• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

05
Mayıs
2008
Kazanmak Yazdır E-posta
Mahir KAYNAK   
Pazartesi, 17 Aralık 2007

Mahir KAYNAKEn sevdiğimiz kelime almak ya da kazanmaktır. Politikamızın iyi olduğunu seçimlerdeki başarımız, değerimizi getirildiğimiz makamlar belirler. AB’ ne girerken neler kazanacağımızı düşünürüz. Irak ya da Orta Asya’nın bize ne gibi imkanlar sunacağını hesaplarız. Elimizden gelse dilimizdeki vermek ya da yapmak kelimelerini çıkaracağız. Bu kelimelere katlanmamızın nedeni kazandığımızın ne kadar çok olduğunu anlatmak için karşı tarafın verdiklerini de söylememiz gerektiğini düşünmemizdir. Bazen her iki tarafın da kazanacağını söylesek bile kendi payımıza düşenin daha büyük olduğunu ima etmekten geri kalmayız.

Tüm değerlerin tek bir ölçüsü vardır o da paradır. İyi bir ressamı eserlerinin fiyatı, iyi gazeteyi satış rakamı, iyi televizyon programını izlenme oranı belirler ve bunlar derhal paraya dönüşür. Bir düşünceyi anlatmanın tek yolu onu izleyecek insanları bulmaktır. Son derece sıradan bir söz herkesin dilinde dolaşabilir ama bir hikmet az sayıda insanı cezp edebilir.

Bize göre her ülkenin amacı kendi halkını daha iyi yaşatmaktır. Eğer başka bir ülkenin vatandaşıysanız, ne kadar değerli olursanız olun, ilgi çekmezsiniz, ölmeniz bile önemli değildir. Mesela ABD’nin amacı vatandaşlarına daha fazla tüketim imkanı sağlamak, sonunda çok yedikleri için şişman olurlarsa onları tedavi etmektir. Bunun için diğerlerinin acı çekmesine, yok olmasına, minicik bebeklerin bile hazin akıbetine aldırış etmezler.

Eğer dünyayı böyle algılarsak bencillikten başka hiçbir duygunun olmadığını, hayatın kazanmaktan başka bir amacının olmadığını ve bunu anlamanın en iyi yolunun diğerlerinin kaybetmesi olduğunu düşünüyoruz demektir. Diğeri kaybetmeden siz nasıl kazanırsınız?

Ben dünyanın böyle olduğunu sanmıyorum. Eğer herkes sadece kazanmak için uğraşsa ve diğerlerine kendi yaşamlarının değersiz bir aksesuarı olarak baksaydı çatışma ve yok olmanın dışında bir şeye tanık olmazdık.

Karşımızdakini eleştirirken yaptıklarının bize zarar verip vermediğini düşünürüz ama bir soruyu sormayız. Acaba bizim yaptıklarımız doğru mu? Mesela topraklarında zengin petrol yatakları bulunan bir ülkenin halkının ve yöneticilerinin refahını doğal sayarız ama onların hiçbir şey yapmadan elde ettiklerinin haksız olup olmadığını düşünmeyiz. Birinin inançları uğruna savaşmasını kutsarız ve kullandıkları metotları eleştirmeyiz ama bu mücadelenin arka planını merak etmeyiz.

Türkiye, bugün kadar, almaya çalışan, insanlığa karşı herhangi bir sorumluluğu ve sahip olduklarını korumaktan öte bir hedefi olmayan bir ülke konumundaydı. Artık bu tavrını değiştirmesi, ne aldığını hesaplarken ne vermesi gerektiğini de düşünen bir konuma gelmelidir. Vermek bir şeylere sahip olmakla mümkündür. Eğer hiçbir şey veremiyorsanız zaten bir şeyiniz yok demektir. Bunu söylerken bölgede yeni bir düzenin kurulması ve bu düzenin insanlığın hayrına olması için yapabileceğimiz çok şeyin olduğunu, sadece isteyen değil yapan, inşa eden, düşünen olmamız gerektiğini söylüyorum.


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: Bahtiyar Ol Nazım   :: Deniz Baykal'dan Aklımda Kalan...   :: Müttefik Aklı   :: 2009 Başına Kim Hazır?   :: Devlet Bahçeli:AKP hükümeti Türklüğün her özelliğinden rahatsız   :: 1 Mayıs, örnek biçimde kutlandı.!   :: Yurttaşına savaş açan hükümet   :: Eczacıbaşı, Koç, Sanayi ve AB...   :: Uyarı Çeşitleri   :: Taksim Duvarı!   :: Üç Adam   :: Disk'alifiye!   :: ODTÜ ve Mimar Sinan üniversiteleri   :: DTP, "AKP KAPATILMAMALI" DİYOR, AMA...   :: 1 Mayıs Mesajı   :: HAVA OPERASYONLARINDAN KAÇAN pkkYA NE OLDU !!!   :: Avea- Teknosa işbirliği   :: Fiat en çevreci otomobil markası   :: Kanser yüzde 80 önlenebilir   :: Klavyede klozetteki kadar bakteri var   :: Yaşananlar devlet terörüdür   :: Tüketici güveni en düşük düzeyde   :: Dünya'da İşçi Bayramı böyle kutlanıyor   :: Dolapdere karıştı !   :: İran'da 4,7 büyüklüğünde deprem   :: İstanbul'da kapalı yollar   :: Taksim   :: İşçileri vurmalı...   :: Üniversite ve Tüm Türk Gençliği Dikkat!   :: YA TÜRBANINIZI ÇIKARACAKSINIZ YA DA İRAN'A HİZMET EDECEKSİNİZ

           

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner

Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP davasında Savcılarımız Cumhuriyetin ve Demokrasinin kendilerine verdiği yetkiyi kullanmıyor mu?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

ÖNCEKİLER
SONRAKİLER