|
Bu iktidar giderse özellikle kültürel konularda derin zaafa uğrayacağımız kesindir!..
Misal, okullarda arı ile uyuşturucu taraması yapmayı sonra kim akıl edecek!?. Ya Kültür Bakanlığı’nda doğacak boşluk!?. Önceki efsane halinde kafalarda iken, yenisi de davranış ve demeçleri ile tavan yapıyor... Bakın ne imiş... Yargıtay’ın AKP’ye dalmasının sebebi “Ergenekon soruşturması” imiş!.. Kültür Bakanı öyle diyor, “Kastım Ergenekon soruşturmasıdır. Olaylar öyle gelişti ve geliştirildi ki, Sayın Başsavcı dava açmaya zorlandı belki” sözleri sayın Bakan’ın... Sosyal demokratlardan transfer Bakan Bey, mağdur Müslüman cephenin stratejisyeni olarak, teşhisi koymuş bulunuyor, Yargıtay’a inceden giydirerek!.. Yargıtay, düşün yoğunluklu savunma çerçevesinde... “Kurumlar yasaları uygun davranmak ve saygı kurallarının dışına çıkmamak koşulu ile eleştiri haklarını kullanabilirler. Ancak eleştirinin sınırları zorlanmamalı, hakarete varan mahiyette yazı, haber ve yorum yapılmamalıdır...” Olur mu? O zaman kavga çıkmaz. Cepheleşilecek ki ortalık daha da karışsın ve puslu hava işe yarasın!.. Değerli okuyucumuz Sayın Eren (adı bende mahmuz) Pazar günü gönderdiği mesajında şöyle diyor, “Son 3 ay içerisinde Türkiye’de YTL’den dövize büyük bir kaçış yaşandı. Eğer küçük bir araştırma yaparsanız kimlerin, hangi yerli ve yabancı oyuncuların YTL’den çıkıp döviz pozisyonuna geçtiğini kolaylıkla öğrenebilirsiniz. Herşeyi siyaset hesapları ile açıklamaya çalışmak asıl resmi gözden kaçırmaya neden olabilir. Pazartesi ile birlikte dövizde girilecek yükseliş trendi sayesinde, 5-6 senelik tüm ekonomik kazanımlar milletin ve devletin kasasından vantuz gibi emilip birkaç yerli ve yabancı oyuncunun cebine aktarılacak. Milletçe gece gündüz çalışıp, türlü fedakarlıklara katlanarak elde ettiğimiz ekonomik kazanımlarımız bir el çabukluğu ile bir kapkaç operasyonu ile birilerinin cebine pompalanacak. Davanın kapatma ile neticelenmesi imkansız olduğu halde bu yola neden girildiğinin tek izahı budur. Bu millete gerçekten çok ama çok yazık...” Ve pazartesi günü, aynen Sayın Eren’in dediği gibi gelişti, vuran vurdu... Şimdi elde olana bakalım... Mesele mahkemelik, Anayasa Mahkemesi ne derse o olacak... AKP’nin yargılanmasına karar verilirse, işte ülkenin en önemli karar merciini oluşturacak hukukçular... Üyelerin büyük çoğunluğu 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından atandı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç: Özal tarafından atandı. Kalan görev süresi 7 yıl. Kılıç, Refah Partisi ve Fazilet Partisi’nin kapatılmasında karşı oy kullanmıştı. Başkan Vekili Osman Paksüt: Sezer tarafından atandı. 11 yıl görev yapacak. Üye Sacit Adalı: Özal tarafından 1993’te üyeliğe seçildi. Kalan görev süresi 2 yıl. Adalı, Refah Partisi ve Fazilet Partisi’nin kapatılmasında karşı oy kullanmıştı. Fulya Kantarcıoğlu: Demirel tarafından 1995’te atanadı, kalan görev süresi 5 yıl. Ahmet Akyalçın: Sezer tarafından atandı. Kalan görev süresi 6 yıl. Mehmet Erten: Sezer tarafından 2002’de atandı. Kalan görev süresi 6 yıl. Serdar Özgüldür: Sezer, 2004’te üyeliğe atadı. Kalan görev süresi 12 yıl. Abdullah Necmi Özler: Sezer tarafından atandı. Kalan görev süresi 2 yıl. Şevket Apalak: Sezer tarafından 2005’te atandı. Kalan görev süresi 2 yıl. Serruh Kaleli: Sezer tarafından 2005’te atandı. 11 yıl görev yapacak. Ayla Perktaş: Sezer tarafından atandı. Kalan görev süresi 6 yıl... Bu yıl “Havalar” daha da sıcak!..
|