|
Lokmacı Barikatı, Rum vahşetinin tarihsel bir tanığı, çok önemli bir açık hava müzesidir... Rumlar'a ait bir soykırımı dosyasının üstü de örtülmüş demektir Lokmacı yıkılınca...
Kısa bir örnek. Lokmacı duvarları, vahşi Rum sürülerinin silahlarından gelen salvo ile delik deşik halde bir mazlum direnişi yansımıştır. Bu barikatın bir büyük korunma alanı olmasının ötesinde, nasıl yıkılması gerektiği büyük bir iştiha ile anlatıyordu o bir takım zevat tarafından... 'Bu yaptığınız iş değil...' Diyenlere de, 'Biz bağımsız değil miyiz, egemenlik hakkımız yok mu?.. İstediğimizi yapamayacak mıyız?' diyebiliyorlardı. Bugün elli yaşı çevresinde bulunan bütün Kıbrıs Türkü, Rum vahşetini acı biçimde yaşadı. Bu insanların tümü çok çok yakınlarını Rumlar'ın silahlarından gelen mermilerle toprağa verdiler. Talat'ın yaşındaki çok insan elde silah namusunu korumaya çalışırken, hemen yanındaki siper arkadaşının vurulup kucağına düştüğünü gördü... Bu yetmiyor, Türk Silahlı Kuvvetleri ile bir 'mücadele' görünümü yaratarak Rumlar'ın Papazı ile aynı paralele düşecek terennüm içerisinde bulunmaktan çekinmiyor...Talat'ın Lokmacı'ya, Türk Askeri'ne yaklaşımı, papazın 'Düşman Ankara'da' beyanına destek unsurları taşıyor. Örneğin, 'Sayın komutan uzakta, Ankara'da; ben ise her gün buradayım. Kamuoyunun nabzını biliyorum, hatta nabız adeta avucumun içinde' beyanları akıllarda değil mi?!. Yani demişlerdir ki; Genelkurmay Başkanı, Ankara'daki koltuğunda olan bitenden bi haberdir ve işin erbabı kendileridir!.. O zaman ki Rum lider bu görüşleri, 'Türk Ordusu olmasa bunların defterini 75 dakikada düreriz' demişti de... Gene çok iyi biliyor ki; Türk Kolordusu KKTC'de değil, Kıbrıs'ta bulunuyor ve hem karada, hem de çevresinde uçan sineğin bile nabzını tutuyor. Oradaki yöneticilere göre Türk kamusu, Türk Ordusu ile Rumlar'ın yüreğini soğutacak cepheleşmelerden yanadır öyle mi?.. O kamuoyu, KKTC üzerinde, 'Rum Cumhuriyeti'nin temelinde hesaplar yapan 'Birleşik Kıbrıs' militanlarıdır ve kim oldukları Denktaş'ın not defterinde vahim biçimde yer almaktadır. Bir kısım tipler Türkiye'ye karşı, 'Egemenlik haklarımızı kısıtlayamazsınız' diye bayrak açıp, Rum egemenliği ile birliktelikten söz eden AB muhipleridir. 'Türk askeri, egemenliğimizi gasp ediyor' diyebilecek kadar ileri giden bu bir kısım 'Hakim sınıf' mensubu kamuoyu, planlı 'Lokmacı Köprüsü' çıkışı ile zafer kazandıklarına inanıp, kuytu köşe şenliklerinde kutlamalar yapmaktadırlar. Kiminle?.. Rum müttefikleri ve Türkiye'deki antrenörleri ile... Ve bu durum 'Yukarı' ile eş görünümde değil mi?!
|