|
Hiç tartışmasız olan Mehmetçik'in o sekiz günde Irak'ın karlı dağlarında eşkıya sürüsünün üzerinden silindir gibi geçtiğidir...
pkklılar mağaralarını bırakıp çevredeki köylere dağılıp "Arazi" oldular... Sinsi planları vardı ve bu köylere yığıldıkları TSK tarafından tespit edilince Mehmetçik ile sivil halkın arasında çatışma çıkarmayı umuyorlardı... Anlaşılıyor ki Barzani ve şürekâsı da bu tezgahın içerisindeydi...
Mehmetçik geri çekilmeye başladığında karşısında çarpışacak eşkıya yoktu ve bu sürü ardında 240 ceset bırakarak kaçmıştı... Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Başbuğ, bu cesetleri ve silahlandırılarak Mehmetçiğin üzerine gönderen biçareleri, "Zavallılar" olarak tanımlıyor ve sağ kalanlara yardım edilmesi gerektiğini söylüyor... Çok haklı... Onlar kandırılmış, ölüme sürülen genç insanlar... Eşkıya çetesi nezdinde de sadece terör baronlarının çıkarları uğruna seçilmiş ve adeta ölüme mahkûm edilmiş varlıklar... Ölümleri bile sıradanlaştırılmış, öyle ki bir seferde kaybedilen 240 canın hiçbir kıymeti olmadığı görülüyor!.. Dahası, çetenin baronları kendileri için ölecek genç insan canını rahatça sağlayabilmek için kan tüccarlığına devam ediyor... Şu operasyonla yerle bir olmuş varlığını gizliyor, dahası elindeki gazete ve televizyonlarla, yalan hikayelerle zafer destanları sıralayarak dağ başına adam devşirmeye çalışıyor... Bu işin bayraktarları da ortalıktadır... Malum belediyelerin başkanları, TBMM deki milletvekilleri ile DTP'liler.. Bu kişiler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yok olması için yemin etmiş bir ittifakın mensupları olarak saldırdıkça saldırıyorlar ve onlar karşılarında hiçbir engel bulmuyor... TBMM mensubu, bu ülkenin sözde milletvekili bu toprağın Mehmetçiğinin canını öne sürerek vatanın birliği dirliği için yaptığı operasyonu,düşmanın yandaşı olarak "Asker eşekten düşmüşe döndü" diye alçakça tanımlayabiliyor!.. Eşkıya Londra'da toplantı düzenliyor, baş konuk bu Akın Birdal... Haber şöyle; "Akın Birdal, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır ötesi kara harekâtını sona erdirmesini ve harekâtın planlanan şekilde sona erdiği yönündeki açıklamalarını, Nasreddin Hoca'nın 'Eşekten düşme' fıkrasına benzetti. Ve 'Önceki gün tasını tarağını toplayıp operasyona son verip Türkiye'ye dönüş, aslında sizin barış konusunda kendi onurunuza ve geleceğinize sahip oluşunuzun bir zaferidir ve bu zafer size aittir' dedi." Bu rezillik, operasyonla birlikte azgınlaşarak yürütülüyor... APO'nun vekil kisveli müritleri askere saldırılarını fütursuzlaştırıyorlar... Kış kıyamette eksi 15- 20 derecede bir buçuk metre karda hiç olmayacak şekilde inanılmaz biçimde kafalarına inen balyoz, ders almalarına yetmiyor... Zira bunların eli yanmıyor, rahatları yerinde cepleri dolu, işleri kolay!.. Bu yüzden askerin tartışılmasından son derece mutlular... Eşkıyanın bu açık müttefiklerinin bir de maskeli ortakları var!.. Onlar daha da tehlikeli... Suret-i Hak yanlısı görünüp akrep gibi sokanlar... Bu manzara çerçevesinde, askere uzatılan dillere bakıp akrepleri teşhis edebiliriz... Tabii onları asker biliyor... Biliyor ve sabırla, yalanı kırmak vatandaşın moralsizliğini önlemek için son derece ölçülü açıklamalar yapıyor... Ama o açıklamalarda yılanın başına doğru emin adımlarla ilerlenildiği de anlaşılıyor... O baş ezilecek, o kelleler düşecek... Dokunulmaz kimlikli ihanet şebekeleri, yaptıklarının yanlarına kalmadığını görecekler... Ağababalarının her gün hücresinde kime tekmil verdiğini unutmuş olsalar da...
|