• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

06
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Takip Ettiğimiz Yazarlar arrow Zülfü LİVANELİ arrow Yurttaşına savaş açan hükümet
Yurttaşına savaş açan hükümet Yazdır E-posta
Zülfü LİVANELİ   
Cuma, 02 Mayıs 2008

Zülfü LİVANELİHükümet, işçi sınıfını Taksim’e sokmama inadını korkunç boyutlara taşıdı.
1 Mayıs’ı kutlamak isteyen emekçilerin üzerine düşman orduları gibi saldırıldı.

Bilanço ağır: Gaz bombaları, yaralılar, başından vurulanlar, kalp spazmı geçirenler ve son yılların en gerilimli 1 Mayıs’ı.
Hükümet bu işi resmen yüzüne gözüne bulaştırmış durumda.


***


Daha dün sabah, olaylardan önce bir arkadaşım şu bilgileri veriyordu:
“İstanbul’a Anadolu’dan çok sayıda polis getirildi bugünkü
1 Mayıs yürüyüşünü engellemek için. Mesela gecenin bir yarısında Giresun’dan otobüslerle polisler getirildi İnönü Caddesi’ne. Bu görevliler, diğer arkadaşlarıyla birlikte Askeri Hastane’nin sokağı olan Miralay Şefik Bey Sokağı’na konuşlandırıldı ve gündüz yapacakları cenge (!) mehter marşı dinletilerek hazırlandılar.”


***


Avrupa’da, Amerika’da ve Türkiye’de bir takım çevreler uzun bir süredir AKP’yi özgürlükleri koruyan parti olarak tanımlamakta kararlıydı.
Bugün DİSK Başkanı Süleyman Çelebi haykırıyor: “AKP sadece türbana özgürlük istiyor!”
Haklı değil mi?
Yerden göğe kadar haklı.
AKP’nin çekirdek kadrosunun genlerinde solcu ve demokrat düşmanlığı yatıyor. Böyle yetişmişler, bu fikirlerle eğitilmişler.
Ömürleri boyunca
1 Mayıs’lara, işçi hareketlerine, sol örgütlenmelere düşman gözüyle bakmışlar.
Şimdi genlerindeki bu refleks harekete geçiyor ve işçi sınıfına karşı bir devlet şiddeti uygulamakta bir saniye bile tereddüt etmiyorlar.
Bütün bunların beni şaşırtan bir yanı yok.
Bizler kimin kim olduğunu zaten biliyoruz.
Asıl şaştığım; Türkiye’de mevzi kazanmak için AB’ye yakın duran, takiye yapan, özgürlüklere sahip çıkıyormuş gibi görünüp sadece kendi özgürlüğü için çalışan bu partiyi, demokrasi kahramanı ilan etmiş olan çevreler.
Bu arkadaşlar dünkü manzaralar karşısında ne düşündü acaba?
Sevgili hükümetleri işçi sınıfına plastik mermi, gaz, bomba yağdırırken, bir zamanların emekçilerle kol kola girmiş solcuları ne hissetti?
Sonunda anladılar mı kimin kim olduğunu yoksa aymazlıkları hâlâ devam ediyor mu?


***


Bir okurum, dün gönderdiği elektronik postayla 2002’deki bir yazımın başlığını hatırlatmış: “Komünizm biter ama anti-komünizm hiç bitmez!”
Hele Türkiye’de


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP kapatılsın mı?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner