Acaba izin verilseydi daha mı kötü olacaktı” sorusu önem kazanıyor...
İktidar, bu 1 Mayıs için “Ne yapabilirdi?”ye geniş açıdan bakmadan önce, bu günün mana ve önemi için ufak bir tur atalım... İşçi Bayramı diye tanınsa da, “Sol’un gövde gösterisi günü” diyebiliriz 1 Mayıs’ı... Ve biz de, sol adına bu günün işçi kortejinde etkinlik peşinde olan gurupların varlığını çok görürüz.. İşte burada sorulacak olan “Sol hangi soldur?!..”
İdeolojiyi gerçek anlamda savunanların temel sloganının “Tam bağımsızlık” olduğunu biliyoruz... Peki, 68 kuşağının sırtına hançeri saplamalarına karşın, günümüzün liberal fedailerinin hala “Sol adına” sahiplenerek 1 Mayıs’tan pay sağlamaya çalışmaları nasıl bir iştir... Ve onlar, devşirilip paralı memur haline getirildikleri uluslararası egemenlerin dümen suyunda teslimiyeti zorlayan temelde bayrak sallayar “Solcu” olduklarını nasıl iddia ederler...
Yani “Tam bağımsızlığı” modası geçmiş saymaları ile!.. Ve tümünün şimdi, emperyalist fonlardan yemlenerek sağladıkları paralarla, saray yavrusu evlerde lüks içerisende yaşamaları ile “1 Mayıs” kendilerinin işçi bayramı saymalarının izahı nedir?!..
Meseleyi öyle sahiplenmiş görünüyorlardı ki; köşelerinde ve ekranlarında “Taksim seferi” uğruna, AB başta olmak üzere, Türkiye’nin devşirilip tesfiyesi mal varlığının elden çıkarılması konusunda yüzde yüz destek verdikleri iktidarı ağır biçimde eleştirmeğe bile başladılar!.. Bir göz boyama ve günah çıkarma peşindeydiler!..
Daha çarpıcı bir ifade ile, “Hepimiz Ermeni’yiz” güruhunun “Hepimiz 1 Mayıs’ız!..” maskesini takıp işçi kortejine karışma ve bir hesap kovalama planları vardı!..
Bendenize şeytanın avukatlığını yaptıracak bir başka yorumu da sunuvereyim... “1 Mayıs” için bütün olasılıkları ve ölümü dahi göze alan işçi temsilcilerinin, “Aziz vatanın bütün kal’aları tek tek düşerken” böyle üst perdeden duyarlık göstediklerini söyleyebilir miyiz?.. Tekel gibi, madenler gibi, enerji yatırımları gibi, şeker gibi, tekstil gibi ve ötekiler gibi milli değerler haraç mezat emperyalizme sunulurken, buradaki işçiler ormanın terk edilmiş birer ağacı gibi kaderini kurtarmaya debelenirken, neden ortalık ayağa kalkmadı acaba!?..
Bu 68 kuşağının mirasını yemeye çabalayan, demokratlığı solu kimselere bırakmayan aslan parçalarının hiç seslerinin çıkmadığını biliyorsunuz değil mi o zamanlar!.. Ve yaptıkları, “Sol”un bağımsızlık ilkesini terk edip, liberal sol diye bir saplantıyı şırıngalamak öncelikli hedefleriydi, çok uluslu efendileri onu istiyorlardı ve istiyorlar!..
1 Mayıs’a gelince...
Bendeniz, işçi emeklisi bir vatandaşım... Ömrüm işçi olarak geçti... Hep işçi statüsünde kaldım... Şimdi bu statü gereği kazandığım bir emeklilik hakkım var... Demek ki hayatımı işçiliğe borçluyum...
Peki, bu izlediğim 1 Mayıs benim bayramım mı?!. Ben kendi adıma asla, kutlama kortejinin önün düşen PKK müsvettesi Sabahat denilen kadına bakıp “Bu gün benim bayramım kutlanıyor” diyemem... Daha dün benim ciğerimden bir çocuğu üzerindeki kutsal Mehmetçik üniforması ile kurşunlayıp toprağa düşüren çakalların sesini haykıran kişinin varlığı nedeni ile... Polisin elinde çok ciddi eylem ip uçları vardı... Üstelik bu bilgiler arasında kontra faaliyet saldırıları da söz konusuydu!..
Gene de söyleyelim ve başa dönelim... İktidar bu 1 Mayıs’ta ayağına gelen topu dışarı attı... Oysa muazzam bir gol atabilirdi!..
1 Mayıs’ın “Taksim önemi” malum...
O “1977 vahşeti”ni devlet eliyle telin etmenin çok büyük bir fırsatı gelmişti... İktidar bu 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasına önderlik edebilir, sendikaların önüne düşebilirdi!.. İktidarın temsilcileri Taksim Meydanı’na sendikacılarla kolkola çıkabilirdi... Sendikalar, bu nedenle katılımı “Makul kalabalık” haline getirebilir, ayrıca bir kutlama daha yapabilirdi... Seviye bu olunca polisin eli de daha rahat olurdu... AK Parti, demokrasi adına attığı golle “1977 puanı” ile ivme kazanırdı...
Gidip “Ayak-baş” muhabbeti başlatılınca arkası geliverdi...
Ve 1 Mayıs bu yıl da hep kutlandığı gibi kutlandı bizde!.. Günün gazileri olarak bayramınız kutlu olsun!..


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 
TESEV'ciden akıl hocası!

Öğreniyoruz ki Başbakan bazı köşe yazarları ile baş başa vermiş ve dertleşmiş!.. Onlara demiş ki;“Hanımlar beyler bu konuşmaları sakın yazmayın emi?!”

Diğer Yazıları

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP kapatılsın mı?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner